bilgili - Turco Inglés Diccionario

bilgili

Significados de "bilgili" en diccionario inglés turco : 60 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bilgili knowledgeable adj.
Despite his young age, he is pretty knowledgeable about books.
Genç yaşına rağmen kitaplar hakkında epey bilgili.

More Sentences
bilgili informed adj.
An informed customer is the best customer.
Bilgili müşteri en iyi müşteridir.

More Sentences
bilgili learned adj.
Nobody is born learned.
Kimse bilgili doğmaz.

More Sentences
bilgili well-informed adj.
Tom is a well-informed person.
Tom çok bilgili bir insandır.

More Sentences
bilgili wise adj.
No one can be more wise than destiny.
Kimse kaderden daha bilgili olamaz.

More Sentences
bilgili knowing adj.
General
bilgili sophisticated adj.
Tom is quite sophisticated.
Tom oldukça bilgili.

More Sentences
bilgili scholarly adj.
Mr. Johnson is a scholarly man who devoted his life to science.
Bay Johnson hayatını fen bilimlerine adamış bilgili bir insandır.

More Sentences
bilgili versed adj.
He is well versed in foreign affairs.
Dış ilişkiler konusunda çok bilgilidir.

More Sentences
bilgili wise adj.
No one can be more wise than destiny.
Kimse kaderden daha bilgili olamaz.

More Sentences
bilgili well informed adj.
He is a well informed person.
O, bilgili bir insandır.

More Sentences
bilgili well-versed adj.
Please allow me to remark on how well-versed and well-informed he is on European affairs.
Lütfen kendisinin Avrupa meseleleri konusunda ne kadar bilgili ve donanımlı olduğunu belirtmeme izin verin.

More Sentences
bilgili profound adj.
She was a profound scholar who was held in high esteem by the science world.
Bilim dünyasında büyük saygı gören bilgili bir akademisyendi.

More Sentences
bilgili hep adj.
bilgili sciential adj.
bilgili thoroughbred adj.
bilgili erudite adj.
bilgili read adj.
bilgili intellectual adj.
bilgili learnt adj.
bilgili sapiential adj.
bilgili literate adj.
bilgili well-educated adj.
bilgili well-read adj.
bilgili lettered adj.
bilgili enlightened adj.
bilgili insightful adj.
bilgili acquainted adj.
bilgili educated adj.
bilgili au courant [french] adj.
bilgili up adj.
bilgili wise-hearted adj.
bilgili wys (wise) adj.
bilgili hip adj.
bilgili gash [scotland] adj.
bilgili old-fashioned [dialect] [uk] adj.
bilgili old-fashioned [dialect] [uk] adj.
bilgili clueful adj.
bilgili clergial adj.
bilgili cunning [obsolete] adj.
bilgili savvey adj.
bilgili scient adj.
bilgili scious adj.
bilgili farrand adj.
bilgili farand [dialect] [uk/scotland] adj.
bilgili savvy adj.
bilgili conversant adj.
Colloquial
bilgili double-dome n.
bilgili down adj.
Idioms
bilgili about it expr.
bilgili bout it expr.
bilgili at home expr.
bilgili up to snuff expr.
Law
bilgili conusant adj.
Industry
bilgili time-served adj.
Education
bilgili educ (educated) n.
Archaic
bilgili lered [scotland] adj.
bilgili scienced adj.
British Slang
bilgili clued up adj.
bilgili sussed adj.

Significados de "bilgili" con otros términos en diccionario inglés turco: 96 resultado(s)

Turco Inglés
General
her konuda anlatacak bir şeyleri olan bilgili kimse generalist n.
çok bilgili polymath n.
bilgili olma durumu initiation n.
bilgili öğrenci knowledgeable student n.
birçok konuda bilgili kişi polymath n.
birçok konuda bilgili kişi polyhistor n.
yıldızlar hakkında bilgili kimse astrophile n.
kitaplar konusunda çok bilgili kimse bibliognost n.
bilgili görünmek isteyenlerin raflarına dizdiği kitap görünümlü sahte obje fake book n.
bilgili kimse highbrow n.
bilgili olma hip n.
bilgili kimse hippie n.
demonoloji alanında bilgili ve tecrübeli kimse demonologer n.
gregoryen ilahileri konusunda bilgili kimse gregorian [obsolete] n.
organ tanımı konusunda bilgili kimse organographist n.
organografi konusunda bilgili kimse organographist n.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesi konusunda bilgili kimse oryctologist [obsolete] n.
bilgili olmak be knowledgeable about v.
bir konuda bilgili olmak be well-versed in v.
tecrübeli ve bilgili olmak know a thing or two v.
bilgili (bir konuda) at home in adj.
çok bilgili well read adj.
çok bilgili erudite adj.
engin bilgili erudite adj.
bilgili (çeşitli konularda çok kitap okuduğu için) well-read adj.
çok okumuş ve bilgili well-read adj.
bilgili ve sezgili savvy adj.
çok bilgili deep-read adj.
aşırı bilgili ultrasophisticated adj.
bilgili olmayan unintellectual adj.
çok bilgili multiscious [obsolete] adj.
aşırı bilgili overknowing adj.
bilgili ve becerikli cluey [australia] adj.
çok bilgili polyhistoric adj.
bilgili ve gözü açık fly [uk] adj.
teknoloji konusunda bilgili plugged-in adj.
çok derin ve bilgili scholarlike adj.
çok bilgili scholarlike adj.
oldukça bilgili well-informed adj.
iyi bilgili well-versed adj.
bilgili bir şekilde informedly adv.
bilgili bir şekilde knowledgeably adv.
bilgili bir şekilde sophisticatedly adv.
bilgili bir biçimde savvily adv.
bilgili bir şekilde learnedly adv.
bilgili bir biçimde wisely adv.
bir konuda bilgili kimse anlamı veren son ek -ista suf.
Phrasals
(bir şey) hakkında bilgili olmak know about (something) v.
Phrases
ne kadar bilgili olduğun değil kimi bildiğin/tanıdığın önemli it's not what you know but who you know expr.
Proverb
ne kadar hazır ve bilgili olunursa şanslar ve fırsatlar o kadar iyi değerlendirilir chance favors the prepared mind
Colloquial
bilgili kimse double-dome n.
uçuş veya helikopterler konusunda bilgili kimse rotorhead n.
bilim, teknik, bilgisayar ve edebiyat gibi konular üzerinde saplantılı derecesinde bilgili kişilerin oluşturduğu alt kültür geek n.
bilgili olmak be down v.
konusunda bilgili clued-in adj.
konusunda bilgili clued-up adj.
şehirli ve bilgili with-it adj.
çok bilgili know all the answers expr.
biriyle/bir şeyle ilgili bilgili at home with someone or something expr.
Idioms
bilgili ve deneyimli old salt n.
bilgili kişi an old hand n.
kendisini bilgili gibi gösteren ancak cahil olan kimse a piss-artist n.
bilgili görünmek için kullanılan kimsenin bilmediği terim inkhorn term n.
(bir konuda) bilgili kimse old hand (at something) n.
(bir konuda) bilgili kimse old hand (at doing something) n.
(bir konuda) bilgili kimse an old hand (at something/at doing something) n.
(bir konuda) bilgili kimse old hand (at something) n.
(bir konuda) bilgili kimse old hand (at doing something) n.
(bir konuda) bilgili kimse an old hand (at something/at doing something) n.
çok az bilgili olmak have a nodding acquaintance with v.
çok bilgili olmak have something at one's fingertips v.
bilgili olmak have a lot on the ball [us] v.
bilgili olmak be in the know v.
(bir konuda) bilgili olmak be well versed in (something) v.
bir konuda bilgili olmak be well in v.
bir konuda çok bilgili olmak have something at your fingertips v.
herkesten zeki bilgili olmak/görünmek have/know all the answers v.
çok bilgili advanced in years adj.
(bir konuda) bilgili hot at (something) adj.
(bir şeyde) bilgili no stranger to (something) adj.
(bir konuda) bilgili in the know expr.
Technical
içerik hakkında bilgili olma content awareness n.
Traffic
trafik sıkışıklığını çözmek için tasarlanmış trafik bilgili iletim sistemi autoguide n.
Fishery
bilgili balıkçı sharpie [us] n.
Education
edebiyat hakkında bilgili olmayan unliterary adj.
Religious
(kuzey nijerya'da) eğitimli ve bilgili bir erkek için kullanılan unvan veya hitabet biçimi mallam n.
Hunting
ormanlar ve ormanlarda yaşayan hayvanlar hakkında bilgili bir avcı woodman [obsolete] [uk] n.
Archaic
belirli bir alanda bilgili seen adj.
Slang
bilgili kişi egghead n.
bilim, teknik, bilgisayar, edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan, zeki, kültürlü, yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi geek n.
bilim, teknik, bilgisayar, edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan, zeki, kültürlü, yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi geke n.
bilgili olmak know one's ass from a hole in the ground v.
en son trendler veya gelişmeler hakkında çok bilgili olan hepper adj.
bilgili ve kabiliyetli on-air adj.
bilgili bir şekilde hiply adv.
Modern Slang
yaşı büyük olan kişinin daha bilgili ve tecrübeli olacağı inancı age superiority n.