stint - Türkisch Englisch Wörterbuch

stint

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stint — Definition

Bedeutung:
kısmak, sınırlamak
Aussprache (IPA):
(AmE /stɪnt/ – BrE /stɪnt/)
Wortart:
Fiil: stint (stints – stinted – stinting)
Synonyme:
economize
Antonyme:
indulge

Bedeutungen von dem Begriff "stint" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 39 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
stint n. süre (belirli bir işe ait)
I did my stint in the job for today.
Ben bugünkü süremi tamamladım.

More Sentences
stint v. kısmak
Don't stint on money when you build a house.
Ev inşa ederken masraftan kısmayın.

More Sentences
stint n. sınır
stint n. esirge
stint n. had
stint n. görev
stint n. limit
stint n. müddet
stint n. ölçü
stint n.
stint v. bağlamak
stint v. az vermek
stint v. esirgemek
stint v. kısıtlamak
stint v. masraftan kaçınmak
stint v. dar tutmak
stint v. yeteri kadar vermemek
stint v. cimrilik etmek
stint v. (kısrağa) tay doğurtmak
stint v. (kısrağa) doğum yaptırmak
stint v. (kısrağı) doğurtmak
stint v. sınırlamak
Law
stint n. kısıtlı mera hakkı
stint n. sınırlama
stint n. tahdit
Archaic
stint v. sonlandırmak
stint v. durdurmak
stint v. büyümesini önlemek
stint v. gelişimini durdurmak
stint v. büyümesini durdurmak
stint v. durmak
stint v. sonlanmak
stint v. vazgeçmek
Ornithology
stint n. küçük kum kuşu
stint n. küçük bir çulluk
stint n. kara karınlı kum kuşu
stint n. sarı bacaklı kum kuşu
stint n. uzun parmaklı kum kuşu
stint n. küçük yağmur kuşu

Bedeutungen, die der Begriff "stint" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
little stint n. küçük kumkuşu
little stint n. küçük kum kuşu
temminck's stint n. sarı bacaklı kumkuşu
stint [obsolete] n. gecikme
stint [obsolete] n. duraklama
stint [obsolete] n. durma
stint [obsolete] n. erteleme
stint on v. bir konuda cimrilik etmek
stint oneself v. masraftan kaçınmak için kendini mahrum bırakmak
without stint adj. pek çok
without stint adj. bol bol
without stint adj. sınırsız
Phrases
without stint expr. esirgemeyerek
without stint expr. sınır koymadan
Idioms
do something without stint v. bir şeyi sınırsızca yapmak
do something without stint v. bir şeyi esirgemeden yapmak
do something without stint v. bir şeyi bol bol yapmak
do a stint v. bir süre çalışmak
Zoology
little stint n. küçük çakılkuşu
little stint n. küçük kumkuşu
temminck's stint n. temmink kumkuşu
temminck's stint n. sarıbacaklı kumkuşu
Breeding
stint [uk] n. merada otlanabilecek hayvan sayısı
stint [uk] n. çayır kapasitesi
stint [uk] n. otlak alanı kapasitesi
stint [uk] n. (ortak mera alanında) belirli sayıda hayvan otlatma hakkı
stint [uk] v. (çobana) hayvan otlatma sınırı getirmek
stint [uk] v. (bir araziyi) otlatma alanlarına bölmek
stint [uk] v. (ortak mera alanını) belirli sayıda sığır ile sınırlandırmak