ikna etmek - Turco Inglés Diccionario
Historia

ikna etmek



Significados de "ikna etmek" en diccionario inglés turco : 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ikna etmek induce v.
ikna etmek convince v.
ikna etmek persuade v.
General
ikna etmek sell somebody on v.
ikna etmek coax v.
ikna etmek entice v.
ikna etmek bring round v.
ikna etmek dispose v.
ikna etmek prevail up v.
ikna etmek satisfy v.
ikna etmek prevail upon v.
ikna etmek bring over v.
ikna etmek cajole v.
ikna etmek interest v.
ikna etmek influence v.
ikna etmek get round somebody v.
ikna etmek convince v.
ikna etmek jolly v.
ikna etmek win v.
ikna etmek assure v.
ikna etmek bring around v.
ikna etmek prevail on v.
ikna etmek talk into v.
ikna etmek talk somebody into v.
ikna etmek have a way with v.
ikna etmek get around somebody v.
ikna etmek argue v.
ikna etmek bring v.
ikna etmek wheedle v.
ikna etmek draw v.
ikna etmek persuade v.
ikna etmek argue somebody into something v.
ikna etmek get round v.
ikna etmek fast-talk v.
ikna etmek reason with v.
ikna etmek talk round v.
ikna etmek bring oneself to v.
ikna etmek argue someone into something v.
Phrasals
ikna etmek talk through v.
ikna etmek talk out of v.
ikna etmek talk over v.
ikna etmek cajole someone into something
Colloquial
ikna etmek carry one's point
Idioms
ikna etmek bend to one's will
Trade/Economic
ikna etmek assure
Politics
ikna etmek persuade
Technical
ikna etmek induce
ikna etmek rope in

Significados de "ikna etmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 51 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
temin etmek (rahatlatıcı/ikna edici sözlerle) assure v.
General
yapmamaya ikna etmek talk out of v.
tatlı sözlerle birini bir şeye ikna etmek jolly someone into v.
tatlılıkla ikna etmek (kötü bir şey yapmaya) entice v.
tamamen ikna etmek sweep someone off one's feet v.
birini bir şeyi yapmaya ikna etmek talk someone into something v.
tartışarak birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into something v.
dil dökerek birini bir şey yapmaya ikna etmek wheedle someone into v.
ikna etmek (tatlılıkla kötü bir şey yapmaya) entice v.
birini bir şeye/bir konuda ikna etmek convince somebody of something v.
ikna olmaya devam etmek remain convinced v.
tatlılıkla ikna etmek coax v.
müşteriyi daha fazla ürün alması konusunda ikna etmek up-sell v.
-memeye ikna etmek talk out of v.
-meye ikna etmek talk into v.
tatlı dille ikna etmek wheedle v.
teslim olmaya ikna etmek persuade someone to surrender v.
teslim olmaya ikna etmek convince someone to surrender v.
birini bir şey yapmaya ikna etmek argue someone into doing something v.
birisini bir şeyi yapmaması konusunda ikna etmek talk someone out of doing something v.
hastayı ikna etmek talk the patient into v.
hastayı ikna etmek persuade the patient v.
hastayı ikna etmek convince the patient v.
dil dökerek kandırmak/ikna etmek blag v.
birini bir şey yapmaya ikna etmek convince someone to do something v.
kendini ikna etmek convince oneself v.
tatlı sözle ikna etmek canoodle v.
yeniden ikna etmek reconvince v.
Phrasals
ile ikna etmek convince someone of something
birisini ikna etmek/kandırmak deceive someone into something
birini ikna etmek hoodwink someone into something
birini bir şey yapması konusunda ikna etmek/oyuna getirmek fool someone into something
birini aksine ikna etmek co-opt someone into something
...'e ikna etmek persuade someone of something
(birini) (bir şey hakkında) ikna etmek sell someone on something
birini bir şey yapmaya ikna etmek sway someone to something
kabul ettirmek için ikna etmek veya baskı yapmak urge upon
Colloquial
kandırarak ikna etmek carny [brit] v.
kandırarak ikna etmek carney [brit] n.
(daha iyi şartlar sunarak) başka yerde çalışmaya ikna etmek headhunt
Idioms
korkutarak bir şey yapmaya ikna etmek put the frighteners on
birini korkutarak ikna etmek put the frighteners on
birini bir şey yapmaya ikna etmek rope someone into doing something
birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek fool someone into something
(ikna etmek amacıyla) ağzı iyi laf yapan kimse silver-tongued
birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek fast-talk someone into something
tatlı dil ile birini bir şey yapmaya ikna etmek sweet-talk somebody into doing something
Speaking
seni ikna etmek için ne söylemeliyim? what should I say to convince you?
seni ikna etmek için ne söylemeliyim? what should i say to convince you?
Trade/Economic
müşteriyi daha fazla ürün alması için ikna etmek up-sell
Law
cinsel ilişkiye ikna etmek seduce