fight - Turkish English Dictionary
History

fight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "fight" in Turkish English Dictionary : 33 result(s)

English Turkish
Common Usage
fight v. dövüşmek
fight v. kavga etmek
fight v. savaşmak
fight n. mücadele
fight n. kavga
fight n. dövüş
Irregular Verb
fight v. fought - fought
General
fight v. mücadele etmek
fight v. kavga etmek
fight v. uğraşmak
fight v. kapışmak
fight v. çarpışmak
fight v. boğuşmak
fight v. dövüştürmek
fight v. savaş vermek
fight v. savaşmak
fight v. cenk etmek
fight v. savunmak
fight v. dövüşmek
fight n. uğraşma
fight n. dalaş
fight n. karşılaşma
fight n. çekişme
fight n. anlaşmazlık
fight n. muharebe
fight n. savaş
fight n. cidal
fight n. dalaşma
fight n. çarpışma
fight n. uğraş
fight n. kavga
fight n. savaşım
fight n. dövüş

Meanings of "fight" with other terms in English Turkish Dictionary : 337 result(s)

English Turkish
Common Usage
fight off v. defetmek
General
fight for v. uğruna savaşmak
pick a fight v. çıngar çıkarmak
fight for one's life v. can derdine düşmek
fight against difficulties v. zorluklara göğüs germek
cause to fight with one another v. dövüştürmek
put up a fight v. mücadele etmek
take place for an armed fight v. çatışma çıkmak
fight each other v. vuruşmak
fight a battle v. savaşmak
give up the fight v. abandone olmak
have a fight v. dövüşmek
fight a duel v. düello yapmak
pick a fight v. kavga çıkarmak
fight one's way v. çırpınıp durmak
fight off v. püskürtmek
fight for v. uğruna mücadele etmek
break up the fight v. kavga edenleri ayırmak
fight verbally v. ağız kavgası yapmak
fight against difficulties v. zorluklarla mücadele etmek
break up the fight v. kavga ayırmak
fight something v. savaşmak
fight a battle v. mücadele etmek
fight back v. karşı koymak
fight with v. uğraşmak
fight against v. savaşmak
wage a fight v. savaşmak
break up the fight v. kavga (edenleri) ayırmak
fight back v. direnmek
a fight for life v. yaşam savaşı vermek
fight against terrorism v. terörle mücadele etmek
fight against racism v. ırkçılıkla mücadele etmek
fight against terrorism v. terörizmle mücadele etmek
fight for one's custody v. velayetini istemek
begin to fight v. savaş açmak
fight a war v. savaş yapmak
fight off the infection v. enfeksiyon gidermek
fight for one's life v. yaşam savaşı vermek
fight to survive v. yaşam savaşı vermek
fight off v. mücadele etmek
fight one's way through the crowd v. kalabalığı yararak ilerlemek
fight one's way through the crowd v. kalabalıkta zorlukla hareket etmek
fight one's way through the crowd v. itiş kakış ilerlemek
turn into a fight v. kavgaya dönüşmek
turn into a fight with stones and sticks v. taşlı sopalı kavgaya dönüşmek
get mixed up in a fight v. bir kavgaya karışmak
get involved in a fight v. bir kavgaya karışmak
fight to death v. ölümüne dövüşmek
fight to death v. ölümüne savaşmak
fight over v. için kavga etmek
put up a good fight v. iyi bir mücadele sergilemek
fight fire with fire v. ateşe ateşle karşılık vermek
fight over a girl v. kız için kavga etmek
fight for something v. kavga vermek
fight for something v. bir şey için kavga etmek
fight the global crisis v. küresel krizle mücadele etmek
fight against the global crisis v. küresel krizle mücadele etmek
fight for survival v. var olma mücadelesi vermek
fight the crime v. suçla mücadele etmek
fight back at someone v. birine karşı kendini savunmak
erupt into a terrible fight v. korkunç bir kavgaya dönüşmek
get in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
fight in the trenches v. siperlerde savaşmak
get into a fight v. bir kavgaya karışmak
fight the communists v. komünistlerle savaşmak
put up a fight v. (kurtulmak için) boğuşmak
fight for their lives v. hayatları için savaşmak
fight injustice v. haksızlıkla savaşmak
fight the injustice v. adaletsizlikle savaşmak
fight the injustice v. haksızlıkla savaşmak
fight injustice v. adaletsizlikle savaşmak
get involved in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
be involved in a bar fight v. bir bar kavgasına karışmak
turn into a physical fight v. kavgaya dönüşmek
be involved in a fight v. kavgaya karışmak
get in a fight v. kavgaya karışmak
fight cancer v. kanserle savaşmak
break up a dog fight v. kavga eden köpekleri ayırmak
put up a fight v. mücadele vermek
break up the fight v. kavgayı ayırmak
fight crime v. suçla mücadel etmek
fight crime v. suçla savaşmak
have a snowball fight v. kar topu oynamak
fight against ignorance v. cehaletle savaşmak
fight at barriers v. kum torbasını dövmek
fight shy v. kaçak dövüşmek
fight at barriers v. güvenlik engelini döverek idman yapmak
fight shy v. yüz yüze hesaplaşmaktan kaçınmak
sham fight n. danışıklı dövüş
free fight n. meydan kavgası
pillow fight n. yastık savaşı
fight for bread n. ekmek kavgası
fight against human trafficking n. insan kaçakçılığıyla mücadele
cat and dog fight n. kedi köpek kavgası
right-of-way fight n. yol verme kavgası
road rage fight n. yol verdin yol vermedin kavgası
fight against corruption n. yolsuzlukla mücadele
fight disease n. hastalıkla mücadele
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
labor struggle-fight n. iş mücadelesi
fight or flight n. savaş ya da kaç
knife fight n. bıçaklı kavga
knife fight n. bıçak düellosu
fight broke out n. çıkan kavga
accidental killing of a person in a fight n. (bir kavga sırasında) kazara adam öldürme
fight with stones and rods n. taşlı sopalı kavga
fight with stones and sticks n. taşlı sopalı kavga
challenge to fight n. düelloya davet etme
fight to death n. ölümüne savaş
fight to death n. ölümüne dövüş
fight or flight n. savaş veya kaç
fight or flight n. savaş ya da sıvış
knife fight n. bıçaklı dövüş
space fight n. uzay savaşı
fight against the crime n. suçla mücadele
meat cleaver fight n. satırlı kavga
fight for life n. yaşam kavgası
bar fight n. bar kavgası
bar room fight n. bar kavgası
serious fight n. ciddi kavga
egg fight n. yumurta tokuşturma
egg fight n. yumurta tokuşturma oyunu
big fight n. büyük kavga
snowball fight n. kartopu savaşı
cock fight n. horoz dövüşü
fight against addiction n. bağımlılıkla mücadele
gladiator fight n. gladyatör dövüşü
a big fight n. büyük bir kavga
fair fight n. adil dövüş
the fight for independence n. bağımsızlık mücadelesi
fight for freedom n. özgürlük mücadelesi
fight for freedom n. özgürlük kavgası
water fight n. su savaşı
spoiling for a fight adj. kavgacı
Phrasals
fight it out v. kesin bir sonuç alana kadar kavga etmek
fight it out v. kesin bir sonuç alana kadar tartışmak
fight on kavga etmeye devam etmek
fight over someone uğruna kavga etmek
Phrases
when elephants fight ants die filler tepişir karıncalar ezilir
Proverb
he who fights and runs away may live to fight another day korkak damgası yememek adına kaybedilen bir savaşta boşuna ölmektense ilerde kazanabileceği bir savaş vermek için canını korumak
councils of war never fight savaşa karar verenler asla savaşmazlar
councils of war never fight savaş konseyi savaşmaz
he who fights and runs away, lives to fight another day yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır
Colloquial
bun fight (önemsiz bir konu üzerine edilen) kavga
night of the fight dövüş gecesi
fight to the death ölümüne dövüşmek
title fight unvan maçı
girl fight kadın kavgası
Idioms
fight in armour [obsolete] v. prezervatif kullanarak sevişmek
fight in armour [obsolete] v. korunarak sevişmek
fight in armour [obsolete] v. seks sırasında korunmak
a straight fight n. teke tek kavga/yarış
in the thick of the fight mücadelenin en şiddetli zamanında
a fight for life hastalıktan kurtulmaya çalışmak
be spoiling for a fight kavga aramak
be spoiling for a fight kavgaya susamak
fight against time zamana karşı yarışmak
fight tooth and nail kıran kırana mücadele etmek
fight tooth and nail canını dişine takarak mücadele etmek
give up the fight boyun eğmek
give up the fight yenilgiyi kabullenmek
fight hand to hand yakın dövüşmek
fight hand to hand göğüs göğse çarpışmak
free fight meydan kavgası
fight to a finish sonuna kadar savaşmak
fight to a standstill tükenene kadar savaşmak
fight like cat and dog kedi köpek gibi dalaşmak
fight to a finish kesin bir sonuç alana kadar savaşmak
fight shy of uzak dövüşmek
fight shy of karışmamak
fight like cats and dogs kedi köpek gibi dalaşmak
fight the good fight din kurallarına uygun yaşamak için mücadele etmek
fight like kilkenny cats çok kötü dalaşmak
fight like kilkenny cats kapışmak
fight the good fight dinin gereklerini yerine getirmek için savaşmak
fight shy of uzak durmak
fight to a standstill yorulana kadar mücadele etmek
fight shy of aldırmamak
fight like kilkenny cats feci kavga etmek
fight like kilkenny cats birbirine girmek
an uphill battle fight zor görev
an uphill battle fight çok zor uğraşı
an uphill battle fight zor mücadele
fight a losing battle kaybedilmiş bir savaş için dövüşmek
fight a losing battle savaşım vermek
fight a losing battle kazanma ihtimali olmayan bir mücadeleye girmek
fight to the last drop of blood kanının son damlasına kadar savaşmak
fight fire with fire anlayacağı dilden konuşmak
fight fire with fire ateşe ateşle karşılık vermek
fight for bread boğaz kavgası
put up a good fight sonuna kadar savaşmak
put up a good fight dağları devirmek
put up a good fight ölesiye mücadele etmek
could fight a circle saw (and it a runnin') her şeyi göze almak
put up a good fight sonuna kadar mücadele etmek
put up a good fight sıkı bir mücadele vermek
(You) can't fight city hall bürokrasiyi yenmenin yolu yoktur
an uphill fight zor görev
an uphill fight zorlu görev
drag-out fight ciddi kavga
fight tooth and claw şiddetle kavga etmek
fight tooth and nail birbirine girmek (kavga)
fight tooth and nail şiddetle kavga etmek
fight tooth and claw birbirine girmek (kavga)
couldn't fight one's way out of a paper bag kendine hayrı dokunmamak
couldn't fight one's way out of a paper bag kendine hayrı olmamak
drag-out fight ciddi kapışma
fight tooth and nail bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak
fight tooth and claw bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak
fight tooth and claw dişiyle tırnağıyla çabalamak
fight tooth and nail dişiyle tırnağıyla çabalamak
an uphill fight zorlu mücadele
an uphill fight zorlu iş
an uphill fight çetin görev
fight a rearguard action (olmaması/meydana gelmemesi için) çok çaba sarf etmek
live to fight another day pes etmemek
fight like cats and dogs kedi köpek gibi didişmek
fight like cat and dog kedi köpek gibi didişmek
fight one's corner kendini müdafaa etmek
fight one's corner kendini diğerlerine karşı korumak
fight one's corner fikirlerini savunmak
fight one's corner kendini kollamak
fight one's corner kendini savunmak
fight someone hammer and tongs saç saça başa kavga etmek
fight someone tooth and nail saç saça başa kavga etmek
fight someone tooth and nail şiddetle kavga etmek
fight someone hammer and tongs şiddetle kavga etmek
give up the fight pes etmek
give up the fight mücadeleyi bırakmak
pick a fight with somebody kavga çıkarmak
fight out something bir şeyi kavga ederek/tartışarak çözmek
fight something down üstesinden gelmek
fight something down mağlup etmek
fight something down (sinirine vb) hakim olmak
fight something down galebe çalmak
fight it out bir şeyi kavga ederek/tartışarak çözmek
fight something down bertaraf etmek
fight something down alt etmek
fight someone or something tooth and nail son derece çetin bir mücadele vermek
fight someone or something tooth and nail saç saça başa birbirine girmek
fight someone or something hammer and tongs son derece çetin bir mücadele vermek
fight someone or something hammer and tongs saç saça başa birbirine girmek
fight one's way out kalabalığı vs yararak ilerlemek
fight one's way out of something kalabalığı vs yararak ilerlemek
get into a knock-down-drag-out fight (us) ağız dalaşına girmek
live to fight another day yenildiği halde pes etmemek
fight to survive ölüm kalım savaşı vermek
fight for survival ölüm kalım savaşı vermek
fight/battle for one's life ölüm kalım savaşı vermek
have a fight with someone biriyle kavga etmek
fight with someone biriyle kavga etmek
fight shy of kaçınmak
fight an uphill battle dezavantajlı bir ortamda mücadele etmek
fight tooth and nail dişini tırnağına takmak
fight the good fight ilkeler uğruna, iyi niyetle, doğru bir amaç için mücadele etmek
no dog in this fight birşeyin sonucuyla ilgilenmeyen ve sonucundan her halükarda etkilenmeyen
could fight a circle saw (and it a runnin') kavga etmeye can atmak
fight tooth and nail saç saça baş başa dövüşmek
Speaking
we are in for a fight çattık mı belaya
we are in for a fight çattık belaya
you can't fight city hall bürokrasiyi yenemezsin
you can't fight city hall bürokrasiyle başa çıkamazsın
don't give up without a fight! böyle hemen pes etme
don't give up without a fight! böyle hemen vazgeçme
I won't give up without a fight mücadele etmeden vazgeçmem/vazgeçmeyeceğim
I won't give up without a fight savaşmadan pes etmeyeceğim
I won't give up without a fight hemen teslim olmayacağım
i got into a fight bir kavgaya karıştım
where did you fight? nerede savaştınız
where did you fight? nerede savaştın
we fight for what is ours kendimize ait olan şeyler için savaşırız
the fight that broke out over money alacak verecek meselesi yüzünden çıkan kavga
did he tell you we had a fight? sana kavga ettiğimizi söyledi mi?
did she tell you we had a fight? sana kavga ettiğimizi söyledi mi?
it's not worth the fight kavga etmeye değmez
we got in a fight kavga ettik
a fight broke out in the bar barda kavga çıktı
don't fight kavga etme
fight for your right hakkın için mücadele et
are you trying to start a fight? kavga çıkarmaya mı çalışıyorsun?
i don't want anyone to fight kimsenin kavga etmesini istemiyorum
Slang
fixed fight şikeli dövüş
bun fight hararetli kavga
bun fight çay partisi
bun fight hararetli tartışma
handbag fight şiddetli olmayan kavga
handbag fight kız kavgası
Trade/Economic
fight the corruption yolsuzlukla mücadele etmek
fight inflation enflasyonla mücadele
fight against inflation enflasyonla mücadele
proxy fight (şirketin satın alınması veya birleşmesi sonrası ortaya çıkan) hissedarlar savaşı
Law
law to fight terrorism terörle mücadele yasası
fight against organized crimes örgütlü suçlarla mücadele
the law to fight terrorism terörle mücadele yasası
fight against corruption and bribery yolsuzluk ve rüşvetle mücadele
fight against corruption and bribery yolsuzluk ve rüşvet ile mücadele
fight against organised crime örgütlü suçla mücadele
fight against illicit traffic of narcotics uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele
Politics
policy to fight against terrorism terörle mücadele politikası
fight against crime suçla mücadele
fight against money laundering kara para aklamayla mücadele
fight against drugs uyuşturucu ile mücadele politikası
fight against aids aıdsle mücadele
fight against racism and xenophobia ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı savaş
fight against terrorism terörle mücadele
fight against fraud hile ile mücadele politikaları
fight against international organized crime uluslararası organize suçlara karşı savaş
the fight for the throne taht kavgası
fight for power iktidar kavgası
prevention of and fight against crime suçun önlenmesi ve suçla mücadele
programs to fight poverty yoksullukla mücadele edecek programlar
programs to fight poverty yoksullukla mücadele programları
fight against terrorism terörizme karşı mücadele
fight against drugs uyuşturucuyla mücadele
the global fund to fight aids, tuberculosis and malaria aids, tüberküloz ve sıtma ile mücadele küresel fonu
fight against money laundering kara paranın aklanmasıyla mücadele
Technical
sea fight deniz savaşı
fight filter ışık filtresi
Medical
fight against the disease hastalıkla mücadele etmek
the global fund to fight aids, tuberculosis and malaria aids, verem ve sıtma ile mücadele küresel fonu
Psychology
flight or fight response kaç-kavga et tepkisi
fight-or-flight response kavga et-kaç tepkisi
fight-or-flight response dövüş veya kaç tepkisi
Literature
my fight kavgam
Military
fight against terrorism terörizmle mücadele
street fight sokak çatışması
street fight sokak muharebesi
fire fight ateş muharebesi
Sport
title fight müsabaka dövüşü
prize fight müsabaka dövüşü
fight to a finish sonuna kadar mücadele etmek
fight songs tezahürat için söylenen şarkılar
Boxing
throw a fight maçı bilerek kaybetmek
throw a fight maçı satmak
Painting
top fight tepe ışığı
Cinema
fight scenes dövüş sahneleri