fight - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fight" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fight f. dövüşmek
fight f. kavga etmek
fight f. savaşmak
fight i. mücadele
fight i. kavga
fight i. dövüş
Irregular Verb
fight f. fought - fought
General
fight f. mücadele etmek
fight f. kavga etmek
fight f. uğraşmak
fight f. kapışmak
fight f. çarpışmak
fight f. boğuşmak
fight f. dövüştürmek
fight f. savaş vermek
fight f. savaşmak
fight f. cenk etmek
fight f. savunmak
fight f. dövüşmek
fight i. uğraşma
fight i. dalaş
fight i. karşılaşma
fight i. çekişme
fight i. anlaşmazlık
fight i. muharebe
fight i. savaş
fight i. cidal
fight i. dalaşma
fight i. çarpışma
fight i. uğraş
fight i. kavga
fight i. savaşım
fight i. dövüş

"fight" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 449 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fight off f. defetmek
General
fight for f. uğruna savaşmak
pick a fight f. çıngar çıkarmak
fight for one's life f. can derdine düşmek
fight against difficulties f. zorluklara göğüs germek
cause to fight with one another f. dövüştürmek
put up a fight f. mücadele etmek
take place for an armed fight f. çatışma çıkmak
fight each other f. vuruşmak
fight a battle f. savaşmak
give up the fight f. abandone olmak
have a fight f. dövüşmek
fight a duel f. düello yapmak
pick a fight f. kavga çıkarmak
fight one's way f. çırpınıp durmak
fight off f. püskürtmek
fight for f. uğruna mücadele etmek
break up the fight f. kavga edenleri ayırmak
fight verbally f. ağız kavgası yapmak
fight against difficulties f. zorluklarla mücadele etmek
break up the fight f. kavga ayırmak
fight something f. savaşmak
fight a battle f. mücadele etmek
fight back f. karşı koymak
fight with f. uğraşmak
fight against f. savaşmak
wage a fight f. savaşmak
break up the fight f. kavga (edenleri) ayırmak
fight back f. direnmek
a fight for life f. yaşam savaşı vermek
fight against terrorism f. terörle mücadele etmek
fight against racism f. ırkçılıkla mücadele etmek
fight against terrorism f. terörizmle mücadele etmek
fight for one's custody f. velayetini istemek
begin to fight f. savaş açmak
fight a war f. savaş yapmak
fight off the infection f. enfeksiyon gidermek
fight for one's life f. yaşam savaşı vermek
fight to survive f. yaşam savaşı vermek
fight off f. mücadele etmek
fight one's way through the crowd f. kalabalığı yararak ilerlemek
fight one's way through the crowd f. kalabalıkta zorlukla hareket etmek
fight one's way through the crowd f. itiş kakış ilerlemek
turn into a fight f. kavgaya dönüşmek
turn into a fight with stones and sticks f. taşlı sopalı kavgaya dönüşmek
get mixed up in a fight f. bir kavgaya karışmak
get involved in a fight f. bir kavgaya karışmak
fight to death f. ölümüne dövüşmek
fight to death f. ölümüne savaşmak
fight over f. için kavga etmek
put up a good fight f. iyi bir mücadele sergilemek
fight fire with fire f. ateşe ateşle karşılık vermek
fight over a girl f. kız için kavga etmek
fight for something f. kavga vermek
fight for something f. bir şey için kavga etmek
fight the global crisis f. küresel krizle mücadele etmek
fight against the global crisis f. küresel krizle mücadele etmek
fight for survival f. var olma mücadelesi vermek
fight the crime f. suçla mücadele etmek
fight back at someone f. birine karşı kendini savunmak
erupt into a terrible fight f. korkunç bir kavgaya dönüşmek
get in a bar fight f. bir bar kavgasına karışmak
fight in the trenches f. siperlerde savaşmak
get into a fight f. bir kavgaya karışmak
fight the communists f. komünistlerle savaşmak
put up a fight f. (kurtulmak için) boğuşmak
fight for their lives f. hayatları için savaşmak
fight injustice f. haksızlıkla savaşmak
fight the injustice f. adaletsizlikle savaşmak
fight the injustice f. haksızlıkla savaşmak
fight injustice f. adaletsizlikle savaşmak
get involved in a bar fight f. bir bar kavgasına karışmak
be involved in a bar fight f. bir bar kavgasına karışmak
turn into a physical fight f. kavgaya dönüşmek
be involved in a fight f. kavgaya karışmak
get in a fight f. kavgaya karışmak
fight cancer f. kanserle savaşmak
break up a dog fight f. kavga eden köpekleri ayırmak
put up a fight f. mücadele vermek
break up the fight f. kavgayı ayırmak
fight crime f. suçla mücadel etmek
fight crime f. suçla savaşmak
have a snowball fight f. kar topu oynamak
fight against ignorance f. cehaletle savaşmak
fight at barriers f. kum torbasını dövmek
fight shy f. kaçak dövüşmek
fight at barriers f. güvenlik engelini döverek idman yapmak
fight shy f. yüz yüze hesaplaşmaktan kaçınmak
free fight i. meydan kavgası
sham fight i. danışıklı dövüş
pillow fight i. yastık savaşı
fight for bread i. ekmek kavgası
fight against human trafficking i. insan kaçakçılığıyla mücadele
cat and dog fight i. kedi köpek kavgası
right-of-way fight i. yol verme kavgası
road rage fight i. yol verdin yol vermedin kavgası
fight against corruption i. yolsuzlukla mücadele
fight disease i. hastalıkla mücadele
a knock-down drag-out fight i. şiddetli ağız kavgası
a knock-down drag-out fight i. meydan kavgası
labor struggle-fight i. iş mücadelesi
fight or flight i. savaş ya da kaç
knife fight i. bıçaklı kavga
knife fight i. bıçak düellosu
fight broke out i. çıkan kavga
accidental killing of a person in a fight i. (bir kavga sırasında) kazara adam öldürme
fight with stones and rods i. taşlı sopalı kavga
fight with stones and sticks i. taşlı sopalı kavga
challenge to fight i. düelloya davet etme
fight to death i. ölümüne savaş
fight to death i. ölümüne dövüş
fight or flight i. savaş veya kaç
fight or flight i. savaş ya da sıvış
knife fight i. bıçaklı dövüş
space fight i. uzay savaşı
fight against the crime i. suçla mücadele
meat cleaver fight i. satırlı kavga
fight for life i. yaşam kavgası
bar fight i. bar kavgası
bar room fight i. bar kavgası
serious fight i. ciddi kavga
egg fight i. yumurta tokuşturma
egg fight i. yumurta tokuşturma oyunu
big fight i. büyük kavga
snowball fight i. kartopu savaşı
cock fight i. horoz dövüşü
fight against addiction i. bağımlılıkla mücadele
gladiator fight i. gladyatör dövüşü
a big fight i. büyük bir kavga
fair fight i. adil dövüş
the fight for independence i. bağımsızlık mücadelesi
fight for freedom i. özgürlük mücadelesi
fight for freedom i. özgürlük kavgası
water fight i. su savaşı
chicken-fight i. (bir kimsenin omuzlarında yapılan) horoz dövüşü
husband and wife fight i. karı koca tartışması
husband and wife fight i. karı koca kavgası
spoiling for a fight s. kavgacı
Phrasals
fight it out f. kesin bir sonuç alana kadar kavga etmek
fight it out f. kesin bir sonuç alana kadar tartışmak
fight about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) kavga etmek
fight about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) tartışmak
fight about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) münakaşa etmek
fight about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) sürtüşmek/bozuşmak
fight about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) anlaşamamak
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) kavga etmek
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) tartışmak
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) münakaşa etmek
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biri veya bir konu hakkında) sürtüşmek/bozuşmak
fight on f. kavga etmeye devam etmek
fight over someone f. uğruna kavga etmek
fight about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında anlaşmazlığa düşmek
fight about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında anlaşmazlık yaşamak
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biriyle bir şey/biri) hakkında anlaşmazlığa düşmek
fight (with) someone or something about (someone or something) f. (biriyle bir şey/biri) hakkında anlaşmazlık yaşamak
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında anlaşmazlığa düşmek
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında anlaşmazlık yaşamak
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında kavga etmek
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında tartışmak
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında münakaşa etmek
fight about someone or something f. biri/bir şey hakkında sürtüşmek
fight about someone or something f. biri bir şey hakkında bozuşmak, biri/bir şey hakkında anlaşamamak
fight (something) through f. (bir şeyin, kanunun, mevzuatın) geçmesi için uğraşmak
fight (something) through f. (bir şeyin, kanunun, mevzuatın) geçmesi için savaş vermek
fight (something) through f. (bir şeyi, kanunu, mevzuatı) hızla geçirmeye çalışmak
fight (something) through f. (bir şeyi, kanunu, mevzuatı) paldır küldür geçirmeye uğraşmak
fight (something) through f. (bir şeyi, kanunu, mevzuatı) alelacele geçirmeye çalışmak
fight (something) through f. (bir şeyi, kanunu, mevzuatı) apar topar geçirmeye çalışmak
fight (something) through f. (bir şeyi, kanunu, mevzuatı) yangından mal kaçırır gibi geçirmeye çalışmak
fight among themselves f. aralarında kavga etmek
fight among themselves f. aralarında tartışmak
fight among themselves f. aralarında atışmak
fight among themselves f. aralarında münakaşa etmek
fight amongst f. karşılıklı tartışmak
fight amongst f. aralarında dalaşmak
fight amongst f. aralarında tartışmak
fight amongst f. karşılıklı ağız dalaşı yapmak
fight amongst f. aralarında didişmek
fight among f. karşılıklı tartışmak
fight among f. aralarında dalaşmak
fight among f. aralarında tartışmak
fight among f. karşılıklı ağız dalaşı yapmak
fight among f. aralarında didişmek
fight with (someone or an animal) over (someone or something) f. (biri/bir şey) için (biriyle/bir hayvanla) mücadele etmek
fight with (someone or an animal) over (someone or something) f. (biri/bir şey) için (biriyle/bir hayvanla) kavga etmek
fight with (someone or an animal) over (someone or something) f. (biri/bir şey) için (biriyle/bir hayvanla) dövüşmek
fight with (someone or an animal) over (someone or something) f. (biri/bir şey) için (biriyle/bir hayvanla) kapışmak
Phrases
when elephants fight ants die expr. filler tepişir karıncalar ezilir
Proverb
he who fights and runs away may live to fight another day korkak damgası yememek adına kaybedilen bir savaşta boşuna ölmektense ilerde kazanabileceği bir savaş vermek için canını korumak
councils of war never fight savaşa karar verenler asla savaşmazlar
councils of war never fight savaş konseyi savaşmaz
he who fights and runs away, lives to fight another day yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır
Colloquial
fight to the death f. ölümüne dövüşmek
night of the fight i. dövüş gecesi
girl fight i. kadın kavgası
title fight i. unvan maçı
bun fight i. (önemsiz bir konu üzerine edilen) kavga
fish-fight i. kadın kavgası
fish-fight i. kız kavgası
(one) won't give up without a fight expr. (biri) savaşmadan pes etmeyecek
(one) won't give up without a fight expr. (biri) hemen teslim olmayacak
(one) won't give up without a fight expr. (biri) mücadele etmeden vazgeçmeyecek
(one) won't give up without a fight expr. (biri) savaşmadan boyun eğmeyecek
(one) won't give up without a fight expr. (biri) kolay/hemen pes etmeyecek
Idioms
fight in armour [obsolete] f. prezervatif kullanarak sevişmek
fight in armour [obsolete] f. korunarak sevişmek
fight in armour [obsolete] f. seks sırasında korunmak
get into a knock-down-drag-out fight (us) f. ağız dalaşına girmek
fight shy of f. aldırmamak
fight something down f. alt etmek
fight fire with fire f. anlayacağı dilden konuşmak
fight fire with fire f. ateşe ateşle karşılık vermek
fight out something f. bir şeyi kavga ederek/tartışarak çözmek
fight tooth and nail f. bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak
fight tooth and claw f. bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak
have a fight with someone f. biriyle kavga etmek
fight with someone f. biriyle kavga etmek
fight tooth and claw f. birbirine girmek (kavga)
fight it out f. bir şeyi kavga ederek/tartışarak çözmek
fight something down f. bertaraf etmek
give up the fight f. boyun eğmek
fight tooth and nail f. birbirine girmek (kavga)
fight like kilkenny cats f. birbirine girmek
put up a good fight f. dağları devirmek
fight tooth and nail f. dişiyle tırnağıyla çabalamak
fight tooth and claw f. dişiyle tırnağıyla çabalamak
fight an uphill battle f. dezavantajlı bir ortamda mücadele etmek
fight like kilkenny cats f. çok kötü dalaşmak
fight tooth and nail f. dişini tırnağına takmak
fight the good fight f. din kurallarına uygun yaşamak için mücadele etmek
fight the good fight f. dinin gereklerini yerine getirmek için savaşmak
fight tooth and nail f. canını dişine takarak mücadele etmek
could fight a circle saw (and it a runnin') f. her şeyi göze almak
fight hand to hand f. göğüs göğse çarpışmak
fight one's corner f. fikirlerini savunmak
a fight for life f. hastalıktan kurtulmaya çalışmak
fight something down f. galebe çalmak
fight like kilkenny cats f. feci kavga etmek
fight the good fight f. ilkeler uğruna, iyi niyetle, doğru bir amaç için mücadele etmek
pick a fight with somebody f. kavga çıkarmak
fight one's corner f. kendini savunmak
fight a losing battle f. kazanma ihtimali olmayan bir mücadeleye girmek
fight one's corner f. kendini kollamak
fight/battle for one's life f. ölüm kalım savaşı vermek
fight for survival f. ölüm kalım savaşı vermek
fight like cats and dogs f. kedi köpek gibi didişmek
couldn't fight one's way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
fight one's corner f. kendini diğerlerine karşı korumak
could fight a circle saw (and it a runnin') f. kavga etmeye can atmak
fight something down f. mağlup etmek
be spoiling for a fight f. kavgaya susamak
fight one's corner f. kendini müdafaa etmek
fight shy of f. kaçınmak
fight shy of f. karışmamak
fight like cats and dogs f. kedi köpek gibi dalaşmak
fight to the last drop of blood f. kanının son damlasına kadar savaşmak
fight a losing battle f. kaybedilmiş bir savaş için dövüşmek
fight like cat and dog f. kedi köpek gibi didişmek
fight to a finish f. kesin bir sonuç alana kadar savaşmak
fight one's way out f. kalabalığı vs yararak ilerlemek
fight one's way out of something f. kalabalığı vs yararak ilerlemek
fight tooth and nail f. kıran kırana mücadele etmek
couldn't fight one's way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
fight to survive f. ölüm kalım savaşı vermek
fight like cat and dog f. kedi köpek gibi dalaşmak
put up a good fight f. ölesiye mücadele etmek
be spoiling for a fight f. kavga aramak
give up the fight f. mücadeleyi bırakmak
fight like kilkenny cats f. kapışmak
fight tooth and nail f. şiddetle kavga etmek
give up the fight f. pes etmek
fight to a finish f. sonuna kadar savaşmak
fight someone hammer and tongs f. şiddetle kavga etmek
put up a good fight f. sonuna kadar savaşmak
fight someone tooth and nail f. şiddetle kavga etmek
fight someone or something tooth and nail f. son derece çetin bir mücadele vermek
fight someone or something tooth and nail f. saç saça başa birbirine girmek
fight someone tooth and nail f. saç saça başa kavga etmek
fight tooth and nail f. saç saça baş başa dövüşmek
put up a good fight f. sonuna kadar mücadele etmek
fight someone hammer and tongs f. saç saça başa kavga etmek
fight a losing battle f. savaşım vermek
fight tooth and claw f. şiddetle kavga etmek
put up a good fight f. sıkı bir mücadele vermek
fight someone or something hammer and tongs f. son derece çetin bir mücadele vermek
live to fight another day f. pes etmemek
fight someone or something hammer and tongs f. saç saça başa birbirine girmek
fight to a standstill f. tükenene kadar savaşmak
fight something down f. (sinirine vb) hakim olmak
fight against time f. zamana karşı yarışmak
fight shy of f. uzak dövüşmek
fight hand to hand f. yakın dövüşmek
live to fight another day f. yenildiği halde pes etmemek
fight a rearguard action f. (olmaması/meydana gelmemesi için) çok çaba sarf etmek
fight something down f. üstesinden gelmek
fight shy of f. uzak durmak
fight to a standstill f. yorulana kadar mücadele etmek
give up the fight f. yenilgiyi kabullenmek
be spoiling for a fight/argument f. kavga/tartışma istemek
be spoiling for a fight/argument f. kavga/tartışma çıkarmaya çalışmak
(fight) to the bitter end f. sonuna kadar çarpışmak
(fight) to the bitter end f. son raddeye kadar çarpışmak/mücadele etmek
(fight) to the bitter end f. ölümüne bir mücadele vermek
(fight) to the bitter end f. kanının son damlasına kadar savaşmak
(fight) to the bitter end f. son ana kadar vazgeçmemek
fight fires f. acil durumlarla uğraşmak
fight fires f. acil durumlara koşturmak
fight fires f. acil konularla boğuşmak
fight fires f. aciliyeti olan işleri halletmek
fight fires f. krizlerle uğraşmak
fight fires f. krizlerin üstesinden gelmek
fight like a lion f. aslan gibi dövüşmek
fight like a lion f. her şeyiyle dövüşmek
fight like a lion f. tüm gücüyle dövüşmek
fight like a lion f. cesurca dövüşmek
fight like a lion f. kıran kırana dövüşmek
fight like a lion f. gözü kara dövüşmek
fight like a lion f. yiğitçe dövüşmek
fight like a lion f. mertçe dövüşmek
fight like hell f. tüm gücüyle dövüşmek/savaşmak
fight like hell f. ölümüne dövüşmek/savaşmak
fight like hell f. kıran kırana dövüşmek/mücadele vermek
fight like hell f. gücünün sonuna kadar dövüşmek/savaşmak
fight (one's) own battles f. sorunlarla kendi kendine başa çıkmak
fight (one's) own battles f. kendi başına mücadele etmek
fight (one's) own battles f. kendi başına savaş vermek
fight (one's) own battles f. kendi kavgasını vermek
fight tooth and claw with each other f. tekme tokat kavga etmek
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma aramak
be spoiling for a fight, argument f. kargaya, tartışmaya susamak
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma istemek
be spoiling for a fight, argument f. kavga, tartışma çıkarmak istemek
a straight fight i. teke tek kavga/yarış
fight for bread i. boğaz kavgası
an uphill battle fight i. çok zor uğraşı
drag-out fight i. ciddi kavga
an uphill fight i. çetin görev
drag-out fight i. ciddi kapışma
free fight i. meydan kavgası
an uphill fight i. zorlu iş
an uphill fight i. zorlu mücadele
an uphill fight i. zor görev
an uphill battle fight i. zor mücadele
an uphill fight i. zorlu görev
an uphill battle fight i. zor görev
a straight fight i. iki kişi arasındaki kavga/çekişme
a straight fight i. teke tek mücadele
a straight fight i. teke tek çarpışma
a straight fight i. muhalifler arası rekabet
a straight fight i. karşıt taraflar arası çekişme
a straight fight i. muhalifler arası seçim mücadelesi
a fight to the finish i. sonuna kadar savaş/mücadele
a fight to the finish i. kıran kırana mücadele
a fight to the finish i. son ana kadar devam eden mücadele
go fight city hall expr. bürokrasiyle başa çıkamazsın
go fight city hall expr. bürokrasiyle kapışamazsın
go fight city hall expr. bürokrasiyi aşamama
go fight city hall expr. bürokrasi engeline takılıp durma
no dog in this fight expr. birşeyin sonucuyla ilgilenmeyen ve sonucundan her halükarda etkilenmeyen
(you) can't fight city hall expr. bürokrasiyi yenmenin yolu yoktur
in the thick of the fight expr. mücadelenin en şiddetli zamanında
go fight city hall expr. bürokratik sistemle başa çıkamazsın
go fight city hall expr. bürokratik sistemin üstesinden gelemezsin
go fight city hall expr. bürokratik sistemle baş edemezsin
go fight city hall expr. bürokratik sistemle aşık atamazsın
go fight city hall expr. sabit politikacılara veya kurumlara meydan okumanın faydasızlığı/anlamsızlığı
Speaking
the fight that broke out over money i. alacak verecek meselesi yüzünden çıkan kavga
you can't fight city hall expr. bürokrasiyle başa çıkamazsın
a fight broke out in the bar expr. barda kavga çıktı
don't give up without a fight! expr. böyle hemen vazgeçme!
I got into a fight expr. bir kavgaya karıştım
you can't fight city hall expr. bürokrasiyi yenemezsin
don't give up without a fight! expr. böyle hemen pes etme
we are in for a fight expr. çattık belaya
we are in for a fight expr. çattık mı belaya
fight for your right expr. hakkın için mücadele et
I won't give up without a fight expr. hemen teslim olmayacağım
we fight for what is ours expr. kendimize ait olan şeyler için savaşırız
are you trying to start a fight? expr. kavga çıkarmaya mı çalışıyorsun?
where did you fight? expr. nerede savaştın
I won't give up without a fight expr. mücadele etmeden vazgeçmem/vazgeçmeyeceğim
we got in a fight expr. kavga ettik
where did you fight? expr. nerede savaştınız
it's not worth the fight expr. kavga etmeye değmez
don't fight expr. kavga etme
I don't want anyone to fight expr. kimsenin kavga etmesini istemiyorum
did she tell you we had a fight? expr. sana kavga ettiğimizi söyledi mi?
did he tell you we had a fight? expr. sana kavga ettiğimizi söyledi mi?
I won't give up without a fight expr. savaşmadan pes etmeyeceğim
Trade/Economic
fight the corruption f. yolsuzlukla mücadele etmek
fight inflation i. enflasyonla mücadele
fight against inflation i. enflasyonla mücadele
proxy fight i. (şirketin satın alınması veya birleşmesi sonrası ortaya çıkan) hissedarlar savaşı
Law
fight against organised crime i. örgütlü suçla mücadele
fight against organized crimes i. örgütlü suçlarla mücadele
law to fight terrorism i. terörle mücadele yasası
the law to fight terrorism i. terörle mücadele yasası
fight against illicit traffic of narcotics i. uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele
fight against corruption and bribery i. yolsuzluk ve rüşvetle mücadele
fight against corruption and bribery i. yolsuzluk ve rüşvet ile mücadele
Politics
fight against aids i. aıdsle mücadele
the global fund to fight aids, tuberculosis and malaria i. aids, tüberküloz ve sıtma ile mücadele küresel fonu
fight against fraud i. hile ile mücadele politikaları
fight for power i. iktidar kavgası
fight against racism and xenophobia i. ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı savaş
fight against money laundering i. kara paranın aklanmasıyla mücadele
fight against money laundering i. kara para aklamayla mücadele
fight against crime i. suçla mücadele
prevention of and fight against crime i. suçun önlenmesi ve suçla mücadele
fight against terrorism i. terörle mücadele
fight against terrorism i. terörizme karşı mücadele
policy to fight against terrorism i. terörle mücadele politikası
the fight for the throne i. taht kavgası
fight against drugs i. uyuşturucu ile mücadele politikası
fight against international organized crime i. uluslararası organize suçlara karşı savaş
fight against drugs i. uyuşturucuyla mücadele
faction fight [south africa] i. siyahi gruplar arasındaki kavga
programs to fight poverty yoksullukla mücadele edecek programlar
programs to fight poverty yoksullukla mücadele programları
Technical
sea fight i. deniz savaşı
fight filter i. ışık filtresi
Medical
fight against the disease f. hastalıkla mücadele etmek
the global fund to fight aids, tuberculosis and malaria i. aids, verem ve sıtma ile mücadele küresel fonu
Psychology
fight-or-flight response i. dövüş veya kaç tepkisi
flight or fight response i. kaç-kavga et tepkisi
fight-or-flight response i. kavga et-kaç tepkisi
Literature
my fight i. kavgam
Military
fire fight i. ateş muharebesi
street fight i. sokak çatışması
street fight i. sokak muharebesi
fight against terrorism i. terörizmle mücadele
Sport
fight to a finish f. sonuna kadar mücadele etmek
title fight i. müsabaka dövüşü
prize fight i. müsabaka dövüşü
fight songs i. tezahürat için söylenen şarkılar
Boxing
throw a fight f. maçı bilerek kaybetmek
throw a fight f. maçı satmak
Painting
top fight i. tepe ışığı
Cinema
fight scenes i. dövüş sahneleri
Slang
fight in armour [obsolete] [uk] f. kondom takmak
fight in armour [obsolete] [uk] f. kondomla korunmak
fight in armour [obsolete] [uk] f. kondomla sevişmek
fight in armour [obsolete] [uk] f. kondom kullanarak sevişmek
bun fight i. çay partisi
bun fight i. hararetli tartışma
bun fight i. hararetli kavga
handbag fight i. kız kavgası
handbag fight i. şiddetli olmayan kavga
fixed fight i. şikeli dövüş