informed - Turco Inglés Diccionario

informed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

informed — Definition

Significado:
bilgili, haberdar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈfɔːrmd/ – BrE /ɪnˈfɔːmd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Antónimos:
uninformed, ignorant, unaware

Significados de "informed" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
informed adj. haberdar
I want to be informed about the projects.
Projelerden haberdar olmak istiyorum.

More Sentences
informed adj. bilgili
An informed customer is the best customer.
Bilgili müşteri en iyi müşteridir.

More Sentences
informed adj. bilgilendirilmiş
Only one in five Europeans feels 'well' or 'very well' informed.
Her beş Avrupalıdan sadece biri kendini 'iyi' ya da 'çok iyi' bilgilendirilmiş hissediyor.

More Sentences
General
informed adj. bilgi alan
According to our informed sources, the petrol prices will continue to increase.
Bilgi alan kaynaklarımıza göre benzin fiyatları artmaya devam edecek.

More Sentences
informed adj. bilinçli
Only then, strictly speaking, can a careful, informed assessment of its content be carried out.
Ancak o zaman, tam anlamıyla, içeriğine ilişkin dikkatli ve bilinçli bir değerlendirme yapılabilir.

More Sentences
informed adj. aydın
informed adj. haberi olan
informed adj. haberli
informed adj. bilgi temelli
informed adj. bilgiye dayalı
informed adj. bilgi bazlı
Ottoman Turkish
informed adj. muttali

Significados de "informed" con otros términos en diccionario inglés turco: 76 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
be informed v. haberdar olmak
be informed v. bilgilendirilmek
well-informed adj. bilgili
General
informed choice n. bilinçli seçim
informed user n. bilgilenmiş kullanıcı
informed decision n. bilgiye dayalı karar
informed decision n. bilgiye dayanan karar
keep informed v. bilgilendirilmek
keep informed v. bilgi vermek
be informed about v. haberdar olmak
not be informed of v. haberi olmamak
be informed of v. haberi olmak
keep informed v. haberdar olmak
be informed v. bilgi edinmek
be informed v. haberdar edilmek
be reliably informed v. güvenilir kaynaktan bilgi almış olmak
be informed v. bilgiye sahip olmak
be well informed v. günü gününe bilgi edinmek
be well informed v. düzenli haber almak
be informed v. bildirilmek
keep oneself informed of the latest developments v. yenilikleri takip etmek
keep oneself informed of the latest developments v. son gelişmeleri takip etmek
be informed of v. bilgi sahibi olmak
be informed of v. malumat sahibi olmak
stay informed v. haberdar olmak
be informed of v. haberdar edilmek
wait to be informed v. bilgilendirilmeyi beklemek
getting informed v. bilgilendirilmek
well informed adj. bilgili
well informed adj. aydın
well informed adj. iyi bilgilenmiş
well informed adj. tahsilli
quickly-informed adj. kulağı delik
well-informed adj. epey bilgi sahibi olan
well-informed adj. kültürlü
ill-informed adj. yeterli bilgi sahibi olmayan
ill-informed adj. eksik bilgilendirilmiş
informed [obsolete] adj. çarpık çurpuk
informed [obsolete] adj. şekilsiz
informed [obsolete] adj. biçimsiz
informed [obsolete] adj. eciş bücüş
informed [obsolete] adj. dağınık
informed [obsolete] adj. deforme
well-informed adj. oldukça bilgili
as informed adv. belirtildiği gibi
Phrases
please be informed expr. ilginize
please be informed expr. bilgilerinize
please be informed expr. bilgilerinize sunulur
kindly be informed expr. bilginize sunulur
please be informed expr. bilginize sunulur
please be informed that your application has been accepted expr. başvurunuzun kabul edildiğini bilgilerinize sunarız
Speaking
you should be informed! expr. haberin olsun!
once I find out about it I'll keep you informed expr. öğrenir öğrenmez seni bilgilendireceğim
once I find out about it I'll keep you informed expr. öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
if I was informed correctly expr. eğer doğru biliyorsam
we will keep you informed expr. sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz
Trade/Economic
informed money n. bilinçli yatırımcı parası
be informed v. bilgi almak
be informed v. tebellüğ etmek
Law
duty of public prosecutor informed of crime n. suça muttali olan cumhuriyet savcısının görevi
Politics
informed consent n. bilgilendirilmiş onam
keep currently informed v. sürekli bilgi edinmek
Telecom
easy and informed access n. kolay ve haberli erişim
Medical
informed consent n. bilgilendirilmiş olur
informed consent form n. aydınlatılmış onam formu
informed consent form n. bilgilendirilmiş hasta rıza formu
informed consent n. bilgilendirilmiş onay
informed consent n. klinik çalışma içine almadan önce hastanın rızasının alınması
informed consent form n. bilgilendirilmiş olur formu
informed consent n. aydınlatılmış onam
written informed consent n. yazılı hasta onamı
written informed consent n. yazılı hasta oluru
Psychology
informed consent n. bilgilendirilmiş rıza
Agriculture
prior informed agreement n. önceden bildirmeli anlaşma
Ottoman Turkish
being informed n. tebellüğ
well informed n. muttali