durdurmak - Turkish English Dictionary
History

durdurmak



Meanings of "durdurmak" in English Turkish Dictionary : 105 result(s)

Turkish English
Common Usage
durdurmak stop v.
durdurmak halt v.
durdurmak cease v.
General
durdurmak pull up v.
durdurmak cease v.
durdurmak untrigger v.
durdurmak stow v.
durdurmak hold up v.
durdurmak staunch v.
durdurmak deactivate v.
durdurmak still v.
durdurmak lock v.
durdurmak hold back v.
durdurmak collar v.
durdurmak paralyse v.
durdurmak stem the tide of v.
durdurmak put a stop to v.
durdurmak suspend v.
durdurmak embar v.
durdurmak give over v.
durdurmak paralyze v.
durdurmak do away with v.
durdurmak plug v.
durdurmak baulk v.
durdurmak land v.
durdurmak detain v.
durdurmak block v.
durdurmak choke v.
durdurmak call a halt to v.
durdurmak curb v.
durdurmak set up v.
durdurmak jugulate v.
durdurmak bring short v.
durdurmak choke back v.
durdurmak jam v.
durdurmak call off v.
durdurmak stall v.
durdurmak prevent v.
durdurmak call a halt v.
durdurmak choke down v.
durdurmak hold v.
durdurmak throw up v.
durdurmak stand v.
durdurmak crimp v.
durdurmak shut v.
durdurmak intermit v.
durdurmak abolish v.
durdurmak pause v.
durdurmak suppress v.
durdurmak stanch v.
durdurmak choke off v.
durdurmak stem v.
durdurmak check v.
durdurmak discontinue v.
durdurmak stop v.
durdurmak arrest v.
durdurmak freeze v.
durdurmak inactivate v.
durdurmak retain v.
durdurmak damp v.
durdurmak halt v.
durdurmak intercept v.
durdurmak inhibit v.
durdurmak conclude v.
durdurmak cushion v.
durdurmak stay v.
durdurmak keep back v.
durdurmak waylay v.
durdurmak overslaugh v.
durdurmak terminate v.
Phrasals
durdurmak throw back v.
durdurmak tie up v.
durdurmak cut off v.
durdurmak turn back v.
durdurmak chuck up
durdurmak call off
durdurmak slap down
Colloquial
durdurmak call a halt
Idioms
durdurmak blow the whistle on
durdurmak buck the tide
durdurmak stem the tide
durdurmak put the kibosh on
durdurmak put a stopper in
Slang
durdurmak can v.
durdurmak cheese v.
durdurmak nix v.
durdurmak put the skids on
Trade/Economic
durdurmak quit
durdurmak clinch
Law
durdurmak estop
durdurmak detain
Technical
durdurmak retain
durdurmak abort
durdurmak shutdown
durdurmak damp
durdurmak intercept
durdurmak halt
durdurmak shut off
durdurmak arrest
durdurmak shut down
durdurmak stop
Automotive
durdurmak shut down
durdurmak stop
Sport
durdurmak intercept
Archaic
durdurmak refrain v.

Meanings of "durdurmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 139 result(s)

Turkish English
General
durdurmak (kanı) stanch v.
kanı durdurmak staunch v.
bayrak sallayarak birini durdurmak flag down v.
yolunu kesip durdurmak intercept v.
el sallayarak birini durdurmak wave someone down v.
el sallayarak birini durdurmak flag down v.
(polis) korna çalarak arabayı durdurmak gong v.
dizginini çekip durdurmak rein in v.
rüzgarı başa alıp gemiyi durdurmak heave to v.
bayrak salayarak birini bir vasıtayı durdurmak flag down v.
işlemi durdurmak stop operating v.
satışını durdurmak stop sale of v.
akan kanı durdurmak stanch v.
akışı durdurmak stem v.
titremesini durdurmak steady v.
sürücü arabasını bir yerde durdurmak pull up at v.
el sallayarak bir vasıtayı durdurmak flag down v.
arabayı kaydırarak durdurmak skid to a halt v.
el sallayarak bir taşıtı durdurmak wave a vehicle down v.
dizginini çekip durdurmak rein up v.
dizginini çekip durdurmak rein v.
ödemeyi durdurmak withhold payment v.
aşamalı olarak durdurmak phase out v.
başlangıçta durdurmak nip in the bud v.
başlangıçta durdurmak nip something in the bud v.
bitirmeden durdurmak abort v.
tamamlamadan durdurmak abort v.
motorun çalışmasını durdurmak shut off v.
projeyi durdurmak cancel the project v.
kanamayı durdurmak staunch v.
faaliyeti durdurmak stop the activity v.
faaliyeti durdurmak terminate the activity v.
projeyi durdurmak quit the project v.
kanamayı durdurmak stop bleeding v.
projeyi durdurmak stop the project v.
faaliyetleri durdurmak suspend the activities v.
faaliyetleri durdurmak stop the activities v.
faaliyetleri durdurmak terminate the activities v.
geçici olarak durdurmak suspend v.
üretimi durdurmak stop the production v.
üretimi durdurmak halt the production v.
hizmeti durdurmak cut back on the service v.
hizmeti durdurmak run down the service v.
hizmeti durdurmak cut the service v.
kanamayı durdurmak stem the bleeding v.
kanamayı durdurmak staunch the bleeding v.
kanamayı durdurmak stop the bleeding v.
kanamayı durdurmak control the bleeding v.
akışını durdurmak staunch v.
kanamayı durdurmak stop the bleeding v.
birinin kalbini durdurmak stop the heart of someone v.
büyük oranda durdurmak largely stop v.
kaynak sağlamayı durdurmak defund v.
zamanı durdurmak stop the time v.
akan kanı/katliamı durdurmak limit the bloodshed v.
heyelanı durdurmak stop landslide v.
oyuncuyu durdurmak tackle v.
atak yapan oyuncuyu durdurmak tackle v.
hastalığı/enfeksiyonu erken evrede durdurmak abort v.
(bir şey yapan kişiyi) durdurmak catch v.
işlemleri durdurmak caveat v.
hizmeti durdurmak suspend the service n.
Phrasals
birdenbire durdurmak cut off v.
çalışmasını durdurmak cut off v.
(bir malın satışını) durdurmak close out v.
gole giden topu vücuduyla durdurmak/kesmek charge down v.
ansızın durdurmak bring up v.
arkasında durmak/durdurmak stop behind v.
işi durdurmak knock off
Colloquial
kanamayı durdurmak stop the bleeding
kanamayı durdurmak get the bleeding stopped
Idioms
dizginini çekip durdurmak draw in the reins v.
(amerikan futbolunda) atak yapan oyuncuyu durdurmak için oyuncunun üzerine atılmak throw a block v.
kürek çekmeyi durdurmak boat the oars v.
geçici olarak iş durdurmak mark time v.
kan kaybetmeyi durdurmak stop the bleeding v.
satışları durdurmak put (someone or something) out of business v.
ticari faaliyeti azaltmak/durdurmak put (someone or something) out of business v.
kaleye giden topu kale çizgisinde durdurmak clear (one's) lines v.
ihtarname ile işi durdurmak cease and desist v.
aşama aşama/aşamalı olarak durdurmak/iptal etmek phase out something v.
aşama aşama/aşamalı olarak durdurmak/iptal etmek phase something out v.
birini durdurmak put salt on someone's tail v.
birden durdurmak bring somebody up short v.
bir şeyi durdurmak bring something to rest v.
bir şeyi durdurmak slam the brakes on v.
bir şeyi durdurmak call a halt to something v.
bir şeyi durdurmak put the brakes on v.
bir şeyi durdurmak put the brakes on something v.
bir şeyi durdurmak hit the brakes v.
birdenbire durdurmak pull someone up short v.
(işi vb) durdurmak leave off
işi durdurmak fling down one's tools
işi durdurmak put down one's tool
saldırıyı durdurmak call off the dogs
işe alımları durdurmak/dondurmak put a freeze on hiring
taksi durdurmak hail a cab
taksi durdurmak hail a taxi
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase something out
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase out something
geçici olarak durdurmak keep someone on ice
Slang
engellemeyi durdurmak butt out
Trade/Economic
tahsisatları durdurmak withhold
hakkı durdurmak estop
ödemeyi durdurmak terminate payment
işi durdurmak fold up
ödemeyi durdurmak suspend payment
ödemeyi durdurmak stop payment
faaliyetini durdurmak shut down
Law
yürütmeyi durdurmak adopt a motion for stay of execution
yürütmeyi durdurmak stop the execution of
kararı durdurmak stay an order
yürütmeyi durdurmak grant a motion for stay of execution
zorla durdurmak forestall
infazı durdurmak halt the execution
Insurance
ekonomik durumu kötü olan mahallelerde ev kredisi fonu veya sigortayı durdurmak redline v.
Technical
bir zaman için stop etmek veya durdurmak intermit v.
zinciri durdurmak için kullanılan fren tertibatı chain stopper
tasarlanan yere varmadan önce durdurmak intercept
önünü kesmek durdurmak block
geçici olarak durdurmak suspend
Computer
anında durdurmak hard stop v.
işlemi durdurmak abort action
Informatics
anında durdurmak hard stop v.
Automotive
motoru durdurmak kill the engine
Railway
sinyalde sorun olması halinde treni durdurmak için otomatik olarak freni devreye sokan cihaz train stop n.
Aeronautic
rölantide çalışan motoru durdurmak idle cut off
Marine
palamarı aniden durdurmak snub a cable v.
hareketini durdurmak snub
geçit töreni için tayfayı serenlerde durdurmak man the yards
Medical
kanamayı durdurmak için tampon kullanımı tamponade n.
kanamayı durdurmak için tampon kullanımı tamponage n.
kanamayı durdurmak için arteri iğne yardımıyla burma acutorsion n.
kanı durdurmak için sarılan sargı torcular n.
kanı durdurmak için sarılan sargı torniquet n.
hastalığın ilerlemesini durdurmak halt the disease progression
Military
devam eden bir şeyi durdurmak amaçlı yapılan çarpışma rearguard action n.
devam eden bir şeyi durdurmak amaçlı yapılan çarpışma rearguard action n.
Basketball
potaya giden topu tutarak durdurmak pin the ball