bilen - Turco Inglés Diccionario

bilen

Significados de "bilen" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bilen knowing adj.
General
bilen in on adj.
Is anybody in on the secret of his success?
Başarısının sırrını bilen var mı?

More Sentences
bilen familiar adj.
I'm not really familiar with your work.
İşinizi pek bilmiyorum.

More Sentences
bilen recognizant adj.
bilen cognizant adj.
bilen au fait adj.
bilen conversant adj.
bilen recognisant adj.
bilen cognisant adj.
bilen wise adj.
bilen open-eyed adj.
bilen cognoscitive adj.
bilen scient adj.
Archaic
bilen scienced adj.
British Slang
bilen sussed adj.

Significados de "bilen" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yarım yamalak bilen kimse sciolist n.
karısının kendisini aldattığını bilen ve buna ses çıkarmayan kişi wittol n.
iş bilen kimse oracle n.
ağzının tadını bilen kimse gourmet n.
birden çok dil bilen kimse polyglot n.
çok dil bilen kimse polyglot n.
ağzının tadını bilen foodie n.
iç yüzünü bilen kimse insider n.
az buçuk bilen kimse smatterer n.
yarım yamalak bilen kimse smatterer n.
değer bilen appreciator n.
bilgisayarı iyi bilen kullanıcı power user n.
bilen kimse recognizer n.
giyim kuşam bilen kimse attirer n.
bilen kimse kenner n.
latinceyi az buçuk bilen kimse latinitaster n.
okuma yazma bilen kişi literate person n.
kaynakları bilen uzman bibliograph n.
yönergeleri bilen kimse rubrician n.
her şeyi bilen kimse omniscient n.
belirli bir gruba özgü sırları bilen kimse initiate n.
bilen varlık cognizer n.
bilen varlık cogniser n.
önceden bilen kimse foreknower n.
önceden bilen kimse previsor n.
idaresini bilen kimse frugalist n.
çok dil bilen multilingual adj.
herşeyi bilen all knowing adj.
ağzının tadını bilen foody adj.
ağzının tadını bilen lickerish adj.
değerini bilen appreciative adj.
dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen cosmopolitan adj.
vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen provident adj.
çok bilen clued up adj.
her şeyi bilen omniscient adj.
görevini bilen dutiful adj.
hayat hakkında çok şey bilen (kimse) sophisticated adj.
işini bilen calculating adj.
ne yaptığını bilen self conscious adj.
kendini bilen raising adj.
ağzının tadını bilen gourmet adj.
işi bilen competent adj.
seçmesini bilen select adj.
iki dil bilen bilingual adj.
çok dil bilen polyglot adj.
işini iyi bilen accomplished adj.
işi bilen resourceful adj.
ezbere bilen word perfect adj.
-i iyi bilen at home with adj.
-i iyi bilen conversant with adj.
kendini bilen self-conscious adj.
ne istediğini bilen single-minded adj.
ne yaptığını bilen self-conscious adj.
kendini bilen self-aware adj.
değer bilen appreciative adj.
her şeyi bilen all-knowing adj.
değerini bilen appreciatory adj.
tuvaletini yapmayı bilen toilet-trained adj.
tuvaletini yapmayı bilen pot-trained adj.
doğruyu bilen undeceived adj.
gerçeği bilen disabused adj.
gerçeği bilen undeceived adj.
doğruyu bilen disabused adj.
ingilizce bilen english-speaking adj.
güncel durumu bilen up on adj.
japonca bilen japanese-speaking adj.
okuma yazma bilen literate adj.
hayat hakkında çok şey bilen worldly adj.
hesabını bilen huswifely adj.
ağzının tadını bilen licorous adj.
ağzının tadını bilen lickerous adj.
portekizce bilen lusophone adj.
her şeyi bilen omniscious [obsolete] adj.
gizli insani düşünceleri bilen conscious adj.
yol yordam bilen dexterous adj.
yol yordam bilen dextrous adj.
ticaret bilen commercially-minded adj.
ticaret bilen commercially minded adj.
çok dil bilen polyglottic adj.
çok dil bilen polyglottal adj.
çok dil bilen polyglottous adj.
sihir yapmayı bilen cunning [obsolete] adj.
iş bilen fendy [dialect] adj.
her şeyi bilen pansophical adj.
her şeyi bilen pansophic adj.
tadını bilen pregustant adj.
önceden bilen presageful adj.
yarım yamalak bilen kimse ile ilgili sciolistic adj.
yarım yamalak bilen sciolistic adj.
yüzeysel olarak bilen sciolous adj.
özünü bilen self-knowing adj.
sınırlarını bilen self-knowing adj.
kendini bilen self-knowing adj.
siyu dilini bilen siouan-speaking adj.
aritmetik bilen numerate adj.
işini bilen savvy adj.
derdini anlatacak kadar bilen conversant adj.
ispanyolca bilen spanish-speaking adj.
sezgisel olarak bilen prescient adj.
kendini bilen bir şekilde self-consciously adv.
her şeyi bilen biçimde omnisciently adv.
Phrases
bilen bilir some may know expr.
Colloquial
her şeyi bilen know all the answers n.
ibm marka bilgisayarları dibine kadar/bilgisayarların her şeyini bilen kişi beamer n.
işini bilen şirket/yönetici corporate welfare bum n.
ilk bilen siz olun be the first to know expr.
ilk bilen sen ol be the first to know expr.
ne olup bittiğini bilen down with the haps expr.
sorunun cevabını bilen el/parmak kaldırsın hands up! expr.
(bir şeyi) bilen up on (something) expr.
Idioms
her şeyi bilen adam know all the answers n.
usta/becerikli/işini bilen avukat legal beagle n.
kendini bilen herkes/herhangi biri anyone in their right mind n.
işini bilen bir tip a sly dog n.
ne istediğini iyi bilen kimse/müşteri a tough customer/cookie n.
ne istediğini iyi bilen kimse a tough cookie n.
ne istediğini iyi bilen kimse one tough cookie n.
nasıl davranması gerektiğini bilen adam blade n.
konuşmayı bilen biri silver-tongued orator n.
(birine/bir şeye) bakmayı/hizmet etmeyi görev bilen be duty bound to (someone or something) v.
bakmayı görev bilen duty bound adj.
güncel gelişmeleri bilen with it expr.
iyi bilen at home expr.
kendini bilen in right mind expr.
şaka yapıldığını bilen in on the joke expr.
Speaking
silah kullanmayı bilen var mı? does anybody know how to use a gun? expr.
ingilizce bilen var mı? does anyone speak english? expr.
fransızca bilen var mı? does anyone speak french? expr.
bunu bilen ilk kişi ben miyim? am I the first to know this? expr.
bu yerin ismini bilen var mı? does anybody know what this place is called? expr.
Trade/Economic
kolayca elde edile bilen veya elden çıkartılabilen liquid adj.
Law
yasaları en ince ayrıntısına kadar bilen avukat philadelphia lawyer n.
(yasaların püf/açık noktalarını bilen) kurnaz avukat philadelphia lawyer n.
Education
derdini anlatacak kadar okuma-yazma bilen kimse functionally illiterate n.
derdini anlatacak kadar okuma yazma bilen tip functional illiterate n.
derdini anlatacak kadar okuma-yazma bilen functionally illiterate adj.
Linguistics
tek dil bilen kimse monoglot n.
luvice bilen kimse luvian n.
slovence bilen kimse slovene n.
flamanca bilen flemish-speaking adj.
belirli bir sayıda dil bilen anlamı veren son ek -glot suf.
Religious
vedanta ilkelerini bilen kimse vedantist n.
vedaları bilen kimse vedist n.
Philosophy
bilen anlamı veren son ek -gnostical suf.
bilen anlamı veren son ek -gnostic suf.
Basketball
rakibin hatalarından yararlanmasını bilen zeki oyuncu heady player n.
Theatre
konuşmasını, rolünü vb. ezbere bilen (kimse) letter-perfect adj.
konuşmasını, rolünü vb. ezbere bilen (kimse) word-perfect adj.
Archaic
kıymet bilen appreciant adj.
Slang
işini bilen kadın slick chick n.