keep in - Turco Inglés Diccionario

keep in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "keep in" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
General
keep in v. tutmak
The best way of doing this is to keep in reserve those positions that the Commission urgently needs.
Bunu yapmanın en iyi yolu, Komisyon'un acilen ihtiyaç duyduğu pozisyonları yedekte tutmaktır.

More Sentences
keep in v. saklamak
Mix and keep in a sealed bottle.
Karıştırın ve kapalı bir şişede saklayın.

More Sentences
keep in v. içeride kalmak
keep in v. frenlemek
keep in v. içeride tutmak
keep in v. alıkoymak
keep in v. içeride alıkoymak
keep in v. karnını içe çekmek
keep in v. yanmaya devam etmek
keep in v. bastırmak
keep in v. yanar durumda tutmak
Phrasals
keep in v. içeride tutmak
keep in v. içinde tutmak
keep in v. birini bilgilendirmek
keep in v. birini bir konu, plan, proje hakkında güncel tutmak
keep in v. birini bir planın, projenin içine almak/içinde tutmak

Significados de "keep in" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
keep in mind that n. unutmamamız gerekir ki
keep in step with v. ayak uydurmak
keep in one's bosom v. gizlemek
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
keep in mind v. dikkate almak
keep in view v. göz önüne almak
keep in mind v. aklında tutmak
keep in suspense v. endişelendirmek
keep in mind v. unutmamak
keep in with v. anlaşmak
keep in mind v. akılda tutmak
keep in the background v. kendini göstermemek
keep in touch v. temas halinde bulunmak
keep something in perspective v. bir şeye bir bütün olarak bakmak
keep in mind v. hesaba katmak
keep in form v. formda kalmak
keep in touch v. iletişim halinde bulunmak
keep something in perspective v. bir şeyi bir bütünsellik içinde ele almak
keep in the background v. arka planda kalmak
keep in with v. ile dost kalmak
keep in the archive v. arşivde tutmak
keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
keep in dark v. gizlemek
keep a foot in both camps v. nabza göre şerbet vermek
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde tutmak
keep in a fridge v. soğuk muhafazada bekletmek
keep something in one's mind v. aklından çıkarmamak
keep in view v. gözden kaybetmemek
keep someone in suspense v. merakta bırakmak
keep in the background v. gölgede kalmak
keep in view v. gözden uzak tutmamak
keep in mind v. hatırda tutmak
keep in the memory v. aklında tutmak
keep in view v. göz önünde tutmak
keep a foot in both camps v. ikili oynamak
keep somebody in suspense v. merakta bırakmak
keep in reserve v. elde tutmak
keep in touch v. görüşmek
keep in touch v. iletişimi koparmamak
keep in touch with v. ile ilişkiyi koparmamak
keep in touch with v. bağlantıyı koparmamak
keep in touch with v. ile teması sürdürmek
keep in touch v. ilişkiyi kesmemek
keep somebody in countenance v. teşvik etmek
keep somebody in countenance v. desteklemek
keep in touch v. irtibat halinde olmak
keep popping in one's mind v. zihnini kurcalamak
keep in step (with) v. ayak uydurmak
keep (something) in order v. düzenli tutmak
keep (someone/something) in quarantine v. karantinaya almak
keep (someone/something) in quarantine v. karantina altına almak
keep something in the forefront v. gözönünde tutmak
keep in mind v. hafızada tutmak
keep something in check v. kontrol altında tutmak
keep in touch v. irtibatta olmak
keep in suspense v. endişe uyandırmak
keep something in mind v. akılda tutmak
keep in touch v. münasebette bulunmak
keep someone in ignorance v. cahil bırakmak
keep in touch with v. sürekli temasta olmak
keep in touch with v. bilgi almak
keep in tow v. yedekte bulundurmak
keep in mind v. aklına yazmak
keep in mind v. aklına kazımak
keep in mind v. akıldan çıkarmamak
keep in touch v. temas halinde olmak
keep in touch v. temas içinde olmak
keep in contact v. temas halinde olmak
keep in contact v. temas içinde olmak
keep in shape v. formda kalmak
keep in reserve v. yedekte bekletmek
keep someone in shape v. birini zinde tutmak
keep in communication with v. iletişimde kalmak
keep in touch with v. iletişimde kalmak
not keep money in one’s purse v. cüzdanında para tutmamak
keep someone busy in vain v. birini boşuna oyalamak
keep someone in power v. bir kimseyi iktidarda tutmak
keep the flame alive in our hearts v. kalplerimizde ateşi canlı tutmak
fail to keep in contact v. görüşememek
keep in prison v. hapiste tutmak
keep in touch v. biriyle iletişim halinde olmak
keep in touch v. temas halinde olmak
keep in a fridge v. buzdolabında bekletmek
keep in a fridge v. buzdolabında bekletmek
keep in a fridge v. buzdolabında tutmak
Phrasals
keep in sight v. göz önünde bulundurmak
keep in sight v. görebileceği bir yerde tutmak
keep in sight v. gözünün önünde tutmak
keep in with v. iyi ilişkiler tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koymak
keep in with (someone) v. (birinin) yanında bir yerde tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle beraber tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanında tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle aynı yere koymak
keep in with (someone) v. (biriyle) ilişkileri devam ettirmek/iyi tutmak
keep in with (someone) v. (biriyle) arkadaş kalmak
keep in with (someone) v. (biriyle) birlikte bir yerde tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanına yerleştirmek
keep in with (someone) v. (biriyle) arasını iyi tutmak
keep in with (someone) v. (birinin) yanından ayırmamak/dışarı çıkarmamak
keep something in v. bir şeyi dışa vurmamak
keep something in v. bir şeyi belli etmemek
keep something in v. bir şeyi içine atmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar tazeliğini korumak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar taze durmak/kalmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar göz kulak olmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar bozulmamak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar muhafaza etmek
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar tutmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar sahip çıkmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar bozulmadan durmak/kalmak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar korumak
keep until (some point in time) v. (belli bir zamana) kadar bakmak/bakımını üstlenmek
Phrases
keep in mind that expr. unutmamak gerekir ki
keep in a cool and dry place expr. soğuk ve kuru bir yerde muhafaza edin
keep in touch expr. irtibatımızı koparmayalım
keep in mind that expr. aklında bulunsun
Proverb
put your trust in god and keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
if you keep your mouth shut, you won't put your foot in it çeneni kapalı tutarsan pot kırmazsın
if you keep your mouth shut, you won't put your foot in it çeneni kapalı tutarsan ağzından bir şey kaçırmazsın
put your faith in god, but keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
put your faith in god, and keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
put your trust in god, but keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
trust in god, but keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
trust in god and keep your powder dry eşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra tanrı'ya emanet et
Colloquial
keep in cotton wool v. pamuklar içinde saklamak
keep in the background v. arka planda kalmak
keep in the background v. geri planda kalmak
keep in the background v. kendini göstermemek
keep in with somebody v. biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak
keep (well) in with somebody v. biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak
keep (well) in with somebody v. biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak
keep (well) in with somebody v. biriyle iyi anlaşmak
keep in with somebody v. biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak
keep in with somebody v. biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak
keep in with somebody v. biriyle anlaşmak
keep (well) in with somebody v. biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak
keep in mind expr. aklında olsun
keep in mind expr. aklında bulunsun
keep him in sight expr. gözden kaybetmeyin
keep in there expr. elinden geleni yapmaya devam et
keep in there expr. pes etme
keep in there expr. sağlam dur
keep in there! expr. denemeye devam!
keep in there expr. vazgeçme
keep in there expr. duruşunu bozma
keep in there expr. çabalamaya devam et
keep in there expr. peşini bırakma
keep in there expr. çekilme