ezmek - Turco Inglés Diccionario

ezmek

Significados de "ezmek" en diccionario inglés turco : 129 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ezmek crush v.
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
General
ezmek squish v.
He squished the hat by sitting on it.
Şapkanın üzerine oturarak onu ezdi.

More Sentences
ezmek massacre v.
The local team massacred the favourite 6-0.
Bölge takımı favori kulübü 6-0 ile ezdi.

More Sentences
ezmek tread v.
Young women used to tread grapes to produce wine in this small town.
Bu küçük kasabada genç kadınlar şarap üretmek için üzüm eziyorlardı.

More Sentences
ezmek smash v.
Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Tom, saldırganın kafasını ezmek niyetiyle levyeyi kaldırdı.

More Sentences
ezmek run down v.
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
ezmek maul v.
They definitely mauled our team.
Bizim takımı kolayca ezdiler.

More Sentences
ezmek run v.
I didn't run Tom over.
Tom'u ezmedim.

More Sentences
ezmek press v.
Press the cans before throwing them in the recycling bin.
Kutuları geri dönüşüm kutusuna atmadan önce ezin.

More Sentences
ezmek run over v.
It was his car that ran over Lucy and her dog.
Lucy ve köpeğini ezen onun arabasıydı.

More Sentences
ezmek mash v.
Tom mashed the potatoes with a large fork.
Tom patatesleri büyük bir çatalla ezdi.

More Sentences
ezmek oppress v.
It is particularly serious when the laws are exploited to oppress people.
Yasalar insanları ezmek için kullanıldığında durum özellikle ciddileşmektedir.

More Sentences
ezmek crush v.
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
ezmek squash v.
The bread was squashed down by the tomatoes in the bag.
Poşetteki domatesler ekmeği ezmişti.

More Sentences
ezmek overpower v.
They overpowered him.
Onu ezdiler.

More Sentences
ezmek tread v.
Young women used to tread grapes to produce wine in this small town.
Bu küçük kasabada genç kadınlar şarap üretmek için üzüm eziyorlardı.

More Sentences
Phrasals
ezmek run down v.
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
ezmek run down v.
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
Technical
ezmek crush v.
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
ezmek squash v.
The bread was squashed down by the tomatoes in the bag.
Poşetteki domatesler ekmeği ezmişti.

More Sentences
Automotive
ezmek crush v.
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
General
ezmek squeeze v.
ezmek bray v.
ezmek quash v.
ezmek pound v.
ezmek flatten v.
ezmek stave in v.
ezmek stamp down v.
ezmek bow down v.
ezmek suppress v.
ezmek tread under foot v.
ezmek bruise v.
ezmek trample v.
ezmek comminute v.
ezmek steamroller v.
ezmek squelch v.
ezmek overwhelm v.
ezmek tyrannize v.
ezmek trample down v.
ezmek overbear v.
ezmek grind v.
ezmek stump v.
ezmek crush out v.
ezmek defeat v.
ezmek mangle v.
ezmek hold down v.
ezmek tyrannize over v.
ezmek scrunch v.
ezmek stamp v.
ezmek swat v.
ezmek jam v.
ezmek knock over v.
ezmek quell v.
ezmek weigh down v.
ezmek smear v.
ezmek crunch v.
ezmek tyrannise v.
ezmek domineer v.
ezmek override v.
ezmek bear down v.
ezmek pulverize v.
ezmek triturate v.
ezmek pulverise v.
ezmek smush v.
ezmek smoosh v.
ezmek champ v.
ezmek hold [scottish] v.
ezmek bash v.
ezmek bow v.
ezmek het [obsolete] v.
ezmek mow v.
ezmek mow v.
ezmek mudge [scotland] v.
ezmek mush (up) [dialect] v.
ezmek chomp v.
ezmek overcrow v.
ezmek overgo v.
ezmek overreach [obsolete] v.
ezmek overrun v.
ezmek overtop v.
ezmek overtread v.
ezmek overtrip v.
ezmek overween v.
ezmek roam v.
ezmek graunch [new zealand] v.
ezmek devastate v.
ezmek downweigh v.
ezmek crowd v.
ezmek pregravate [obsolete] v.
ezmek fortread [obsolete] v.
ezmek squab [dialect] [uk] v.
ezmek squat [obsolete] v.
ezmek frush v.
ezmek clobber v.
Phrasals
ezmek preach down v.
ezmek bear down v.
ezmek crunch down v.
ezmek crush up v.
ezmek crush down v.
ezmek crush someone or something down v.
ezmek mow down v.
ezmek put down v.
ezmek squash down v.
ezmek squash in v.
ezmek squash up v.
ezmek work over v.
ezmek back over v.
ezmek bruise up v.
ezmek crawl over v.
ezmek crush against v.
ezmek squeeze up v.
Colloquial
ezmek tromp v.
Idioms
ezmek tread on the neck of v.
ezmek break a butterfly on a wheel v.
Technical
ezmek liquidise v.
ezmek crash v.
ezmek pulverise v.
ezmek liquidize v.
ezmek pulverize v.
Computer
ezmek overwrite v.
Textile
ezmek mangle v.
Gastronomy
ezmek puré v.
Archaic
ezmek downbear v.
ezmek swaddle v.
Slang
ezmek break someone's balls v.
ezmek mill out v.
ezmek mangulate [australia] v.
ezmek scronch [dated] v.
Gastronomy
ezmek extrude v.

Significados de "ezmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 135 resultado(s)

Turco Inglés
General
çatırtı ile ezmek crunch v.
burmalarını ezmek (vidanın) strip v.
ayakla ezmek stomp on v.
ayakla ezmek step on v.
silindirle ezmek roll v.
ayakla ezmek trample on v.
ayakla ezmek stomp v.
ayakla ezmek trample down v.
vurup ezmek swat v.
araç ile ezmek run over v.
ayakla ezmek tread v.
ayakla ezmek trod out v.
spor yarışmasında ezmek swamp v.
ayak ile ezmek crush v.
ayakla ezmek trample over v.
parayı ezmek have money to burn v.
ayakla ezmek tread out v.
hızla vurup ezmek swat v.
başını ezmek stamp out v.
muhalefeti ezmek steamroller v.
yılanın başını küçükken ezmek nip in the bud v.
çekiçle ezmek peen v.
ezmek (arabayla) run over v.
birini ezmek, aşağılamak teabag v.
yumrukla ezmek nevel [scottish] v.
ızdırapla ezmek hold [scottish] v.
ağırlığıyla ezmek hang v.
(bir kimsenin) şapkasını kafasında ezmek bonnet v.
morartıp ezmek brake v.
sıkıntılar altında ezmek break v.
ön ayakların arasında sıkıştırarak kurbanı ezmek hug v.
yeniden ezmek re-tread v.
küçük parçalara ayırmak için ezmek mush v.
başka şeylerle karıştırmak için ezmek mush v.
ezici ile ezmek rice v.
ayakla ezmek clamp v.
yoksulluğun altında ezmek gripe v.
duygusuzluk ve vicdansızlıkla ezmek gripe v.
büyük bir güçle ezmek overlay [obsolete] v.
topyekün ezmek concertina v.
parçalanma sesiyle ezmek cranch v.
ayak ile ezmek pad v.
(havanda) birlikte döverek ezmek contuse v.
umursamazlıkla ezmek outscorn v.
(bir şeyi) ezmek squoosh v.
altında ezmek overwhelm v.
Phrasals
(parça parça) ezmek mash something up v.
birşey ile ezmek mash something with something v.
başını ezmek stomp out v.
üzerine basarak ezmek crunch down v.
(üzümleri, buğdayı) ayakla ezmek tread out v.
ağırlıkla ezmek weigh down v.
bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush (up) against someone or something v.
bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush something up (into something) v.
bir şeyi başka bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush someone or something to something v.
bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush something up (into something) v.
bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush something to something v.
bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek crush something into something v.
birini veya bir şeyi ezmek crush someone or something down v.
(birini veya bir şeyi) ezmek crush down v.
birini veya bir şeyi ezmek mow down v.
arka arka giderken (birini veya bir şeyi) ezmek back over (someone or something) v.
(bir şeyi) ezmek grind away at (someone or something) v.
(bir şeyle, araçla, arabayla) ezmek run over with (something) v.
bir şeyi ezmek squash something in v.
birini/bir şeyi paramparça edene kadar ezmek/çiğnemek trample someone or something to something v.
birini/bir şeyi bir duruma gelene kadar ezmek trample someone or something to something v.
birini/bir şeyi öldüresiye ezmek/çiğnemek trample someone or something to something v.
(birini bir şey) altında ezmek submerge (someone) in (something) v.
(bir şeyi) iyice ezmek mush (something) up v.
birini/bir şeyi ezmek squash someone or something up v.
tamamen ezmek mash up v.
(birini) ezmek stumble over (someone) v.
birini/bir şeyi ezmek squash up against someone or something v.
biriyle/bir şeyle ezmek squash up against someone or something v.
geri geri (bir şeyi) ezmek back onto (something) v.
geri geri giderken bir şeyi ezmek back onto someone or something v.
çarpıp/vurup ezmek bang in v.
vurup/çarpıp ezmek bash in v.
bir şeyi ezmek bash something in v.
vurarak ezmek beat down v.
bir şeyi vurarak ezmek beat something down v.
çıtır çıtır/kıtır kıtır ezmek chip up v.
bir şeyi ezmek crunch something down v.
bir şeyi çatır çatır ezmek crunch something down v.
(bir şeyi9 ezmek grind away (at something) v.
bir şeyi ezmek grind something up v.
ile ezmek mash with v.
karı ezmek pack out v.
vurarak ezmek pound away v.
-i ezmek squash up against v.
ile ezmek squash up against v.
(birini/bir şeyi) ezmek stomp on (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) ayağıyla ezmek stomp on (someone or something) v.
(birini bir şeyin) altında ezmek submerge (someone) under (something) v.
(birini bir şeyle) ezmek submerge (someone) under (something) v.
(birini/bir şeyi) ezmek trample on (someone or something) v.
(bir duruma gelene kadar) ezmek trample to v.
(birini/bir şeyi) ezmek trample over (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) ezmek trample upon (someone or something) v.
Phrases
sahipsiz/korumasız kişileri ezmek kolay it is easy to find a stick to beat a dog expr.
Colloquial
(bir şeyde) birini/bir şeyi ezmek have it (all) over someone or something (in something) v.
cırt diye ezmek squidge v.
Idioms
yılanın başını küçükken ezmek nip in the bud v.
yılanın başını küçükken ezmek strangle something at birth v.
birini ezmek hold one's nose to the grindstone v.
birbirini ezmek crawl (all) over each other v.
birini ezmek crowd the mourners [us] v.
birbirini ezmek crawl (all) over each other v.
(birinin) kafasını ezmek smash (one's) head in v.
bir şeyin başını ezmek knock something on the head [uk] v.
yılanın başını küçükken ezmek knock something on the head [uk] v.
(birinin) kafasını ezmek smash in (one's) head v.
birbirini ezmek crawl (all) over each other v.
(birini/bir şeyi) ezmek get the best of (someone or something) v.
yükü altında ezmek get on top of (one) v.
birini/bir şeyi ezmek get the better of somebody/something v.
(bir şeyin) başını ezmek knock (someone) on the head [uk] v.
yılanın başını küçükken ezmek knock (someone) on the head [uk] v.
Technical
çekiçle ezmek peen v.
buharla ezmek steamroll v.
çekiçle ezmek rivet v.
(sert bir aletle) vurup ezmek stamp v.
(cevheri) maden öğütme değirmeninde ezmek stamp v.
(hamur, demir, çelik) yeniden silindirle ezmek reroll v.
Gastronomy
sarımsak ezmek crush garlic v.
Agriculture
(toprağı) işlenmeye hazır şekilde ezmek tread v.
Sport
(yarışta rakibi) ezmek posterise v.
(yarışta rakibi) ezmek posterize v.
Slang
silindir gibi ezmek bust (someone's) balls v.
silindir gibi ezmek bust (someone's) stones v.
silindir gibi ezmek break (someone's) stones v.
silindir gibi ezmek break (someone's) balls v.
silindir gibi ezmek break someone’s balls v.
para ezmek waste money v.