fight - Turco Inglés Diccionario

fight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fight — Definition

Significado:
kavga, mücadele, savaşmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /faɪt/ – BrE /faɪt/)
Categoría gramatical:
İsim: fight (fights); Düzensiz Fiil: fight (fights – fought – fought - fighting)
Sinónimo:
battle, struggle, combat
Antónimos:
surrender, peace

Significados de "fight" en diccionario turco inglés : 50 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fight n. mücadele
Come and join our fight against global warming.
Gelin de küresel ısınmayla olan mücadelemize katılın.

More Sentences
fight n. kavga
He had a fight with his coworker.
İş arkadaşıyla kavga etmiş.

More Sentences
fight n. dövüş
The young boxer won his first professional fight.
Genç boksör ilk profesyonel dövüşünde galibiyet aldı.

More Sentences
fight v. dövüşmek
Stop fighting each other!
Birbirinizle dövüşmeyi bırakın!

More Sentences
fight v. kavga etmek
They were fighting about responsibilities.
Sorumluluklar konusunda kavga ediyorlardı.

More Sentences
fight v. savaşmak
He fights with his anger.
Adam öfkesiyle savaşıyor.

More Sentences
General
fight n. çekişme
The liberalisation of freight transport must not fall victim to fighting between Parliament and Council on this matter.
Yük taşımacılığının liberalleşmesi, Parlamento ile Konsey arasında bu konuda yaşanan çekişmenin kurbanı olmamalıdır.

More Sentences
fight n. kavga
He had a fight with his coworker.
İş arkadaşıyla kavga etmiş.

More Sentences
fight n. savaş
The fight for the region took two years.
Bölgeyi almak için verilen savaş iki yıl sürdü.

More Sentences
fight n. dövüş
The young boxer won his first professional fight.
Genç boksör ilk profesyonel dövüşünde galibiyet aldı.

More Sentences
fight v. çarpışmak
They're here with us, fighting for the same cause.
Burada bizimle birlikteler ve aynı dava için çarpışıyorlar.

More Sentences
fight v. kavga etmek
They were fighting about responsibilities.
Sorumluluklar konusunda kavga ediyorlardı.

More Sentences
fight v. mücadele etmek
The group is fighting against drug usage.
Grup uyuşturucu kullanımıyla mücadele etmektedir.

More Sentences
fight v. savaşmak
He fights with his anger.
Adam öfkesiyle savaşıyor.

More Sentences
fight v. uğraşmak
He is still fighting for a better job.
Hâlâ daha iyi bir iş bulmak için uğraşıyor.

More Sentences
fight v. dövüşmek
Stop fighting each other!
Birbirinizle dövüşmeyi bırakın!

More Sentences
fight n. dalaş
fight n. karşılaşma
fight n. dalaşma
fight n. cidal
fight n. uğraş
fight n. savaşım
fight n. uğraşma
fight n. muharebe
fight n. anlaşmazlık
fight n. çarpışma
fight n. sözlü anlaşmazlık
fight n. mücadele ruhu
fight n. mücadele gücü
fight v. dövüştürmek
fight v. savaş vermek
fight v. boğuşmak
fight v. savunmak
fight v. cenk etmek
fight v. kapışmak
fight v. cenkleşmek
fight v. cenkleşmek
fight v. sertçe halletmek
fight v. katı muamele etmek
fight v. sertçe yönetmek
fight v. anormal derecede zorlaşmak
fight v. (kontrolden çıkan yangını) söndürmeye çalışmak
fight v. mücadele vermek
fight v. (amaç için) rekabet etmek
Irregular Verb
fight v. fought - fought
Religious
fight v. (selamet ordusu üyesi) kötülüğe karşı ve tanrı için saldırganca savaşmak
Sport
fight n. boks maçı
fight v. müsabaka dövüşü yapmak
fight v. maça çıkmak
fight v. dövüşte yer almak

Significados de "fight" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fight off v. defetmek
General
fight for bread n. ekmek kavgası
cat and dog fight n. kedi köpek kavgası
pillow fight n. yastık savaşı
sham fight n. danışıklı dövüş
free fight n. meydan kavgası
fight against human trafficking n. insan kaçakçılığıyla mücadele
right-of-way fight n. yol verme kavgası
road rage fight n. yol verdin yol vermedin kavgası
fight against corruption n. yolsuzlukla mücadele
fight disease n. hastalıkla mücadele
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
labor struggle-fight n. iş mücadelesi
fight or flight n. savaş ya da kaç
knife fight n. bıçak düellosu
fight broke out n. çıkan kavga
knife fight n. bıçaklı kavga
accidental killing of a person in a fight n. (bir kavga sırasında) kazara adam öldürme
fight with stones and rods n. taşlı sopalı kavga
fight with stones and sticks n. taşlı sopalı kavga
challenge to fight n. düelloya davet etme
fight to death n. ölümüne savaş
fight to death n. ölümüne dövüş
fight or flight n. savaş veya kaç
fight or flight n. savaş ya da sıvış
knife fight n. bıçaklı dövüş
space fight n. uzay savaşı
fight against the crime n. suçla mücadele
meat cleaver fight n. satırlı kavga
fight for life n. yaşam kavgası
bar room fight n. bar kavgası
bar fight n. bar kavgası
serious fight n. ciddi kavga
egg fight n. yumurta tokuşturma oyunu
egg fight n. yumurta tokuşturma
big fight n. büyük kavga
snowball fight n. kartopu savaşı
cock fight n. horoz dövüşü
fight against addiction n. bağımlılıkla mücadele
gladiator fight n. gladyatör dövüşü
a big fight n. büyük bir kavga
fair fight n. adil dövüş
the fight for independence n. bağımsızlık mücadelesi
fight for freedom n. özgürlük mücadelesi
fight for freedom n. özgürlük kavgası
water fight n. su savaşı
chicken-fight n. (bir kimsenin omuzlarında yapılan) horoz dövüşü
husband and wife fight n. karı koca tartışması
husband and wife fight n. karı koca kavgası
gang fight n. çete kavgası
running fight n. sonuca bağlanmayan kavga
running fight n. düşmanın sürekli takip edildiği kavga
pillow fight n. danışıklı dövüş
pillow fight n. önemsiz tartışma
sword fight n. kılıç dövüşü
sword fight n. kılıç savaşı
sword fight n. kılıç dövüşü
fight back n. direnme
fight back n. karşı koyma
fight back n. karşı saldırı
fight-off n. beraberliği bozmak veya şampiyonu belirlemek için yapılan müsabaka dövüşü
straight fight n. teke tek mücadele
straight fight n. teke tek kapışma
straight fight n. iki adayın yarışı
break up the fight v. kavga (edenleri) ayırmak
fight a battle v. mücadele etmek
fight back v. direnmek
fight with v. uğraşmak
fight something v. savaşmak
fight for v. uğruna mücadele etmek
fight each other v. vuruşmak
cause to fight with one another v. dövüştürmek
fight one's way v. çırpınıp durmak
fight against difficulties v. zorluklarla mücadele etmek
pick a fight v. çıngar çıkarmak
pick a fight v. kavga çıkarmak
take place for an armed fight v. çatışma çıkmak
break up the fight v. kavga ayırmak
have a fight v. dövüşmek
wage a fight v. savaşmak
give up the fight v. abandone olmak
fight off v. püskürtmek
fight verbally v. ağız kavgası yapmak
fight back v. karşı koymak
break up the fight v. kavga edenleri ayırmak
fight a battle v. savaşmak
put up a fight v. mücadele etmek
fight against v. savaşmak
fight for v. uğruna savaşmak
fight a duel v. düello yapmak
fight against difficulties v. zorluklara göğüs germek
fight for one's life v. can derdine düşmek
a fight for life v. yaşam savaşı vermek
fight against terrorism v. terörle mücadele etmek
fight against racism v. ırkçılıkla mücadele etmek
fight against terrorism v. terörizmle mücadele etmek
fight for one's custody v. velayetini istemek
begin to fight v. savaş açmak
fight a war v. savaş yapmak
fight off the infection v. enfeksiyon gidermek
fight for one's life v. yaşam savaşı vermek
fight to survive v. yaşam savaşı vermek
fight off v. mücadele etmek
fight one's way through the crowd v. kalabalığı yararak ilerlemek
fight one's way through the crowd v. kalabalıkta zorlukla hareket etmek
fight one's way through the crowd v. itiş kakış ilerlemek
turn into a fight with stones and sticks v. taşlı sopalı kavgaya dönüşmek
turn into a fight v. kavgaya dönüşmek
get mixed up in a fight v. bir kavgaya karışmak
get involved in a fight v. bir kavgaya karışmak
fight to death v. ölümüne dövüşmek
fight to death v. ölümüne savaşmak
put up a good fight v. iyi bir mücadele sergilemek
fight over v. için kavga etmek
fight fire with fire v. ateşe ateşle karşılık vermek
fight for something v. kavga vermek
fight over a girl v. kız için kavga etmek
fight for something v. bir şey için kavga etmek
fight against the global crisis v. küresel krizle mücadele etmek
fight the global crisis v. küresel krizle mücadele etmek
fight for survival v. var olma mücadelesi vermek
fight the crime v. suçla mücadele etmek
fight back at someone v. birine karşı kendini savunmak
erupt into a terrible fight v. korkunç bir kavgaya dönüşmek
get in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
fight in the trenches v. siperlerde savaşmak
get into a fight v. bir kavgaya karışmak
fight the communists v. komünistlerle savaşmak
put up a fight v. (kurtulmak için) boğuşmak
fight for their lives v. hayatları için savaşmak
fight injustice v. adaletsizlikle savaşmak
fight injustice v. haksızlıkla savaşmak
fight the injustice v. haksızlıkla savaşmak
fight the injustice v. adaletsizlikle savaşmak
get involved in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
be involved in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
turn into a physical fight v. kavgaya dönüşmek
get in a fight v. kavgaya karışmak
be involved in a fight v. kavgaya karışmak
fight cancer v. kanserle savaşmak
break up a dog fight v. kavga eden köpekleri ayırmak
put up a fight v. mücadele vermek
break up the fight v. kavgayı ayırmak
fight crime v. suçla savaşmak
fight crime v. suçla mücadele etmek
have a snowball fight v. kar topu oynamak
fight against ignorance v. cehaletle savaşmak
fight at barriers v. kum torbasını dövmek
fight shy v. kaçak dövüşmek