aware - Turco Inglés Diccionario

aware

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

aware — Definition

Significado:
farkında
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈwer/ – BrE /əˈweə/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
conscious, mindful, cognizant
Antónimos:
unaware, oblivious, ignorant

Significados de "aware" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
aware adj. haberdar
Authorities were only aware to a very limited extent.
Yetkililer bu durumdan ancak çok sınırlı ölçüde haberdardı.

More Sentences
aware adj. farkında
The Commission is well aware of the functioning of the German alcohol monopoly.
Komisyon, Alman alkol tekelinin işleyişinin gayet iyi farkındadır.

More Sentences
General
aware adj. farkında
The Commission is well aware of the functioning of the German alcohol monopoly.
Komisyon, Alman alkol tekelinin işleyişinin gayet iyi farkındadır.

More Sentences
aware adj. farkında olan
We must be aware that what has been achieved in the Convention is marred by several mistakes.
Sözleşme'de elde edilenlerin bir takım hatalarla gölgelendiğinin farkında olmalıyız.

More Sentences
aware adj. bilinçli
I believe that responsible and aware behaviour on the part of consumers is the most important thing of all.
Tüketicilerin sorumlu ve bilinçli davranmasının en önemli şey olduğuna inanıyorum.

More Sentences
aware adj. vakıf
aware adj. agah
aware adj. uyanık
aware adj. tetikte
aware adj. farkına varma
aware adj. duyarlı
Ottoman Turkish
aware adj. muttali

Significados de "aware" con otros términos en diccionario inglés turco: 77 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
be aware of v. farkında olmak
General
become aware of v. farkına varmak
be aware of v. duymak
become aware of v. haberdar olmak
be aware of v. haberdar olmak
be aware of v. çakmak
be aware of v. farkında olmak
be aware v. bilmek
make somebody aware of v. haberdar etmek
become aware of v. farketmek
become aware of v. farketmiş olmak
be aware towards v. duyarlı olmak
be aware of danger v. tehlikenin farkında olmak
be aware of one's importance v. önemini bilmek
be aware of v. bilgisi olmak
be aware of one's potential v. potansiyelinin farkında olmak
not to be aware of v. bilincinde olmamak
be aware of one's responsibility v. sorumluluğunun bilincinde olmak
be aware of one's responsibility v. sorumluluğunun farkında olmak
become self-aware v. bilinçlenmek
become self-aware v. bilinç kazanmak
be fully aware of one's actions v. yaptıklarının tamamen bilincinde olmak
be aware of (something) v. (bir şey) hakkında bilgisi olmak
be aware of (something) v. (bir şey) bilgisi dahilinde olmak
be aware of (something) v. (bir şeye) vakıf olmak
be aware of (something) v. (bir şeyden) haberdar olmak
be aware of (something) v. (bir şeyin) farkında olmak
be aware of (something) v. (bir şeyin) bilincinde olmak
be aware of (something) v. (bir şeyi) bilmek
aware of adj. haberdar
aware (of) adj. farkında
aware of adj. -in farkında
self-aware adj. kendinin farkında olan
self-aware adj. kendini bilen
self-aware adj. kendini tanıyan
location-aware adj. konum duyarlı
Phrases
given the history that I am aware of the defendant expr. davalının geçmişini de göz önünde bulundurarak
Colloquial
be well aware that... v. hakkında bilgisi olmak
be well aware that... v. -i çok iyi bilmek
be well aware that... v. '-den tamamen haberdar olmak
be well aware that... v. '-den tamamen haberi olmak
be well aware that... v. '-in tamamen farkında olmak
be well aware that... v. bilgisi dahilinde olmak
everybody's well aware expr. herkes olayın bilincinde
sfaiaa (so far as I am aware) expr. yanlış hatırlamıyorsam
sfaiaa (so far as I am aware) expr. bildiğim kadarıyla
Idioms
be well aware of (something) v. bilgisi dahilinde olmak
be well aware of (something) v. (bir şeyden) tamamen haberi/haberdar/bilgisi olmak
be well aware of (something) v. tamamen farkında olmak
be well aware of (something) v. iyi bilmek
be well aware of something v. bir şeyle ilgili bilgisi olmak
be well aware of something v. bir şey bilgisi dahilinde olmak
be well aware of something v. bir şeyi iyi bilmek
be well aware of something v. bir şeyden haberi olmak
be well aware of something v. bir şeyden tamamen haberdar olmak
be well aware of something v. bir şeyin tamamen farkında olmak
Speaking
as you are aware expr. malumunuz olduğu üzere
as you are aware expr. malumlarınız olduğu üzere
as you are aware expr. bildiğiniz gibi
as you are aware expr. bildiğin gibi
as you are well aware expr. haberdar olduğunuz üzere
is she aware of our presence here? expr. buradaki varlığımızın farkında mı?
I'm aware of that expr. bunun farkındayım
were you aware of this? expr. bunun farkında mıydın?
are you aware of the situation? expr. durumun farkında mısınız?
Trade/Economic
cost-aware adj. maliyet duyarlı
cost-aware adj. maliyete duyarlı
let the buyer aware expr. tüm risk alıcıya ait olmak üzere
let the buyer aware expr. alıcı dikkatli olsun
Politics
aware (in resolutions) expr. farkında olarak
Technical
content aware switching n. içerik bilinçli anahtarlama
content aware switching n. içerik anahtarlama
human aware mobile robot n. insan farkındalığı olan hareketli robot
Computer
rsvp aware expr. rsvp tanıyor
Informatics
context-aware internet n. bağlam bilinçli internet
Psychology
risk-aware consensual kink n. riskli olduğunun farkında olarak yapılan davranış/eylem
Archaic
be aware of v. agah olmak