bilgilendirmek - Turco Inglés Diccionario

bilgilendirmek

Significados de "bilgilendirmek" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bilgilendirmek inform v.
Mr Heaton-Harris has just asked what the Commission is considering doing about informing the law-enforcement services.
Sayın Heaton-Harris, Komisyonun kolluk kuvvetlerini bilgilendirme konusunda ne yapmayı düşündüğünü sordu.

More Sentences
General
bilgilendirmek inform of v.
The population will subsequently need to be informed of what would come under noise pollution.
Daha sonra halkın gürültü kirliliği kapsamına nelerin gireceği konusunda bilgilendirilmesi gerekecektir.

More Sentences
bilgilendirmek brief v.
I and members of my core team also briefed heads of mission in Islamabad on a weekly basis.
Ben ve çekirdek ekibimin üyeleri ayrıca İslamabad'daki misyon şeflerini haftalık olarak bilgilendirdik.

More Sentences
bilgilendirmek advise v.
Keep me advised.
Beni bilgilendirmeye devam et.

More Sentences
bilgilendirmek update v.
We will update you on the situation of your shipment.
Sevkiyatınızın durumu hakkında sizi bilgilendireceğiz.

More Sentences
bilgilendirmek acquaint with v.
bilgilendirmek acquaint somebody with something v.
bilgilendirmek enlighten v.
bilgilendirmek catch up v.
bilgilendirmek clue someone in v.
bilgilendirmek instruct v.
bilgilendirmek give information v.
bilgilendirmek advertise [obsolete] v.
bilgilendirmek advertize [obsolete] v.
bilgilendirmek unsecret v.
bilgilendirmek wise v.
bilgilendirmek wisse v.
bilgilendirmek hip v.
bilgilendirmek incense v.
bilgilendirmek inlighten v.
bilgilendirmek insense [dialect] [uk] v.
bilgilendirmek signify [obsolete] v.
Phrasals
bilgilendirmek fill in v.
bilgilendirmek put up to v.
bilgilendirmek cue in v.
bilgilendirmek verse in v.
bilgilendirmek key in v.
bilgilendirmek acquaint someone with something v.
bilgilendirmek loop in v.
Colloquial
bilgilendirmek key in v.
Idioms
bilgilendirmek get up to speed v.
bilgilendirmek put wise v.
British Slang
bilgilendirmek clue up v.

Significados de "bilgilendirmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 84 resultado(s)

Turco Inglés
General
birini bir konuda bilgilendirmek keep someone advised of v.
yanlış bilgilendirmek mislead v.
yanlış bilgilendirmek misinform v.
son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek bring up to date v.
bir konuda i̇nsanları bilgilendirmek inform people on something v.
yeniden bilgilendirmek reinform v.
yanlış bilgilendirmek mizzle [dialect] v.
birini bilgilendirmek enlighten someone v.
bilerek hatalı bilgilendirmek disinform v.
(birini) bilgilendirmek post (up) v.
mevcut duruma göre bilgilendirmek orient v.
eksiksiz bilgilendirmek perfect v.
önden bilgilendirmek preinform v.
önceden bilgilendirmek prenotify v.
kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla for the purpose of informing the public expr.
Phrasals
birini bir konuda yanlış bilgilendirmek mislead someone about something v.
birini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek update someone on someone or something v.
birini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek update someone about someone or something v.
yeterince bilgilendirmek keep up v.
(birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek brief someone about someone or something v.
(birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek brief someone on someone or something v.
(birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek brief (someone) about (someone or something) v.
(birini) bilgilendirmek brief (someone) about (someone or something) v.
(birini) bilgilendirmek brief someone about someone or something v.
(birini bir konuda) bilgilendirmek notify someone about someone or something v.
(birini bir konuda) bilgilendirmek notify (one) about (something) v.
birini bilgilendirmek fill in v.
birini bilgilendirmek fill in v.
birini (biri/bir şey hakkında) bilgilendirmek fill someone in (on someone or something) v.
birini bir konuda bilgilendirmek disclose something to someone v.
(birini/bir şeyi) bir şey hakkında önceden bilgilendirmek warn of (someone or something) v.
bir şey hakkında önceden bilgilendirmek warn of v.
birini bir şey hakkında önceden bilgilendirmek warn someone of something v.
birini bilgilendirmek keep in v.
(birini bir şey) hakkında bilgilendirmek run (something) by (one) v.
(birini bir şey) hakkında bilgilendirmek acquaint (one) with (something) v.
birini bir şey hakkında bilgilendirmek advise someone of something v.
birini bir şey hakkında bilgilendirmek advise someone of something v.
birini bir konuda bilgilendirmek apprise someone of something v.
(birini) bilgilendirmek apprise (one) of v.
(birini biri/bir şey) hakkında kısaca bilgilendirmek brief (one) on (someone or something) v.
hakkında kısaca bilgilendirmek brief about v.
birini (bir şey hakkında) bilgilendirmek clue someone in (on something) v.
birini bilgilendirmek cue someone in v.
(birini biri/bir şey) hakkında bilgilendirmek enlighten (someone) about (someone or something) v.
(birini biri/bir şey) hakkında bilgilendirmek enlighten (someone) on (someone or something) v.
aksi yönde bilgilendirmek round on v.
(birini bir konuda) bilgilendirmek gen (someone) up on (something) [uk] v.
(birini bir şey) hakkında bilgilendirmek inform (one) about (something) v.
(birini bir şey) hakkında bilgilendirmek inform (one) of (something) v.
hakkında yanlış bilgilendirmek mislead about v.
(birini bir konuda) yanlış bilgilendirmek mislead (one) about (something) v.
(birini bir konuda) bilgilendirmek notify (one) of (something) v.
hakkında bilgilendirmek notify about v.
hakkında bilgilendirmek notify of v.
(bir şeyin) detayları/süreci hakkında bilgilendirmek run through (something) v.
son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek update about v.
(birinin/bir şeyin) tehlikeleri/riskleri hakkında önceden bilgilendirmek warn about (someone or something) v.
Phrases
(bu yazı) sizi bilgilendirmek için this is to inform you expr.
Colloquial
birini bilgilendirmek hip n.
(bir kimseyi) bilgilendirmek word (up) [australia] v.
(birini) bilgilendirmek clue (one) in v.
Idioms
birisini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek bring someone up-to-date on v.
birini bir konu hakkında bilgilendirmek bring someone up to speed v.
birini bilgilendirmek could tell somebody a thing or two (about somebody/something) v.
birini bilgilendirmek can tell somebody a thing or two (about somebody/something) v.
birini bilgilendirmek could teach (someone) a thing or two (about someone or something) v.
birini bilgilendirmek can teach somebody a thing or two (about somebody/something) v.
birini bilgilendirmek tell someone a thing or two v.
birini bilgilendirmek tell (someone) a thing or two (about someone or something) v.
birini bilgilendirmek teach someone a thing or two v.
birini bir şey hakkında bilgilendirmek run something past someone v.
(birini bir şey) hakkında bilgilendirmek run (something) past (one) v.
son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek bring up-to-date v.
(birini bir konuda) bilgilendirmek give (someone) the lowdown (on something) v.
(birini) bilgilendirmek keep (someone) up to date v.
(birini) bilgilendirmek let (one) know v.
Law
jüriyi bilgilendirmek charge the jury v.
jüriyi yanlış bilgilendirmek misdirect v.
Computer
gerçekleştirilen bir eylem hakkında kullanıcıyı bilgilendirmek için kısa bir mesaj gösteren kullanıcı arayüzü öğesi snackbar n.
Education
öğretmenlerin öğrencilerin durumuna dair velileri bilgilendirmek için düzenli yaptığı yazılı açıklama report [uk] n.
Slang
(birini) bilgilendirmek set (one) wise v.
(birini) bilgisiz olduğu bir konuda bilgilendirmek set (one) wise v.
(birini) bilgilendirmek put (one) wise v.