conflict - Turco Inglés Diccionario

conflict

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

conflict — Definition

Significado:
çatışma, uyuşmazlık
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkɑːnflɪkt/ – BrE /ˈkɒnflɪkt/)
Categoría gramatical:
İsim: conflict (conflicts); Fiil: conflict (conflicts – conflicted – conflicting)
Sinónimo:
clash, dispute
Antónimos:
harmony

Significados de "conflict" en diccionario turco inglés : 52 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
conflict n. çekişme
The result would then be conflict and strife instead of constructive cooperation.
Sonuç ise yapıcı işbirliği yerine çatışma ve çekişme olacaktır.

More Sentences
conflict n. anlaşmazlık
Conflicts can be settled by way of dialogue, negotiation and consensus.
Anlaşmazlıklar diyalog, müzakere ve uzlaşma yoluyla çözülebilir.

More Sentences
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
conflict v. çekişmek
conflict v. anlaşmazlığa düşmek
General
conflict n. savaş
First, outside involvement in the conflict in Afghanistan can only prolong the fighting.
İlk olarak Afganistan'daki çatışmaya dışarıdan müdahil olmak sadece savaşı uzatabilir.

More Sentences
conflict n. çelişki
There is no conflict presented by the wording of this amendment.
Bu değişikliğin ifade ettiği herhangi bir çelişki yoktur.

More Sentences
conflict v. savaşmak
My whole group and I fought, therefore, against him, in particular during the Yugoslavian conflict.
Bu nedenle tüm grubum ve ben, özellikle Yugoslavya çatışması sırasında ona karşı savaştık.

More Sentences
conflict v. çatışmak
Rules always regulate conflicting interests.
Kurallar her zaman çatışan çıkarları düzenler.

More Sentences
Trade/Economic
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
conflict n. ihtilaf
We need incisive action to bring about resolution of this conflict.
Bu ihtilafın çözüme kavuşturulması için kararlı bir eyleme ihtiyacımız var.

More Sentences
Law
conflict n. anlaşmazlık
Conflicts can be settled by way of dialogue, negotiation and consensus.
Anlaşmazlıklar diyalog, müzakere ve uzlaşma yoluyla çözülebilir.

More Sentences
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
conflict n. ihtilaf
We need incisive action to bring about resolution of this conflict.
Bu ihtilafın çözüme kavuşturulması için kararlı bir eyleme ihtiyacımız var.

More Sentences
Politics
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
Technical
conflict v. çelişmek
This conflicts quite strongly with what the Commission is trying to do.
Bu, Komisyon'un yapmaya çalıştığı şeyle oldukça güçlü bir şekilde çelişmektedir.

More Sentences
Psychology
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
Military
conflict n. çatışma
We are also concerned that the present situation might degenerate into a regional conflict.
Ayrıca mevcut durumun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden de endişe duyuyoruz.

More Sentences
General
conflict n. mücadele etme
conflict n. çarpışma
conflict n. zıtlık
conflict n. mücadele
conflict n. harp
conflict n. aykırılık
conflict n. keşmekeş
conflict n. kavga
conflict n. mübayenet
conflict n. yasal anlaşmazlık
conflict n. çatışma (silahlı)
conflict n. zıtlaşma
conflict n. fikir ayrılığı
conflict n. çakışma
conflict n. uyuşmazlık
conflict v. bağdaşmamak
conflict v. zıtlaşmak
conflict v. tutmamak
conflict v. birisiyle ters düşmek
conflict v. anlaşmazlığa düşmek
conflict v. çakışmak
conflict v. ihtilafa düşmek
conflict v. uyuşmamak
Trade/Economic
conflict n. uyuşmazlık
conflict n. yasalar arası uyuşmazlık
Law
conflict n. çarpışma
conflict n. kavga
conflict n. münazaa
conflict n. mücadele
Technical
conflict n. çatışkı
conflict n. karmaşa
Medical
conflict n. konflik
Military
conflict n. uyuşmazlık
Ottoman Turkish
conflict n. tearuz

Significados de "conflict" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bring into conflict v. çatıştırmak
be in conflict v. çatışma halinde olmak
General
avoidance conflict n. kaçınma çatışması
conflict of judicial decisions n. adli kararlarda çatışma
conflict of generations n. kuşak çatışması
group identity conflict n. gruplar arası çatışma
culture conflict in literature n. edebiyatta kültür çatışması
social conflict n. sosyal çatışma
internal conflict n. iç çatışma
class conflict n. sınıf çatışması
conflict of interests n. menfaatlerin ihtilafı
interparental conflict n. aile içi geçimsizlik
motion pictures and the conflict n. sinema ve çatışma
conflict of judicial decisions n. adli kararlarda uyuşmazlık
organizational conflict n. örgütsel uyuşmazlık
marital conflict n. aile içi geçimsizlik
organizational conflict n. örgüt çatışması
conflict of law n. yasalar çatışması
conflict of interests n. çıkar çekişmesi
literature and the conflict n. edebiyat ve çatışma
conflict of laws n. kanuni ihtilaf
conflict of laws n. yasalar çatışması
vietnamese conflict n. vietnam savaşı
culture conflict n. kültür çatışması
severe conflict n. şiddetli geçimsizlik
conflict of laws n. kanunlar ihtilafı
marital conflict n. evlilik içi geçimsizlik
vietnamese conflict n. vietnam çatışması
conflict management n. çatışma yönetimi
class conflict n. sınıf mücadelesi
music and the conflict n. müzik ve çatışma
conflict management n. çatışmanın yönetimi
vertical conflict n. dikey çatışma
group identity conflict n. grup kimliği çatışması
interpersonal conflict n. kişilerarası çatışma
legal conflict n. yasal anlaşmazlık
personality conflict n. benlik çatışması
conflict of interest n. çıkar çatışması
cultural conflict n. kültürel çatışma
conflict situation n. ihtilaf durumu
high-conflict divorce n. şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma
conflict-disagreement-dispute between generations n. nesiller arası ihtilaf
organizational disagreement-conflict n. örgüt çatışması
organizational disagreement-conflict n. örgütsel uyuşmazlık
conflict resolution system n. uyuşmazlık çözüm sistemi
issue of conflict n. tartışma/çatışma konusu
conflict diamond n. savaş bölgelerinde çıkarılan ve savaş düzenini finanse etmekte kullanılan elmas
direct conflict n. doğrudan çatışma
conflict detection n. çatışma algılaması
conflict cycle n. uyuşmazlık çevrimi/döngüsü
conflict cycle n. çatışma döngüsü
conflict escalation n. ihtilafın/uyuşmazlığın artması
perpetual conflict n. ebedi çatışma
perpetual conflict n. ebedi uzlaşmazlık
a conflict in terms n. iki zıt anlamdaki sözcüğün bir araya gelerek farklı anlama gelen bir sözcük oluşturması
a conflict in terms n. iki zıt anlamdaki sözcüğün bir araya gelip oluşturdukları sözcük
philosophical conflict n. felsefi çatışma
external conflict n. harici çatışma
external conflict n. dış çatışma
violent conflict n. şiddetli çekişme
violent conflict n. şiddetli çatışma
territorial conflict n. bölgesel çatışma
conflict with v. ile uyuşmamak
conflict with v. ile çelişmek
conflict with v. çelişmek
conflict with v. ile çatışmak
conflict with one's interests v. çıkarlarına ters düşmek
be in conflict v. çatışmak
conflict one's interest v. çıkarlarına ters düşmek
conflict with the system v. düzenle çatışmak
create conflict v. zıtlık yaratmak
come into conflict with v. ters düşmek
be in conflict with v. ihtilafa düşmek
come into conflict v. ihtilafa düşmek
settle the conflict v. anlaşmazlığı gidermek
settle the conflict v. anlaşmazlığı çözüme kavuşturmak
be in a state of inner conflict v. iç çatışma içinde bulunmak
settle a conflict by peaceful means v. sulh yolu ile çözmek
settle a conflict by peaceful means v. sulh yoluyla çözmek
bring into conflict v. çatıştırmak
in conflict adj. uyuşmazlık içinde
conflict-ridden adj. çatışma/anlaşmazlık dolu
conflict-avoiding adj. çatışmadan kaçınan
in conflict with prep. ile uyuşmazlık içinde
Phrasals
conflict with (something) v. (bir şeyle) çakışmak
conflict with (something) v. (bir şeyle) çatışmak
conflict with (something) v. (bir şeyle) çelişmek
conflict with (something) v. (bir şeyle) uyuşmamak
Idioms
stand in stark conflict with v. -e tam bir tezat teşkil etmek
Trade/Economic
conflict of tax n. vergi ihtilafı
right conflict n. hak uyuşmazlığı
conflict theory n. çatışma teorisi
conflict of interests n. çıkar çelişkisi
vertical conflict n. düşey çatışma
no conflict n. çelişki olmaması
conflict of interests n. çıkarlar arasında çelişki bulunması
conflict of interest n. menfaat çatışması
industrial conflict n. işçi-işveren anlaşmazlığı
tax conflict n. vergi ihtilafı
channel conflict n. kanal anlaşmazlığı
work-family conflict n. iş aile çatışması
conflict of interest n. çıkar çatışması
channel conflict n. dağıtım kanalları çatışması
Law
affirmative conflict of venue n. yetkide icabı ihtilaf
affirmative conflict of venue n. olumlu yetki uyuşmazlığı
conflict of jurisdiction n. vazife uyuşmazlığı
conflict of judgment n. hüküm uyuşmazlığı
inaffirmative conflict of venue n. yetkide olumsuz uyuşmazlık
conflict of laws n. yasal anlaşmazlık
conflict of laws n. kanunlar arasındaki çatışma
conflict of laws n. kanuni ihtilaf
conflict of laws n. kanunlar arası çelişki
conflict of laws n. devletler özel hukuku
conflict of legal rules n. yasal kuralların çelişmesi
conflict of interest suit n. çıkar çatışması davası
conflict of interest suit n. çıkar davası
lengthy conflict between families n. aileler arasında uzun süredir süregelen anlaşmazlık
land conflict n. arazi anlaşmazlığı
conflict resolution n. uyuşmazlığın çözümü
conflict resolution n. uyuşmazlık çözümlenmesi
conflict of laws n. kanunlar ihtilafı
conflict of laws n. kanunlar ihtilafı
conflict of interest n. çıkar çatışması
armed conflict n. silahlı çatışma
conflict of treaties n. antlaşmaların çatışması
conflict of authority n. yetki çakışması
Politics
core of conflict n. çatışmanın özü
arab-israeli conflict n. arap-israil çatışması
low-intensity conflict n. düşük yoğunlukta çatışma
conflict-resolution diplomacy n. sorun çözücü diplomasi
high-intensity conflict n. yüksek yoğunlukta çatışma
mid-intensity conflict n. orta yoğunlukta çatışma
boundary conflict n. sınır anlaşmazlığı
boundary conflict n. hudut anlaşmazlığı
boundary conflict n. hudut ihtilafı
boundary conflict n. sınır ihtilafı
conflict of jurisdiction n. yargı yetkisi ihtilafı
theory of the conflict of statutes n. statülerin çatışması kuramı
post-conflict elections n. çatışma sonrası seçimler
conflict of religions n. dinler çatışması
post-conflict countries n. çatışma sonrası ülkeler
constitutional conflict n. anayasal uyuşmazlık
conflict diamond n. kanlı/kirli elmas
conflict diamond n. savaş elması
conflict-affected area n. çatışmalardan etkilenen bölge
frozen conflict n. dondurulmuş ihtilaf
frozen conflict n. donmuş ihtilaf
escalation of conflict n. çatışma tırmanışı
conflict prevention n. çatışmanın önlenmesi
inter-communal conflict n. toplumlararası çatışma