aware - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

aware

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"aware" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
aware s. haberdar
aware s. farkında
General
aware s. vakıf
aware s. farkında
aware s. uyanık
aware s. farkında olan
aware s. bilinçli
aware s. agah
aware s. tetikte
Ottoman Turkish
aware muttali

"aware" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
be aware of f. farkında olmak
General
be aware f. bilmek
be aware of f. çakmak
be aware of f. duymak
make somebody aware of f. haberdar etmek
become aware of f. farkına varmak
become aware of f. haberdar olmak
be aware of f. farkında olmak
be aware of f. haberdar olmak
become aware of f. farketmek
become aware of f. farketmiş olmak
be aware towards f. duyarlı olmak
be aware of danger f. tehlikenin farkında olmak
be aware of one's importance f. önemini bilmek
be aware of f. bilgisi olmak
be aware of one's potential f. potansiyelinin farkında olmak
not to be aware of f. bilincinde olmamak
be aware of one's responsibility f. sorumluluğunun bilincinde olmak
be aware of one's responsibility f. sorumluluğunun farkında olmak
become self-aware f. bilinçlenmek
become self-aware f. bilinç kazanmak
be fully aware of one's actions f. yaptıklarının tamamen bilincinde olmak
aware of s. haberdar
aware (of) s. farkında
aware of s. -in farkında
self-aware s. kendini bilen
self-aware s. kendini tanıyan
self-aware s. kendinin farkında olan
location-aware s. konum duyarlı
Phrases
given the history that I am aware of the defendant davalının geçmişini de göz önünde bulundurarak
Colloquial
everybody's well aware herkes olayın bilincinde
Speaking
as you are aware malumunuz olduğu üzere
as you are aware malumlarınız olduğu üzere
as you are aware bildiğin gibi
as you are aware bildiğiniz gibi
as you are well aware haberdar olduğunuz üzere
is she aware of our presence here? buradaki varlığımızın farkında mı?
i'm aware of that bunun farkındayım
were you aware of this? bunun farkında mıydın?
are you aware of the situation? durumun farkında mısınız?
Trade/Economic
let the buyer aware tüm risk alıcıya ait olmak üzere
let the buyer aware alıcı dikkatli olsun
cost-aware maliyet duyarlı
cost-aware maliyete duyarlı
Politics
aware (in resolutions) farkında olarak
Technical
content aware switching içerik anahtarlama
content aware switching içerik bilinçli anahtarlama
human aware mobile robot insan farkındalığı olan hareketli robot
Computer
rsvp aware rsvp tanıyor
Informatics
context-aware internet bağlam bilinçli internet
Psychology
risk-aware consensual kink riskli olduğunun farkında olarak yapılan davranış/eylem
Archaic
be aware of f. agah olmak