wise - Turco Inglés Diccionario

wise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wise — Definition

Significado:
bilge, akıllı
Pronunciación (IPA):
(AmE /waɪz/ – BrE /waɪz/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
prudent, sagacious
Antónimos:
foolish, rash

Significados de "wise" en diccionario turco inglés : 59 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wise adj. bilge
Henry has grown wiser with age.
Henry yaşlandıkça daha da bilge biri oldu.

More Sentences
wise adj. akıllı
Are you as healthy, wealthy and wise as you want to be?
İstediğiniz kadar sağlıklı, zengin ve akıllı mısınız?

More Sentences
wise adj. bilgili
She is very wise.
O çok bilgilidir.

More Sentences
General
wise v. yol göstermek
It is easy to be wise after the event.
Teker kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur.

More Sentences
wise adj. bilgili
She is very wise.
O çok bilgilidir.

More Sentences
wise adj. bilgece
The rapporteur has, in my view, written a good report, but has at times passed over these wise lessons.
Bana göre raportör iyi bir rapor yazmış, ancak zaman zaman bu bilgece dersleri es geçmiştir.

More Sentences
wise adj. akıllı
Are you as healthy, wealthy and wise as you want to be?
İstediğiniz kadar sağlıklı, zengin ve akıllı mısınız?

More Sentences
wise adj. akıllıca
He was wise to give up drinking.
İçkiyi bırakması akıllıca oldu.

More Sentences
wise adj. mantıklı
How difficult a thing it is, to love, and to be wise, and both at once.
Aynı anda sevmek ve mantıklı olmak ne kadar zor bir şey.

More Sentences
Archaic
wise adv. akıllıca
He was wise to give up drinking.
İçkiyi bırakması akıllıca oldu.

More Sentences
wise adv. bilgece
The rapporteur has, in my view, written a good report, but has at times passed over these wise lessons.
Bana göre raportör iyi bir rapor yazmış, ancak zaman zaman bu bilgece dersleri es geçmiştir.

More Sentences
General
wise n. alim
wise n. yol
wise n. usul
wise n. hikmet sahibi
wise n. mahir
wise n. yöntem
wise n. tarz
wise n. suret
wise v. haberdar etmek
wise v. bilgilendirmek
wise v. bildirmek
wise v. bilgi vermek
wise v. yöneltmek
wise v. yön vermek
wise v. teşvik etmek
wise v. ikna etmek
wise v. öğüt vermek
wise v. nasihat etmek
wise v. rehberlik etmek
wise v. kılavuzluk etmek
wise v. öğretmek
wise v. bilgilenmek
wise v. öğrenmek
wise adj. anlayışlı
wise adj. tedbirli
wise adj. ukala
wise adj. haberi olan
wise adj. ferasetli
wise adj. küstah
wise adj. usta
wise adj. irfan sahibi
wise adj. akıllı uslu
wise adj. deneyimli
wise adj. tecrübeli
wise adj. arif
wise adj. becerikli
wise adj. kurnaz
wise adj. makul
wise adj. haberdar
wise adj. bilen
wise adj. haddini bilmez
wise adj. akil
wise adj. hikmetli
wise adj. hikmetli
Geography
wise n. virginia eyaletinde yerleşim yeri
Ottoman Turkish
wise adj. muttali
Archaic
wise adj. büyülü güçlere sahip olan
wise adv. makulce

Significados de "wise" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wise guy n. ukala
General
wise person n. bilge
wise man n. bilge
wise guy n. kurnaz
wise use n. akılcı kullanım
wise guy n. hinoğlu hin
wise woman n. ebe
wise person n. deneyimli kimse
wise guy n. ukala dümbeleği
wise old man n. ak sakallı dede
character-wise n. karakter sahibi
wise bird n. baykuş
wise man n. bilge adam
wise sayings n. özlü sözler
wise saying n. özlü söz
wise spirit n. bilge ruh
a wise choice n. akıllıca bir seçim
wise man n. arif adam
wise man n. arif insan
wise king n. bilge kral
wise investment n. akıllı yatırım
wise investment n. akılcı yatırım
wise-ass n. bilmiş kimse
wise woman n. deneyim, yargı gücü ve bilgeliği nedeniyle saygı duyulan kadın
wise woman n. geleneksel iş veya adetleri uygulayan kadın
wise woman n. bilge kadın
wise guy n. gangster
wise-ass n. çok bilmiş kimse
gypsy wise women n. falcı çingene
wise up v. bilmek
get wise to v. öğrenmek
wise up to v. öğrenmek
pass for a wise man v. akıllı geçinmek
put someone wise v. birine bir şeyi çaktırmak
be wise to v. bilmek
put somebody wise to v. haber vermek
get wise to v. farkına varmak
wise up to v. bilmek
be wise to v. mantıklı olmak
wise up to v. bilgisi olmak
wise up v. haber vermek
get wise v. kirli çamaşırlarını öğrenmek
get wise v. içyüzünü öğrenmek
wise up v. entelektüel açıdan daha zorlu hale getirmek
wise up v. entelektüel açıdan daha komplike hale getirmek
worldly wise adj. pişkin
worldly wise adj. dünya işlerinde pişkin
as wise as adj. kadar zeki
dispute-wise adj. münakaşa ile
dispute-wise adj. münakaşa yollu
worldly-wise adj. görmüş geçirmiş
worldly-wise adj. pişkin
worldly-wise adj. dünyanın kaç bucak olduğunu anlayan
worldly-wise adj. dünyayı anlayan
worldly-wise adj. gün görmüş
career-wise adj. kariyere yönelik
career-wise adj. kariyer odaklı
value-wise adj. değer
character-wise adj. sağlam karakterli
health-wise adj. sağlık açısından/yönünden
web wise adj. (inter)net konusunda deneyimli/tecrübeli
bank-wise adj. banka genelinde
baby-wise adj. bebek gibi
time-wise adj. zaman ile ilgili
time-wise adj. zamansal
budget-wise adj. bütçesel
way-wise adj. tecrübeli
way-wise adj. deneyimli
way-wise adj. yol veya güzergah hakkında bilgisi olan
way-wise adj. seyahat ederek bilgi sahibi olan
way-wise adj. yol bulmada becerikli olan
wise-hearted adj. bilgili
wise-hearted adj. yetenekli
wise-ass adj. ukalaya yakışır özellikte
wise-like adj. akıllı gibi görünen
wise-hearted adj. bilmiş
wise-like adj. aklı başında
wise-hearted adj. bilge
wise-like adj. mantıklı gibi görünen
wise-ass adj. ukalaya ait
wise in years adj. yaşlı ve deneyimli (kimse)
wise in years adj. bilge olacak kadar yaşlı (kimse)
wise to adj. içeriden alınmış bilgiye sahip olduğunu kanıtlayan
wise-hearted adj. becerikli
wise-hearted adj. sağduyulu
weather-wise adj. hava durumundaki değişiklikleri tahmin etmede yetenekli olan
weather-wise adj. düşünce veya duygudaki değişiklikleri tahmin etmede yetenekli olan
wys (wise) adj. bilge
wys (wise) adj. akıllı
wys (wise) adj. bilgili
penny-wise adj. aşırı tutumlu
penny-wise adj. kafası boş işlere basan
penny-wise adj. cimri
penny-wise adj. cebinde akrep olan
penny-wise adj. gereksiz şeylere önem veren
penny-wise adj. eli sıkı
in any wise adv. herhangi bir suretle
in some wise adv. bir yolda
step-wise adv. adım adım
step-wise adv. yavaş yavaş
in no wise adv. hiçbir şekilde
in no wise adv. katiyen
in no wise adv. asla
weather-wise adv. hava durumuna ilişkin
weather-wise adv. havaya ilişkin
weather-wise adv. hava ile ilgili
weather-wise adv. hava durumu ile ilgili
-wise suf. nazaran anlamına gelen bir son ek
-wise suf. ilişkin anlamına gelen bir son ek
-wise suf. belirli bir şekilde, yönde veya konumda anlamına gelen bir son ek
-wise suf. dolayısıyla anlamına gelen bir son ek
Phrasals
get wise v. bir konuyu kavramak
get wise v. anlamak
get wise v. idrak etmek
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı gözünü açmak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı ayık olmasını sağlamak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı dikkatli olmasını sağlamak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı ayık olmak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı uyanık olmak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı dikkatli olmak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı uyanık olmasını sağlamak/uyandırmak
wise up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı (birinin) gözünü açmak
Phrases
on this wise expr. bu vesileyle
success makes a fool seem wise expr. başarı aptal insanları bilge gibi gösterir
Proverb
a word to the wise is enough anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a word to the wise is enough, and many words won't fill a bushel anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
a word to the wise in enough anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
a word is enough to the wise anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a word to the wise is enough anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
it is easy to be wise after the event teker kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
it's easy to be wise after the event testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
it's easy to be wise after the event tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
one cannot love and be wise hem aşık hem akıllı olunmaz
one cannot love and be wise aşıkken aklı başında olunmaz
still tongue makes a wise head söz gümüşse sükut altındır
still tongue makes a wise head az konuş öz konuş
out of the mouths of babes and sucklings come all wise sayings büyümüş de küçülmüş
a word to the wise is sufficient anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
it is easy to be wise after the event araba devrilince yol gösteren çok olur
a word to the wise is sufficient arife tarif gerekmez
word to the wise arife tarif gerekmez
word to the wise is enough arife tarif gerekmez
a fool may give a wise man counsel başkalarının dedikleriyle gaza gelme
a fool may give a wise man counsel aptal biri de bilge cümleler kurabilir
where ignorance is bliss, 'tis folly to be wise bir şey seni mutsuz kılıyorsa en iyisi onu hiç bilmemek gerekir
where ignorance is bliss, 'tis folly to be wise cahillik mutluluksa bilgelik aptallıktır
where ignorance is bliss, tis folly to be wise insanın bilmediği üzmez/incitmez
where ignorance is bliss, tis folly to be wise göz görmeyince/akıl bilmeyince gönül katlanır