influence - Turco Inglés Diccionario

influence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

influence — Definition

Significado:
etki, nüfuz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪnfluəns/ – BrE /ˈɪnfluəns/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil
Sinónimo:
impact, sway, leverage
Antónimos:
powerlessness, irrelevance

Significados de "influence" en diccionario turco inglés : 53 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
influence n. nüfuz
This means that the EU would acquire greater influence over Greenland's economy.
Bu da AB'nin Grönland ekonomisi üzerinde daha fazla nüfuz sahibi olacağı anlamına gelmektedir.

More Sentences
influence n. etki
A teacher’s influence on children is undeniable.
Bir öğretmenin çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamaz.

More Sentences
influence v. etkilemek
Public opinion can influence the outcome of the trial.
Kamuoyu davanın sonucunu etkileyebilir.

More Sentences
influence n. tesir
influence v. tesir etmek
influence v. etki altına almak
General
influence n. etki
A teacher’s influence on children is undeniable.
Bir öğretmenin çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamaz.

More Sentences
influence n. (olumlu/olumsuz) etki
Engaging in fine arts can be a positive influence on a person's behavior.
Güzel sanatlarla uğraşmak kişinin davranışları üzerinde olumlu etki yaratabilir.

More Sentences
influence v. etkilemek
Public opinion can influence the outcome of the trial.
Kamuoyu davanın sonucunu etkileyebilir.

More Sentences
Technical
influence n. etki
A teacher’s influence on children is undeniable.
Bir öğretmenin çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamaz.

More Sentences
influence v. etkilemek
Public opinion can influence the outcome of the trial.
Kamuoyu davanın sonucunu etkileyebilir.

More Sentences
Statistics
influence n. etki
A teacher’s influence on children is undeniable.
Bir öğretmenin çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamaz.

More Sentences
General
influence n. etkileme
influence n. baskı
influence n. hüküm
influence n. sözü geçerlik
influence n. torpil
influence n. etkilenim
influence n. hatır
influence n. fors
influence n. doğum sırasındaki yıldızların konumunun kişinin davranışlarına tesir etmesi
influence n. (insan davranışlarını etkilediğine inanılan) eterik sıvı
influence n. esir
influence n. yıldızlardan gelen doğaüstü etki
influence n. yıldızlardan gelen ruhani etki
influence n. ruhani güç
influence n. doğaüstü güç
influence n. uzaktan etki altına alma
influence n. uzaktan etki yaratma
influence n. çekim etkisi
influence n. manyetik çekim etkisi
influence n. manyetik çekim
influence n. etkili kimse
influence n. nüfuz sahibi kimse
influence n. etki yaratan şey
influence n. sözü geçen kimse
influence v. sözünü geçirmek
influence v. ikna etmek
influence v. etkili olmak
influence v. söz geçirmek
influence v. yankı uyandırmak
influence v. nüfuz etmek
influence v. ses getirmek
influence v. zorlamak
influence v. baskı ile yaptırmak
influence v. zorla yaptırmak
influence v. gelişimini etkilemek
influence v. kısmen belirlemek
influence v. değişmek
influence v. değişiklik yapmak
influence v. modifiye etmek
influence v. tadil etmek
Chemistry
influence n. tesir

Significados de "influence" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
spheres of influence n. etki alanı
greek influence n. yunan etkisi
zone of influence n. nüfuz alanı
artistic influence n. sanatsal etki
social influence n. sosyal etki
back influence n. gizli etki
social influence n. toplum baskısı
backstairs influence n. gizli etki
degree of influence n. etki derecesi
social influence n. sosyal tesir
reciprocal influence n. karşılıklı etki
literary influence n. edebi etki
sphere of influence n. etki alanı
man influence on nature n. doğaya insan etkisi
influence of music n. müziğin etkisi
considerable influence n. büyük etki
big influence n. büyük etki
enormous influence n. büyük etki
negative influence n. olumsuz etki
extraneous influence n. konu dışı etki
immediate influence n. doğrudan etki
direct influence n. doğrudan etki
man of influence n. nüfuz sahibi kimse
man of influence n. sözü geçen kimse
man of influence n. nüfuzlu kimse
vital influence n. hayati etki
influence [obsolete] n. yıldızların etkisinden kaynaklanan huy
influence [obsolete] n. sızıntı
influence [obsolete] n. yıldız etkisinin yarattığı davranış
influence [obsolete] n. içe akış
influence [obsolete] n. giriş
influence [obsolete] n. yıldız etkisinde ortaya çıkan mizaç
personal influence n. kişisel nüfuz
acquire influence v. parlamak
have influence v. sözü geçmek
have influence v. etkili olmak
have strong influence v. ağır basmak
use one's influence v. ağırlığını koymak
exert one's influence with somebody v. araya adam sokmak
have influence over v. nazı geçmek
have influence v. nazı geçmek
have influence v. forsu olmak
have influence v. hatırı sayılmak
exert one's influence over v. araya adam sokmak
have influence v. sözünü geçirmek
be under the influence v. etki altında kalmak
come under somebody's influence v. nüfuzu altına girmek
put somebody under the influence v. nüfuz altına almak
come under the influence of v. nüfuzu altına girmek
influence one's decision v. kararını etkilemek
exert one's influence v. nüfuzunu kullanmak
use one's influence v. nüfuzunu kullanmak
exercise one's influence v. nüfuzunu kullanmak
influence unfavorably v. kötü şekilde etkilemek
influence adversely v. kötü şekilde etkilemek
influence negatively v. kötü etkilemek
influence adversely v. kötü etkilemek
exert influence v. nüfuz kullanmak
wield one's influence v. nüfuzunu kullanmak
influence negatively v. kötü şekilde etkilemek
influence the society v. toplumu etkilemek
influence adversely v. kötü yönde etkilemek
influence unfavorably v. kötü yönde etkilemek
influence negatively v. kötü yönde etkilemek
influence deeply v. derinden etkilemek
be under the influence of v. etkisi altında kalmak
lose one's influence v. etkisini yitirmek
lose one's influence (over) v. nüfuzunu kaybetmek
lose one's influence v. etkisini kaybetmek
have influence v. sözü geçen olmak
have direct influence on the decision v. kararı doğrudan etkilemek
directly influence the decision v. kararı doğrudan etkilemek
influence negatively v. olumsuz yönde etkilemek
influence negatively v. olumsuz etkilemek
exercise influence over v. üzerinde baskı kurmak
exercise influence over v. kontrolü/etkisi altına almak
fall/come under the influence of v. etkisi altına girmek
be influence on v. üzerinde etkisi olmak
influence positively v. olumlu biçimde etkilemek
influence positively v. olumlu etkilemek
influence positively v. olumlu yönde etkilemek
be influence on v. üzerinde etkili olmak
have influence over v. üzerinde etkili olmak
have a big influence on v. üzerinde büyük bir etkisi olmak
acquire influence v. nüfuz kazanmak
exert an influence over v. etkilemek
exert an influence on v. etkili olmak
exert an influence on v. etkisi olmak
exert an influence on v. etkilemek
exert an influence over v. etkisi olmak
exert an influence over v. etkili olmak
under influence adv. tesir altında
under no influence adv. hiçbir tesir altında kalmaksızın
under no influence adv. hiçbir tesir altında kalmadan
Phrases
under the influence of drink expr. sarhoş
under the influence of expr. tabi
under the influence of expr. maruz kalan
under the influence of expr. etkisi altında
under the influence of expr. -in etkisi altında
Idioms
secure influence on someone n. (biri) üzerinde büyük bir etki
secure influence on someone n. (biri) üzerinde hakimiyet
secure influence on someone n. (biri) üzerinde büyük bir nüfuz
area of influence n. kontrol alanı
area of influence n. etki alanı
area of influence n. nüfuz alanı
have no more influence v. forsunu yitirmek
have no more influence v. forsunu kaybetmek
have no more influence v. forsu kalmamak
have a strong influence on someone v. biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
get a strong influence on someone v. biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
get secure influence on someone v. birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
have secure influence on someone v. birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
have significant influence on something v. birşey üzerinde önemli bir etkisi olmak
have significant influence on something v. birşey üzerinde önemli etkiye sahip olmak
have significant influence on somebody v. birisinin üzerinde önemli bir etkiye sahip olmak
under the influence expr. sarhoş
under the influence expr. içkili
under the influence of alcohol expr. alkol etkisi altında
under the influence of alcohol expr. alkol etkisinde
under the influence of drugs expr. uyuşturucu etkisi altında
under the influence of drug expr. uyuşturucu etkisi altında
Trade/Economic
positive influence n. pozitif etki
significant influence n. önemli etkileme gücü
significant influence n. önemli etki
engage in influence peddling n. nüfuz ticareti
peddle one's influence n. nüfuz ticareti
Law
influence of narcotics taken willingly n. ihtiyarı ile kullanılan uyuşturucu madde tesiri
undue influence n. haksız nüfuz kullanımı
undue influence n. haksız etki
undue influence n. nüfuzu kötüye kullanma
undee influence rule n. gabin kuralı
driving under the influence of alcohol n. alkollü araç kullanma
trading in influence n. nüfuz ticareti
influence peddling n. nüfuz ticareti
traffic of influence n. nüfuz ticareti
influence peddler n. nüfuz ticareti yapan kimse
influence peddler n. sahip olduğu yetkileri başkası için kullanan kimse
influence peddler n. nüfuz ticaretçisi
influence peddler n. (genellikle rüşvet gibi yöntemleri ile) arabuluculuk yapan kimse
have an influence on the judgment v. karara etki yapmak
have an influence on the judgment v. hükme tesiri olmak
under influence adj. tesir altında
under the influence of narcotic(s) expr. uyuşturucu maddenin etkisi altında
under the influence of drug(s) expr. uyuşturucu maddenin etkisi altında
under drug influence expr. uyuşturucu maddenin etkisi altında
Politics
spheres of influence n. etki alanları
areas of influence n. etki alanları
political influence n. siyasal nüfuz
cross-cultural influence n. kültürler arası etki
struggle for influence n. nüfuz mücadelesi