mesafeli - Turco Inglés Diccionario

mesafeli

Significados de "mesafeli" en diccionario inglés turco : 36 resultado(s)

Turco Inglés
General
mesafeli remote adj.
I wish I had a close relationship with my sister, but she is a remote woman.
Kız kardeşimle yakın bir ilişkim olsun isterdim ama o mesafeli bir kadın.

More Sentences
mesafeli distant adj.
He sounded very cold and distant on the phone.
Telefonda sesi çok soğuk ve mesafeli geliyordu.

More Sentences
mesafeli distanced adj.
It is obvious that this self-handling by on-board personnel is going to function with short distance transport.
Gemideki personel tarafından kendi kendine elleçlemenin kısa mesafeli taşımacılıkta işlev göreceği açıktır.

More Sentences
mesafeli taciturn adj.
She is taciturn and melancholic.
O mesafeli ve melankolik.

More Sentences
mesafeli uncompanionable adj.
mesafeli frosty adj.
mesafeli widely spaced adj.
mesafeli offish adj.
mesafeli inapproachable adj.
mesafeli detached adj.
mesafeli standoffish adj.
mesafeli touch-me-not-ish adj.
mesafeli hands-off adj.
mesafeli hygienic adj.
mesafeli obscure adj.
mesafeli buttoned-up adj.
mesafeli chill adj.
mesafeli clammy adj.
mesafeli distantial [obsolete] adj.
mesafeli infrequent adj.
mesafeli dry [dialect] adj.
mesafeli foul [dialect] [uk] adj.
mesafeli squeamish [obsolete] adj.
mesafeli squeamous adj.
mesafeli squeasy adj.
mesafeli standoff adj.
mesafeli stand-off adj.
mesafeli stocky adj.
mesafeli strange adj.
mesafeli unapproachable adj.
mesafeli straightlaced [obsolete] adj.
mesafeli straitlaced [obsolete] adj.
mesafeli chilly adj.
mesafeli aloof adj.
Colloquial
mesafeli odd bod adj.
Idioms
mesafeli cold as ice adj.

Significados de "mesafeli" con otros términos en diccionario inglés turco: 129 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzun mesafeli long distance n.
kısa mesafeli yarış arabası dragster n.
mesafeli davranma distantiation n.
kısa mesafeli bir araba yarışı drag race n.
kısa mesafeli koşu dash n.
kısa mesafeli araba yarışı drag race n.
uzun mesafeli ok atışı turtle-back shooting n.
mesafeli ve anlayışsız olma eğilimi withdrawnness n.
mesafeli ve anlayışsız olma eğilimi standoffishness n.
mesafeli satış sözleşmesi distance sales agreement n.
mesafeli satış sözleşmesi distance sales contract n.
aynadan yansıyan güneş ışınlarıyla uzun mesafeli gözlemler yapmak için jeodezik ölçümde kullanılan bir alet heliotrope n.
mesafeli olma ice n.
mesafeli tavır iciness n.
mesafeli kimse oyster n.
uzun mesafeli dövüşme outfighting n.
mesafeli davranmak keep somebody at a distance v.
biriyle samimi olmamak için ona çok mesafeli davranmak keep someone at arm's length v.
mesafeli davranmak hold oneself at a distance v.
mesafeli davranmak keep oneself apart v.
mesafeli durmak remain distant v.
mesafeli durmak stand aloof from v.
mesafeli durmak remain aloof v.
mesafeli durmak stand by v.
mesafeli olmak standoff v.
mesafeli (kimse) distant adj.
uzun mesafeli long-distance adj.
mesafeli (davranış) reserved adj.
alışılmadık derecede uzun süreli ve mesafeli olan marathonic adj.
alışılmadık derecede uzun süreli ve mesafeli olan marathon adj.
alışılmadık derecede uzun süreli ve mesafeli olan marathonian adj.
(tavır) mesafeli icy adj.
yeniliklere karşı mesafeli cozy adj.
eşit mesafeli parallel adj.
kısa mesafeli short-haul adj.
(buz hokeyinde) sert ve genellikle uzun mesafeli atış slap-bang adj.
mesafeli duran pussyfooting adj.
fazla mesafeli statuesque adj.
mesafeli bir şekilde cagily adv.
mesafeli bir şekilde frostily adv.
mesafeli bir şekilde discreetly adv.
mesafeli biçimde coldly adv.
mesafeli tutum cold N.
Phrasals
mesafeli olmak stand off v.
(biriyle/bir şeyle) mesafeli durmak keep away (from someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) mesafeli durdurmak keep away (from someone or something) v.
Phrases
mesafeli olarak at (...) intervals expr.
Colloquial
teknolojiye mesafeli tech-shy adj.
teknolojiye mesafeli tech-shy adj.
Idioms
mesafeli durma pussyfooting n.
mesafeli davranmak hold somebody at arm's length v.
mesafeli davranmak keep at arm's length v.
mesafeli davranmak hold at arm's length v.
mesafeli davranmak keep somebody at arm's length v.
(birine) mesafeli davranmak hold (one) at arm's length v.
(birine) mesafeli davranmak hold (one) at a distance v.
(biriyle) samimi olmamak için ona mesafeli davranmak keep (one) at arm's length v.
(birine/bir şeye) mesafeli davranmak keep at arm's length from (someone or something) v.
(birine/bir şeye) mesafeli davranmak keep (someone or something) at arm's length v.
mesafeli davranmak keep distance v.
(birine/bir şeye) mesafeli davranmak keep (someone or something) at a distance v.
mesafeli davranmak keep at a distance v.
mesafeli bir şekilde close to the vest [us] adv.
Trade/Economic
uzak mesafeli telefon konuşması long distance call n.
mesafeli satış distant sales n.
mesafeli satış sözleşmesi distance selling contract n.
mesafeli satış distance selling n.
Law
mesafeli sözleşme distance contract n.
Technical
orta mesafeli balistik füze intermediate range ballistic missile n.
uzun mesafeli gözlem dürbünü spotting scope n.
azimutal eşit mesafeli projeksiyon azimuthal equidistant projection n.
orta mesafeli koruma alanı medium-range protection zone n.
tahsisli kısa mesafeli haberleşme dedicated short-range communication n.
uygun bir ana hattı seçen ve uzak mesafeli telefon konuşmaları için gerekli bağlantıları yapan santrale bağlı cihaz marker n.
bir tür uzak mesafeli mikrofon shotgun microphone n.
24 mil mesafeli enleme ait paralel dizisi correction line n.
uzun mesafeli longdistance adj.
Telecom
orta mesafeli güç istasyonu mid-range power station n.
kısa mesafeli küçük el telsizi handie talkie n.
uzun mesafeli teleks şebekesine erişim sağlayan ön numara prefix giving access to the long-distance telex network n.
sayısal kısa mesafeli telsiz digital short range radio n.
kısa mesafeli verici ve alıcılar short range transmitters and receivers n.
kısa mesafeli cihazlar short range devices n.
haberleşme uydularına ve diğer uzun mesafeli araçlara erişim sağlayan bölgesel telekomünikasyon ağı teleport n.
uzak mesafeli telefon görüşmesi ile ilgili long-distance adj.
uzun mesafeli telefon görüşmesine ait long-distance adj.
uzak mesafeli telefon üzerinden long-distance adv.
uzak mesafeli telefon ile long-distance adv.
Automotive
kısa dingil mesafeli bir tür motorlu kamyon bobtail n.
harmanlanmış yakıtla çalışan kısa mesafeli yarış arabası fueler n.
Transportation
uzun mesafeli seyahat için tasarlanmış araba traveling carriage n.
uzun mesafeli taşımacılığa dahil olan long-haul adj.
Aeronautic
azimutal eşit mesafeli projeksiyon çizelgesi azimuthal equidistant chart n.
kısa mesafeli ve ucuz bir havayolu servisi air shuttle n.
Marine
kısa mesafeli deniz taşımacılığı short sea shipping n.
Medical
uzun mesafeli uçak seyahatinden sonra rahatsızlık hisseden kimse jet-lagged n.
uzun mesafeli uçak seyahatinden sonra rahatsızlık hisseden jetlagged adj.
Optics
ışık ışınlarını yoğunlaştırmak için kullanılan kısa odak mesafeli bir tür mercek bull's-eye condenser n.
Math
her yeri eşit mesafeli (eğri) parallel adj.
her yeri eşit mesafeli eğrileri gösteren parallel adj.
Physics
atomik spektral yapıların tek bir dalga boyu çevresindeki yakın mesafeli gruplara ayrılması fine structure n.
Chemistry
kristalin uzun mesafeli bozukluğunun ölçüsü mosaicity n.
Environment
kısa mesafeli koruma alanı short distance preservation area n.
Meteorology
avrupa orta mesafeli hava tahminleri merkezi the european centre for medium-range weather forecasts n.
Military
uzak mesafeli muharebe güçlü keşif kolu vazifesi long-range combat mission n.
uzun mesafeli nakliyat line haul n.
uzak mesafeli atış long range firing n.
uzak mesafeli keşif kolu vazifesi long-range patrol mission n.
uzak mesafeli atışlar long-range fires n.
mesafeli ilişki arms length relationship n.
kısa mesafeli nakliyat local haul n.
Sport
uzun mesafeli yürüme yarışı race walking n.
uzun mesafeli yürüme yarışı racewalking n.
orta mesafeli atışlarda kullanılan demir golf sopası two iron n.
orta mesafeli atışlarda kullanılan demir golf sopası midiron n.
orta mesafeli atışlarda kullanılan demir golf sopası number two iron n.
atın sırayla atlayacağı şekilde mesafeli yerleştirilmiş ikili engel double jump n.
orta mesafeli atış için kullanılan golf sopası five iron n.
(buz hokeyinde) sert ve genellikle uzun mesafeli atış slap shot n.
orta mesafeli distance adj.
uzun mesafeli distance adj.
Basketball
uzak mesafeli şutu gömmek bury v.
orta mesafeli şutu gömmek drain v.
Boxing
mesafeli vuruş outfighting n.
Music
beş diyatonik gam mesafeli iki notalık akor sixth n.
(müzik perdesinde) eş mesafeli parallel adj.
Star Wars
ilk düzen kısa-mesafeli tahliye aracı first order short-range evacuation vehicle n.
frommon uzun mesafeli çok amaçlı nakliye frommon longhaul all-purpose transport n.
mu-2 uzun mesafeli mekik mu-2 long range shuttle n.