do one - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

do one



Bedeutungen von dem Begriff "do one" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 5 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Slang
do one yaylan
do one defol
do one kaybol
do one ikile
British Slang
do one gitmek

Bedeutungen, die der Begriff "do one" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 43 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
do number one v. çiş yapmak
do one's job for one v. öldürmek
do one's job for one v. benzetmek
do number one v. işemek
do what one feel likes doing v. kendi havasında olmak
do the best one can do v. elinden geleni yapmak
do all one can do v. elinden geleni yapmak
do as one says v. denileni yapmak
straighten up and do as one is supposed to do v. yola gelmek
do one better (than somebody/something) v. daha iyisini yapmak
Idioms
do something with one arm tied behind one's back hiç zorlanmadan yapmak
feel it beneath one (to do something) onuruna yedirememek
do all one can tüm yolları denemek
do all one can elinden geleni yapmak
could do something with one hand tied behind their back (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
could do something with one arm tied behind their back (bunu ben) tek elimle yaparım
could do something with one arm tied behind their back (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
could do something with one hand tied behind their back (bunu ben) tek elimle yaparım
do one an ill turn birisine zarar vermek
do one an ill turn birisine kötülük etmek
do a one-eighty (kararından vb) 180 derece dönmek
do a one-eighty (kararından vb) yüz seksen derece dönmek
feel it beneath (one) (to do something) gururuna yedirememek
(one) can do worse daha iyisi olamaz
(one) could do worse daha iyisi olamaz
(one) might do worse daha iyisi olamaz
(one) won't (do something) again in a hurry bir daha hayatta gitmem/yapmam anlamına gelen bir deyim
(one) would do well to (do something) (bir şeyi) yapsan iyi olur
Speaking
do you want one of these? bunlardan ister misin?
only one that can do it bunu yapabilecek tek kişi
i want to do this one more time bunu bir daha yapmak istiyorum
it behooves one to do something mek/mak gerekir/yakışır/yaraşır/icap eder
that's what friends do for one another arkadaşlar birbirleri için böyle yapar
that’s one of the things i like to do yapmayı en sevdiğim şeylerden biri de bu
which one do you want to watch first? hangisini önce izlemek istiyorsun?
there is only one thing to do yapılacak tek bir şey var
there is only one thing to do yapılacak bir tek şey var
do the best that one could elinden geleni yapmak
which one do you suggest? hangisini öneriyorsun?
which one do you suggest? hangisini önerirsin?
you're not the one who'd have to do it bunu yapması gereken kişi sen değilsin
which one do you prefer? hangisi tercih edersin?
which one do you think shows the typical family of the future? hangisi geleceğin tipik ailesini gösteriyor sence?