influence - Turco Inglés Diccionario
Historia

influence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "influence" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
influence v. tesir etmek
influence v. etkilemek
influence v. etki altına almak
influence n. nüfuz
influence n. tesir
influence n. etki
General
influence v. etkili olmak
influence v. sözünü geçirmek
influence v. yankı uyandırmak
influence v. ikna etmek
influence v. söz geçirmek
influence v. nüfuz etmek
influence v. ses getirmek
influence v. etkilemek
influence v. zorlamak
influence v. baskı ile yaptırmak
influence v. zorla yaptırmak
influence n. hüküm
influence n. etkilenim
influence n. sözü geçerlik
influence n. hatır
influence n. fors
influence n. torpil
influence n. etkileme
influence n. baskı
influence n. etki
influence n. doğum sırasındaki yıldızların konumunun kişinin davranışlarına tesir etmesi
Technical
influence etkilemek
influence etki
Statistics
influence etki
Chemistry
influence tesir

Significados de "influence" con otros términos en diccionario inglés turco: 194 resultado(s)

Inglés Turco
General
have influence v. nazı geçmek
have influence v. sözünü geçirmek
use one's influence v. ağırlığını koymak
have strong influence v. ağır basmak
have influence over v. nazı geçmek
have influence v. forsu olmak
have influence v. hatırı sayılmak
exert one's influence with somebody v. araya adam sokmak
have influence v. etkili olmak
exert one's influence over v. araya adam sokmak
acquire influence v. parlamak
have influence v. sözü geçmek
be under the influence v. etki altında kalmak
come under somebody's influence v. nüfuzu altına girmek
put somebody under the influence v. nüfuz altına almak
come under the influence of v. nüfuzu altına girmek
influence negatively v. kötü şekilde etkilemek
use one's influence v. nüfuzunu kullanmak
influence unfavorably v. kötü şekilde etkilemek
wield one's influence v. nüfuzunu kullanmak
exert influence v. nüfuz kullanmak
influence adversely v. kötü şekilde etkilemek
exercise one's influence v. nüfuzunu kullanmak
exert one's influence v. nüfuzunu kullanmak
influence negatively v. kötü etkilemek
influence adversely v. kötü etkilemek
influence one's decision v. kararını etkilemek
influence the society v. toplumu etkilemek
influence unfavorably v. kötü yönde etkilemek
influence adversely v. kötü yönde etkilemek
influence negatively v. kötü yönde etkilemek
influence deeply v. derinden etkilemek
be under the influence of v. etkisi altında kalmak
lose one's influence v. etkisini yitirmek
lose one's influence v. etkisini kaybetmek
lose one's influence (over) v. nüfuzunu kaybetmek
have influence v. sözü geçen olmak
directly influence the decision v. kararı doğrudan etkilemek
have direct influence on the decision v. kararı doğrudan etkilemek
influence negatively v. olumsuz yönde etkilemek
influence negatively v. olumsuz etkilemek
exercise influence over v. kontrolü/etkisi altına almak
exercise influence over v. üzerinde baskı kurmak
fall/come under the influence of v. etkisi altına girmek
be influence on v. üzerinde etkisi olmak
influence positively v. olumlu yönde etkilemek
influence positively v. olumlu etkilemek
influence positively v. olumlu biçimde etkilemek
have influence over v. üzerinde etkili olmak
be influence on v. üzerinde etkili olmak
have a big influence on v. üzerinde büyük bir etkisi olmak
acquire influence v. nüfuz kazanmak
exert an influence on v. etkisi olmak
exert an influence on v. etkili olmak
exert an influence on v. etkilemek
exert an influence over v. etkisi olmak
exert an influence over v. etkili olmak
exert an influence over v. etkilemek
influence of music n. müziğin etkisi
man influence on nature n. doğaya insan etkisi
back influence n. gizli etki
sphere of influence n. etki alanı
reciprocal influence n. karşılıklı etki
greek influence n. yunan etkisi
backstairs influence n. gizli etki
social influence n. sosyal tesir
arthistic influence n. sanatsal etki
degree of influence n. etki derecesi
zone of influence n. nüfuz alanı
social influence n. toplum baskısı
spheres of influence n. etki alanı
literary influence n. edebi etki
social influence n. sosyal etki
big influence n. büyük etki
considerable influence n. büyük etki
enormous influence n. büyük etki
negative influence n. olumsuz etki
extraneous influence n. konu dışı etki
immediate influence n. doğrudan etki
direct influence n. doğrudan etki
man of influence n. sözü geçen kimse
man of influence n. nüfuzlu kimse
man of influence n. nüfuz sahibi kimse
vital influence n. hayati etki
under influence adv. tesir altında
under no influence adv. hiçbir tesir altında kalmadan
under no influence adv. hiçbir tesir altında kalmaksızın
Phrases
under the influence of drink sarhoş
under the influence of tabi
under the influence of maruz kalan
under the influence of bağlı
under the influence of etkisi altında
under the influence of -in etkisi altında
Idioms
under the influence sarhoş
under the influence içkili
have no more influence forsu kalmamak
have no more influence forsunu kaybetmek
have no more influence forsunu yitirmek
have a strong influence on someone biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
get a strong influence on someone biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
under the influence of alcohol alkol etkisi altında
have secure influence on someone birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
under the influence of drug uyuşturucu etkisi altında
get secure influence on someone birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
under the influence of alcohol alkol etkisinde
under the influence of drugs uyuşturucu etkisi altında
have significant influence on somebody birisinin üzerinde önemli bir etkiye sahip olmak
have significant influence on something birşey üzerinde önemli bir etkisi olmak
have significant influence on something birşey üzerinde önemli etkiye sahip olmak
Trade/Economic
significant influence önemli etki
significant influence önemli etkileme gücü
positive influence pozitif etki
peddle one's influence nüfuz ticareti
engage in influence peddling nüfuz ticareti
Law
influence of narcotics taken willingly ihtiyarı ile kullanılan uyuşturucu madde tesiri
under influence tesir altında
have an influence on the judgment karara etki yapmak
have an influence on the judgment hükme tesiri olmak
undue influence haksız etki
undue influence haksız nüfuz kullanımı
undue influence nüfuzu kötüye kullanma
undee influence rule gabin kuralı
under the influence of drug(s) uyuşturucu maddenin etkisi altında
under drug influence uyuşturucu maddenin etkisi altında
under the influence of narcotic(s) uyuşturucu maddenin etkisi altında
driving under the influence of alcohol alkollü araç kullanma
influence peddling nüfuz ticareti
trading in influence nüfuz ticareti
traffic of influence nüfuz ticareti
Politics
spheres of influence etki alanları
areas of influence etki alanları
try to have influence nüfuz edinmeye çalışmak
political influence siyasal nüfuz
cross-cultural influence kültürler arası etki
struggle for influence nüfuz mücadelesi
political influence politik nüfuz
external influence dış etki
Technical
influence diagram tesir diyagramı
influence value etki çarpanı
influence diagram etki çizgesi
line of influence etki çizgisi
influence area etki alanı
radius of influence etki yarıçapı
line of influence tesir hattı
influence area tesir sahası
influence value tesir faktörü
influence line tesir hattı
influence line etki çizgisi
influence value etki etkeni
influence diagram etki diyagramı
influence quantity etki büyüklüğü
influence surface etki alanı
moment influence line moment etki çizgisi
assessment of the influence of the thermal environment using subjective judgement scales subjektif karar ölçüleri kullanarak ısıl ortamın etkisinin değerlendirilmesi
influence of organic materials on water intended for human consumption organik maddelerin içme ve kullanma suyuna etkisi
resistance to hardening under the influence of heat and air sıcaklık ve havanın etkisiyle sertleşmeye karşı direnç
under the influence of applied voltage and high humidity yüksek nem ve uygulanan gerilim etkisi altında
processing of colouring materials in plastics under the influence of heat plastiklerdeki renklendirici maddelerin ısıl etki altında işlenmesi
under the influence of light ışık etkisi altında
temperature influence sıcaklık etkisi
Computer
influence quantity etki büyüklüğü
Construction
influence line etki çizgisi
influence lines and surfaces tesir çizgileri ve yüzeyleri
influence line tesir çizgisi
Automotive
influence of road surfaces on traffic noise trafik gürültüsüne yol yüzeylerinin etkisi
Traffic
influence line tesir çizgisi
Marine
ship influence gemi etkisi
Petrol
resistance to hardening under influence of heat and air ısı ve havanın etkisiyle sertleşmeye karşı direnç
Medical
scale of influence etki skalası
Psychology
passive influence pasif etki
minority influence azınlık etkisi
informational influence enformasyon etkisi
social influence sosyal nüfuz
influence delirium etki hezeyanı
peer influence arkadaş çevresi etkisi
peer influence arkadaş etkisi
Food Engineering
influence of materials on water intended for human consumption malzemelerin içme ve kullanma suyuna etkisi
Statistics
influence curve etki eğrisi
Physics
influence of gravity yerçekimi etkisi
influence of gravity yerçekiminin etkisi
Biology
genetic influence genetik etki
Linguistics
crosslinguistic influence farklı dillerin birbirinden etkilenmesi
Environment
range of influence tesir mesafesi
measurement of the influence of road surfaces on traffic noise yol yüzeylerinin trafik gürültüsüne etkisinin ölçülmesi
Military
influence mine temas dışı etki ile faaliyete geçen mayın
influence release sinker etkiyle bırakan ağırlık
influence field etki alanı
explosion resistant multi-influence sweep system infilak dirençli çok tesirli tarama sistemi
influence sweep influens tarama
area of intelligence influence istihbarat etki sahası
explosion resistant multi-influence drone sweep infilak dirençli çok tesirli uzaktan kumandalı tarama
combination influence mine kombinasyon etkili mayın
area of influence komutanlık etki sahası
intelligence area of influence istihbarat etki sahası