faul - Turco Inglés Diccionario

faul

Significados de "faul" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
faul foul n.
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
Automotive
faul foul n.
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
Sport
faul foul n.
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
General
faul foul play n.
Sport
faul rough stuff n.
Baseball
faul balk n.
faul baulk n.
British Slang
faul bish n.

Significados de "faul" con otros términos en diccionario inglés turco: 121 resultado(s)

Turco Inglés
General
faul yapan kimse fouler n.
bowling faul çizgisi foul line n.
bireysel faul personal n.
faul yapmak foul v.
faul olmak foul v.
faul bölgesine foul adv.
faul çizgisine doğru foul adv.
faul olarak foul adv.
Phrasals
basketbolda faul alanında dışarı çıkacak olan topa havada vurup rakip oyuncunun eline geçirmek foul out v.
basketbolda faul hakkını doldurup oyundan atılmak foul out v.
Colloquial
faul çizgisinin dışında vurulan top foul ball n.
faul vuruş foul ball n.
sürekli faul yapan futbolcu clogger [uk] n.
Idioms
çok faul yaptığından dolayı oyundan atılmak foul out of something v.
Sport
faul atışı foul shot n.
faul çizgisi foul line n.
savunma alanında yapılan faul back court foul n.
kasıtlı faul intentional foul n.
kasıtlı faul major foul n.
hücum faul offensive foul n.
kasti faul major foul n.
kasıtsız faul unintentional foul n.
teknik faul technique foul n.
faul kuralları foul rules n.
rakibe faul aldırmak için kendini atmayı adet haline getirmiş sporcu flopper n.
sportmenliğe aykırı faul unsportsmanlike foul n.
badmintonda bir faul türü throw n.
bowlingde topun yuvarlandığı faul çizgisinin ardında kalan alan approach n.
(rugby'de) oyuncunun topu ileri sürmesiyle yapılan faul knock-on n.
(rugbyde) el veya kol ile topu ileri sürerek yapılan faul knock-on n.
bovling faul çizgisi bowling crease n.
(pas veren oyuncu veya vurucuya karşı işlenen) faul roughing n.
top atan oyuncunun faul çizgisinin gerisinde sahip olduğu net boşluk run n.
oyuncunun topu attığı faul çizgisinin gerisindeki alan runway n.
savunma oyuncusunun hücum çizgisinin arkasından hücum oyuncusunu engellediği faul clipping n.
beyaz topun bir diğer topa vurarak deliğe girmesine yol açan faul vuruşu in-off n.
faul vuruşu in-off n.
topun üzerinden atlayarak rakibe tekme atılan faul over the top n.
faul çizgisi dışına giden top foul ball n.
raketin badminton topuna yandan temasıyla yapılan faul sling n.
topsuz alanda faul yapmak commit an off-the-ball foul v.
hücumdayken faul yapmak charge v.
faul veya penaltı cezası vermek assess v.
faul vermekten kaçınmak uncall v.
(rugby'de) topu ileri sürerek faul yapmak knock on v.
(futbol ve ragbide) başka bir oyuncunun bacağına vurarak faul yapmak hack down v.
(özellikle ragbide) rakip oyuncunun bacağına vurarak faul yapmak hack v.
(bowling topunu) faul çizgisinin dışına düşecek şekilde atmak loft v.
faul yapmak rough v.
golfte sopayı yere çarptırarak faul yapmak sclaff v.
(birine) faul yapmak foul v.
faul limitini doldurup oyundan atılmak foul out v.
faul yapmak fumble v.
Basketball
iki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması double foul n.
savunmacının zıplayan hücumcunun altına girerek yaptığı faul submarining n.
faul yapılanın avantajının kaybolmaması nedeniyle çalınmayan faul avantaj kuralı free foul n.
iterek yapılan faul pushing foul n.
şahsi faul personal foul n.
faul limitini doldurup oyundan çıkarılan oyuncu disqualified player n.
teknik faul technical foul n.
faul atışı çizgisi (kolay sayı yapıldığı için) charity line n.
sportmenlik dışı faul unsportsmanlike foul n.
çok sert faul yapan oyuncu hatchet man n.
hücum faul offensive foul n.
top hiçbir takımın kontrolünde değilken yapılan faul loose-ball foul n.
top oyunda değilken yapılan faul dead-ball foul n.
hücumdayken yapılan faul player-control foul n.
topsuz alanda yapılan faul off-the-ball foul n.
hücum faul charging n.
faul yapan oyuncu butcher n.
takımın bir periyotta dört faul limitini aşması penalty situation n.
takımın bir periyotta dört faul limitini aşması over the limit n.
topsuz alanda hücum faul off-the-ball offensive foul n.
diskalifiye edici faul disqualifying foul n.
sportmenlik dışı faul flagrant foul n.
basket faul basket-plus-foul n.
basket faul hoop and harm n.
basketbolda hücum faul alma denemesi take charge n.
sportmenlik dışı davranıştan veya oyunun gecikmesinden ötürü verilen, genellikle fiziksel temas içermeyen faul technical foul n.
sportmenlik dışı davranıştan veya oyunun gecikmesinden ötürü verilen, genellikle fiziksel temas içermeyen faul technical n.
teknik faul technical n.
faul atışı charity throw n.
faul atışı charity toss n.
faul atışı charity shot n.
sahanın her iki ucunda saha çizgisi ve faul çizgisi arasındaki alan key n.
faul atışı/serbest atış one and one n.
faul atışı penalty free throw n.
oyuncunun rakibiyle gereksiz veya aşırı temas kurması sebebiyle verilen faul flagrant foul n.
faul atışı foul n.
faul hakkını doldurarak oyundan alınma foul out n.
rakibin koluna vurarak faul yapmak hack v.
basketbol maçında faul yapmak foul v.
Football
rakip futbolcuya sarılmak suretiyle yapılan faul foul by holding n.
kasti faul intentional foul n.
kasti faul deliberate foul n.
kasıtlı faul deliberate foul n.
kasten faul deliberate foul n.
kasten faul intentional foul n.
kasıtlı faul intentional foul n.
faul sayısı fouls committed n.
hakem tarafından verilmemiş faul veya penaltı noncall n.
oyuncunun faul yaptığını belirtmek için gösterilen bir kart yellow-card n.
Baseball
faul topu foul ball n.
atıcının yaptığı faul bauk n.
faul çizgisi dışına yapılan atış foul out n.
faul çizgileri foul ball lines n.
faul çizgisine gönderilen ıska atış foul strike n.
topu faul çizgisi dışına gönderme foul out n.
(beyzbolda) faul vuruşu foul n.
faul bölgesine düşen top foul n.
ikiden az ıska ile gerçekleştirilen faul atışı strike n.
yumuşak faul vuruşu strike n.
faul yapmak balk v.
faul yapmak baulk v.
(topu) faul çizgisi dışına göndermek foul v.
topu faul çizgisi dışına atmak foul v.
topu faul çizgisi dışına göndermek foul out v.
faul çizgileri arasında kalan (saha) fair adj.
faul çizgisinin dışında olan foul adj.
faul çizgisi dışına doğru foul adv.
Slang
(futbolda) rakibe faul yapmak clog v.