crush - Turco Inglés Diccionario

crush

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crush — Definition

Significado:
ezmek, büyük hayranlık
Pronunciación (IPA):
(AmE /krʌʃ/ – BrE /krʌʃ/)
Categoría gramatical:
İsim: crush (crushes); Fiil: crush (crushes – crushed – crushing)
Sinónimo:
compress, adore
Antónimos:
release, disregard

Significados de "crush" en diccionario turco inglés : 73 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
crush v. ezmek
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
crush n. ezilme
General
crush n. izdiham
There was such a crush in the auditorium that we couldn't even get in.
Konferans salonunda öyle bir izdiham vardı ki içeri bile giremedik.

More Sentences
crush n. tutku
He has a crush on this girl.
Bu kıza tutkusu var.

More Sentences
crush n. aşk
Jack says his celebrity crush is Selena Gomez.
Jack, ünlü aşkının Selena Gomez olduğunu söylüyor.

More Sentences
crush n. hoşlanma
She had a huge crush on him in high school.
Lisedeyken ondan çok hoşlanıyormuş.

More Sentences
crush n. hoşlanılan kişi
He was excited to receive a text from his crush.
Hoşlandığı kişiden mesaj alınca çok heyecanlandı.

More Sentences
crush v. öğütmek
Crush the spices and add to the mixture.
Baharatları öğütün ve karışıma ekleyin.

More Sentences
crush v. ezmek
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
crush v. bastırmak
On 4 November Russian tanks entered Budapest to crush the uprising.
4 Kasım'da Rus tankları ayaklanmayı bastırmak için Budapeşte'ye girdi.

More Sentences
crush v. yıkılmak
She was crushed by the bad news.
Kötü haberle yıkıldı.

More Sentences
Technical
crush v. ezmek
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
Automotive
crush v. ezmek
He stepped on the can and crushed it.
Kutuya bastı ve ezdi.

More Sentences
General
crush n. meyve suyu
crush n. ezik
crush n. düşkünlük
crush n. sıkma
crush n. kalabalık
crush n. sıkma meyve suyu
crush n. ezilme
crush n. sıkıştırılmış ürün miktarı
crush n. yağ çıkarılması için sıkıştırılan pamuk çekirdeği miktarı
crush n. büyük davet
crush n. büyük parti
crush n. hoşlantı
crush n. hoşlanılan kimse
crush n. (avustralya'da) tek taraftan daralan çitli yol
crush v. basmak
crush v. buruşmak
crush v. sıkmak
crush v. araç ile çiğnemek
crush v. ezilmek
crush v. hurdahaş etmek
crush v. zulmetmek
crush v. parçalanmak
crush v. ayak ile ezmek
crush v. itişmek
crush v. kırılmak
crush v. çiğnemek
crush v. kahretmek
crush v. gadretmek
crush v. sıkıştırmak
crush v. kırmak
crush v. buruşturmak
crush v. ufalamak
crush v. eziyet etmek
crush v. birbirine bastırmak
crush v. sıkıca kucaklamak
crush v. sarmalamak
crush v. akın etmek
crush v. kalabalık yaratmak
crush v. izdiham yaratmak
crush N. büyük hayranlık
Colloquial
crush n. manita
crush n. manit
crush n. flört
Technical
crush n. baskı
crush n. çukurcukluluk
crush n. ezme
crush v. sıkıştırmak
crush v. (işlenen kağıda) baskı silindiri ile normalden fazla basınç uygulamak
crush v. tanelerini düzleştirmek
crush v. pürüzlerini almak
crush v. (aşındırma çarkını) biçimlendirmek
crush v. (aşındırma çarkını) işlemek
Construction
crush v. kırmak
crush v. ufalamak
Automotive
crush n. sıkıştırma gücü
Sport
crush v. kesin olarak yenmek
crush v. net galibiyet almak
Archaic
crush v. içmek
crush v. kafaya dikmek
crush v. bitirmek

Significados de "crush" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
crush barrier n. bariyer
crush barrier n. barikat
childhood crush n. çocukluk aşkı
teenage crush n. ergenlik dönemi aşkı
crush barrier n. geçici metal barikat
celebrity crush n. bir ünlüye duyulan aşk
celebrity crush n. aşık olunan ünlü
celebrity crush n. ünlülere hayranlık/aşk besleme
crush [australia] n. ham şeker elde edilmesi için kamışın sıkıştırılması
crush hat n. bükülüp katlanabilen şapka
crush [obsolete] n. sıyrık
crush depth n. ezilme derinliği
crush hat n. yumuşak dokulu şapka
crush [obsolete] n. çürük
crush [obsolete] n. çarpışma sesi
crush [obsolete] n. şangırtı
crush hat n. silindir şapka
crush [obsolete] n. kırılma sesi
crush [obsolete] n. ezik
have a crush on v. vurulmak
crush out v. ezmek
have a crush on someone v. birisine aşık olmak
have a crush on v. birine vurulmak
have a crush on somebody v. tutulmak
have a crush on v. aşık olmak
have a crush on v. birine çarpılmak
have a crush on v. birisine çarpılmak
have a crush on v. birisine vurulmak
have a crush on someone v. birine tutulmuş olmak
have a crush on someone v. birine abayı yakmış olmak
crush into powder v. toz haline getirmek
crush out v. ezerek ortadan kaldırmak
crush out v. ezerek yok etmek
crush-resistant adj. kırışmaya dayanıklı
crush-resistant adj. kolayca kırışmaz
Phrasals
crush out v. suyunu sıkmak
crush out v. bastırmak
crush out v. tamamen yok etmek
crush down v. aşağı itmek
crush in v. içeri doğru itmek
crush (someone or something) into (something) v. parça parça etmek
crush in v. çökertmek
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) çok yüklenmek
crush something up (into something) v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something to something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something up (into something) v. toz haline getirmek
crush something into something v. öğütmek
crush something up (into something) v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something to something v. parça parça etmek
crush something to something v. öğütmek
crush someone or something to something v. bir insanı ya da bir şeye bir şeye sıkıştırmak
crush (up) against (someone or something) v. (birinin ya da bir şeyin) üstüne yıkılmak
crush something in v. içeriye doğru bastırmak
crush down v. aşağı basmak
crush up v. ezmek
crush something up (into something) v. parça parça etmek
crush (up) against someone or something v. öğütmek
crush something into something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something into something v. ufalamak
crush down v. bastırmak
crush someone or something to something v. birini ezerek öldürmek
crush (someone or something) to (something) v. parça parça etmek
crush (someone or something) to (something) v. tuz buz etmek
crush something up (into something) v. ufalamak
crush (someone or something) to (something) v. (bir şeyi başka bir şey olarak) parçalamak
crush (someone or something) into (something) v. (bir şeyi başka bir şey olarak) parçalamak
crush something up (into something) v. ufalamak
crush (someone or something) into (something) v. ufalamak
crush down v. aşağı doğru bastırmak
crush someone or something to something v. bir şeyi başka bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something up (into something) v. öğütmek
crush up v. toz haline getirmek
crush (up) against someone or something v. toz haline getirmek
crush something in v. içeriye doğru zorlamak
crush something to something v. ufalamak
crush something up (into something) v. öğütmek
crush something into something v. parça parça etmek
crush up v. ufalamak
crush (up) against someone or something v. ufalamak
crush (up) against someone or something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something up (into something) v. parça parça etmek
crush (someone or something) to (something) v. ufalamak
crush something in v. içeri göçertmek
crush in v. göçertmek
crush something to something v. toz haline getirmek
crush something into something v. toz haline getirmek
crush (up) against someone or something v. parça parça etmek
crush (someone or something) into (something) v. tuz buz etmek
crush something up (into something) v. toz haline getirmek
crush down v. (birini veya bir şeyi) etkisiz hale getirmek
crush down v. (birini veya bir şeyi) ezmek
crush down v. (birine veya bir şeye) boyun eğdirmek
crush down v. (birini veya bir şeyi) baskılamak
crush down v. (birini veya bir şeyi) baskı altına almak
crush someone or something down v. sıkıştırmak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi baskı altına almak
crush someone or something down v. birine veya bir şeye boyun eğdirmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi baskılamak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi etkisiz hale getirmek
crush someone or something down v. ezmek
crush down v. sıkıştırmak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi sindirmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi bastırmak
crush down v. bastırıp küçültmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi ezmek
crush someone or something down v. bastırıp küçültmek
crush down v. (birini veya bir şeyi) sindirmek
crush down v. (birini veya bir şeyi) bastırmak
crush down v. ezmek
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) doğru yüklenmek
crush (up) against someone or something v. birine ya da bir şeye doğru yığılmak
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) doğru yığılmak
crush (up) against someone or something v. birine ya da bir şeye doğru yüklenmek
crush on v. -e vurulmak
crush against v. çok yüklenmek
crush to v. ufalamak
crush to v. un ufak etmek
crush against v. üstüne yıkılmak
crush to v. tuz buz etmek
crush against v. öğütmek
crush to v. ezerek öldürmek
crush out of v. ezip suyunu çıkarmak
crush (something) out of (something) v. (bir şeyi) ezip/sıkıp suyunu çıkarmak
crush on v. '-e abayı yakmak
crush to v. öğütmek
crush to v. toz haline getirmek
crush on v. '-e aşık olmak
crush to v. parça parça etmek
crush (something) out of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sıkıştırmak/ezmek
crush on v. '-e çarpılmak
crush out of v. suyunu sıkmak
crush out of v. un ufak etmek
crush against v. ezmek
crush to v. '-e sıkıştırmak
Colloquial
my crush n. sevgili
my crush n. aşkım
first crush n. ilk aşk
girl crush n. bir kıza tutulmak
woman crush wednesday n. beğenilen kadın
girl crush n. kadın aşkı
man crush monday n. pazartesi erkeği
girl crush n. bir kadının başka bir kadına duyduğu hayranlık ya da ilgi
girl crush n. bir kadının tutulduğu kadın
girl crush n. bir kadının beğendiği/aşık olunan kadın
woman crush wednesday n. çarşamba günü kadını
girl crush n. bir kıza vurulmak
man crush monday n. beğenilen erkek
woman crush wednesday n. beğenilen kadın için kullanılan sosyal medya etiketi
man crush monday n. beğenilen erkek için kullanılan sosyal medya etiketi
mcm (man crush monday) n. pazartesi yakışıklısı