çarpışma - Turco Inglés Diccionario
Historia

çarpışma



Significados de "çarpışma" en diccionario inglés turco : 43 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çarpışma clash n.
çarpışma collision n.
General
çarpışma combat n.
çarpışma scrum n.
çarpışma scrimmage n.
çarpışma rencontre n.
çarpışma encounter n.
çarpışma clash n.
çarpışma rencounter n.
çarpışma smashing n.
çarpışma smash n.
çarpışma impact n.
çarpışma crashing n.
çarpışma scrimmaging n.
çarpışma concussion n.
çarpışma foul n.
çarpışma bump n.
çarpışma clashing n.
çarpışma fight n.
çarpışma face off n.
çarpışma scrummage n.
çarpışma engagement n.
çarpışma conflict n.
çarpışma action n.
çarpışma collision n.
çarpışma fightback n.
çarpışma smash-up n.
çarpışma set-to n.
çarpışma battle n.
çarpışma crash n.
çarpışma smashup n.
Law
çarpışma conflict n.
Technical
çarpışma road accident n.
çarpışma collision n.
Computer
çarpışma collision n.
Informatics
çarpışma collision n.
Telecom
çarpışma collision n.
Automotive
çarpışma crash n.
çarpışma collision n.
Traffic
çarpışma crash n.
Railway
çarpışma collision n.
Food Engineering
çarpışma collision n.
Military
çarpışma skirmish n.

Significados de "çarpışma" con otros términos en diccionario inglés turco: 141 resultado(s)

Turco Inglés
General
turnuva veya düelloda çarpışma jousting n.
çarpışma (iki taşıt arasındaki) smash n.
göğüs göğüse çarpışma close combat n.
göğüs göğüse çarpışma dogfight n.
çarpışma sesi clash n.
moleküllerin çarpışma çapı collision diameter of molecules n.
çarpışma frekansı collision frequency n.
çarpışma yoğunluğu collision density n.
çarpışma iyonlaşması collision ionization n.
çarpışma zararı collision damage n.
şiddetli çarpışma smash up n.
kafa kafaya çarpışma a head-on collision n.
kafa kafaya çarpışma head-on collision n.
büyük çarpışma smash-up n.
büyük çarpışma smashup n.
teke tek çarpışma single combat n.
göğüs göğüse çarpışma single combat n.
çarpışma anı moment of collision n.
burun buruna (çarpışma) head-on adj.
Slang
kafa ya da burunla yapılan çarpışma veya dalış noser n.
Trade/Economic
çarpışma klozu running down clause n.
kusurlu çarpışma negligent collision n.
Law
çarpışma yasası law of collision n.
çarpışma kanunu law of collision n.
Politics
çarpışma tüzüğü collision regulation n.
Insurance
çarpışma hasarı collision damage n.
yangın, çarpışma, devrilme, raydan çıkma fire, collision, overturning and derailment
Technical
çarpışma sonucu meydana gelen enerji kaybı degradation n.
çarpışma kesit alanı collision cross-section n.
çarpışma olasılığı collision probability n.
çarpışma kesidi collision cross section n.
çarpışma halinde sürücünün direksiyon mekanizmasına karşı korunması protection of the driver against the steering mechanism in the event of impact n.
çarpışma sezimi collision detection n.
çarpışma (iki aracın çarpışması) collision n.
çarpışma iyonlaşması collision ionization n.
çarpışma iyonizasyonu impact ionization n.
çarpışma iyonlaşmasi collision ionization n.
çarpışma kovanı percussion cap n.
çarpışma kuramı collision theory n.
çarpışma önleyici uyarı ışığı anti-collision beacon n.
chrysler çarpışma belirlemesi chrysler collision detection n.
çarpışma perdesi collision bulkhead n.
çarpışma önler sistem anti-collision system n.
çarpışma sayısı collision number n.
çarpışma riski collision risk n.
çarpışma kuvveti collision force n.
çarpışma dayanıklılığı crashworthiness n.
çarpışma durumunda yakıt sızıntısı fuel leakage in the event of a collision n.
esnek çarpışma elastic collision n.
esnemez çarpışma inelastic collision n.
ılıncık çarpışma hasarı neutron collision damage n.
ışınır çarpışma radiative collision n.
kapıların yumuşak ve ağır cisim ile çarpışma dayanımı resistance to soft and heavy body impact of doors n.
nötron çarpışma hasarı neutron collision damage n.
belirli çarpışma şartlarında under certain collision conditions expr.
Computer
çarpışma olasılığı probability of collision n.
çarpışma sıklığı collision frequency n.
çarpışma olasılığı collision probability n.
çarpışma ile uyarma collision excitation n.
çarpışma algılaması collision detection n.
çarpışma-önler sistem anticollision system n.
çarpışma sinyali collision detect n.
Informatics
çarpışma sıklığı collision frequency n.
çarpışma algılaması collision detection n.
çarpışma sezimi collision detection n.
Telecom
çarpışma algılaması collision detection n.
çarpışma algılamalı taşıyıcı duyarlı çoklu erişim carrier sense multiple access with collision detection n.
çarpışma alanı collision domain n.
çarpışma sıklığı collision frequency n.
Electric
çarpışma iyonizasyonu impact ionization n.
Automotive
çarpışma hafifletici fren düzeni collision mitigation brake system n.
çarpışma öncesi güvenlik düzeni precrash system n.
çarpışma önleme desteği collision prevention assist n.
çarpışma sensörü crash sensor n.
çarpışma testi crash test n.
çarpışma testi mankeni crash test dummy n.
çoklu çarpışma freni multi-collision brake n.
çarpışma deneyinde çarpma hızının ölçülmesi measurement of impact velocity in collision test n.
çarpışma güvenliği crash safety n.
ikincil çarpışma fren desteği secondary collision brake assist n.
ileri araç çarpışma ve güvenlik düzenleri advanced vehicle collision and safety systems n.
kafa kafaya çarpışma head on collision n.
kavşaklarda çarpışma hafifletici fren düzeni intersection mitigation brake system n.
otomatik frenlemeli çarpışma uyarı düzeni collision warning with auto brake n.
önden çarpışma uyarı düzeni forward collision warning system n.
önden dar örtüşmeli çarpışma testi small overlap frontal crash test n.
önden orta derece örtüşmeli çarpışma testi moderate overlap frontal crash n.
Traffic
hızla bağlantılı çarpışma speed-related crash n.
kaçınılmaz çarpışma accidental collision n.
kazara çarpışma accidental collision n.
Railway
gabari çarpışma noktası fouling point n.
Aeronautic
havadan çarpışma riski air miss n.
acil durum inişi için iniş/çarpışma pozisyonu brace position n.
acil durum inişi için iniş/çarpışma pozisyonu crash position n.
bulut ve çarpışma inbar sistemi cloud and collision warning system n.
çarpışma rotası collision course n.
çarpışma pozisyonu brace position n.
çarpışma önleme sistemi collision avoidance system n.
çarpışma rotasıyla önleme collision course interception n.
çarpışma pozisyonu brace position n.
çarpışma riski risk of collision n.
çarpışma riski risk of collision n.
çarpışma ikaz radarı collision warning radar n.
çarpışma riski collision risk n.
gökyüzünde çarpışma mid-air collision n.
gökyüzünde çarpışma midair collision n.
havadan çarpışma riski airmiss n.
çarpışma için hazırlanın brace for impact expr.
trafik çarpışma önleme sistemi traffic collision avoidance system (tcas)
trafik ikaz ve çarpışma kaçınma sistemi traffic collision avoidance system (tcas)
Marine
çarpışma klozu collision clause n.
Psychology
çarpışma şoku combat shock n.
çarpışma yorgunluğu combat fatigue n.
Physics
çarpışma sıklığı collision frequency n.
çarpışma frekansı collision frequency n.
çarpışma ile uyarma collision excitation n.
çarpışma kesidi collision cross section n.
çarpışma teorisi collision theory n.
çarpışma iyonlaşması collision ionization n.
çarpışma yoğunluğu collision density n.
esnemez çarpışma inelastic collision n.
esnek çarpışma elastic collision n.
elastik çarpışma elastic impact n.
inelastik çarpışma inelastic collision n.
ışınetkin çarpışma radioactive collision n.
iyonlaştırıcı çarpışma ionizing collision n.
moleküllerin çarpışma çapı collision diameter of molecules n.
radyoaktif çarpışma radioactive collision
yerdeğiştirici çarpışma replacement collision
Forestry
taşınan keresteleri orman dışına kadar gözleyip gerektiğinde çarpışma olmaması için sinyal göndermekle görevli kimse chaser n.
Geology
çarpışma kuşağı collision zone n.
çarpışma sonrası post-collisional adj.
Military
devam eden bir şeyi durdurmak amaçlı yapılan çarpışma rearguard action n.
devam eden bir şeyi durdurmak amaçlı yapılan çarpışma rearguard action n.
iki uçak arasında olası çarpışma riskini içeren tehlikeli durum near miss n.
çarpışma sonrası ölü sayısı butcher's bill n.
çarpışma sahası combat area n.
çarpışma rotası önlemesi collision course interception n.
çarpışma önleme ışıkları strobe lighting n.
çarpışma tehlikesi near collision n.
çarpışma sahası combat zone n.