cozy - Turco Inglés Diccionario

cozy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cozy — Definition

Significado:
sıcacık, rahat, samimi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkoʊzi/ – BrE /ˈkəʊzi/)
Categoría gramatical:
Sıfat: cozy (cozier – coziest)
Sinónimo:
snug, comfortable
Antónimos:
chilly, uncomfortable

Significados de "cozy" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
General
cozy adj. samimi
The teacher was suspended for being too cozy with the students.
Öğretmen, öğrencileriyle fazla samimi olduğu için işinden uzaklaştırıldı.

More Sentences
cozy adj. sıcacık
The room had a nice cozy feel.
Odanın sıcacık bir havası vardı.

More Sentences
cozy adj. rahat
We stayed in a cozy cabin in the woods for the night.
Geceyi ormanın içinde rahat bir kulübede geçirdik.

More Sentences
cozy adj. konforlu
Smart, secure and cozy solutions for buildings!
Binalar için akıllı, güvenli ve konforlu çözümler!

More Sentences
cozy adj. keyifli
We had a cozy chat with the bartender.
Barmenle keyifli bir muhabbete daldık.

More Sentences
Colloquial
cozy v. yakınlaşmaya çalışmak
They are trying to cozy up to imperialist forces in order to achieve their political aims.
Siyasi amaçlarına ulaşmak için emperyalist güçlerle yakınlaşmaya çalışıyorlar.

More Sentences
General
cozy n. çaydanlık örtüsü
cozy n. kılıf
cozy n. örtü
cozy n. çaydanlık kılıfı
cozy n. elde tutulan içeceği soğuk tutan yumuşak yapıdaki silindirik kap
cozy v. kendini rahat ettirmek
cozy adj. hoş
cozy adj. sıcak
cozy adj. ev gibi
cozy adj. kuytu
cozy adj. hoşsohbet
cozy adj. ihtiyatlı
cozy adj. tedbirli
cozy adj. yeniliklere karşı mesafeli
cozy adv. gözünü kulağını açık tutarak
cozy adv. temkini elden bırakmadan
Colloquial
cozy v. kendini sevdirmek
cozy v. daha sıcak ve samimi göstermek

Significados de "cozy" con otros términos en diccionario inglés turco: 28 resultado(s)

Inglés Turco
General
tea cozy n. çaydanlık örtüsü
tea cozy n. çaydanlık kılıfı
cozy (up) v. daha rahat ve sıcak bir hale getirmek
Phrasals
cozy up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) yaranmaya çalışmak
cozy up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) sokulmak
cozy up (to someone or something) v. fayda sağlamak amacıyla (birine/bir şeye) yakınlık göstermek
cozy up v. yaranmaya çalışmak
cozy up v. sokulmak
cozy up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru kıvrılıp yatmak
cozy up (to someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) sıkı fıkı olmaya çalışmak
cozy up v. samimi davranmak
cozy up v. sıkı fıkı olmaya çalışmak
cozy up (to someone or something) v. (birine/bir şeye) samimi davranmak
cozy up v. fayda sağlamak amacıyla yakınlık göstermek
cozy up [us] v. (biriyle) yakınlaşmak istemek
cozy up [us] v. (birine) sokulmak
cozy up [us] v. (birine) sırnaşmak
cozy up [us] v. (birine) kendini sevdirmeye çalışmak
cozy along [us] v. (birini) sahte sözlerle yatıştırmak
cozy up [us] v. (birine) sarılmak
Colloquial
cozy home environment n. sıcak ev ortamı
cozy home atmosphere n. sıcak ev ortamı
cozy up to (someone) v. bir kişiden görülecek bir fayda için birine samimi davranmak
Idioms
cozy up to (someone) v. samimileşmek
cozy up to someone v. biriyle sıkı fıkı olmak
cozy up to v. birisine fayda sağlamak amacıyla yakınlık göstermek
play it cozy v. gözünü kulağını açık tutmak
play it cozy v. temkinli hareket etmek