pass - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

pass

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "pass" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 105 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pass v. geçirmek
pass v. geçmek
pass n. geçiş izni
pass n. geçit
pass n. geçiş
General
pass v. pas vermek
pass v. sırasını atlatmak
pass v. onaylattırmak
pass v. dersi vermek
pass v. dönüşmek
pass v. devretmek
pass v. onaylamak
pass v. boşaltmak
pass v. geride bırakmak
pass v. arkada bırakmak
pass v. gezdirmek
pass v. aşmak
pass v. bitmek
pass v. briç pas demek
pass v. açmak (kilit)
pass v. spor pas vermek
pass v. yürüyerek geçmek
pass v. dinmek
pass v. başarmak
pass v. ölmek
pass v. söylemek
pass v. uzatmak
pass v. paylaşmak
pass v. piyasaya sürmek
pass v. paslaşmak
pass v. bildirmek
pass v. sınavda geçmek
pass v. sınıf geçmek
pass v. akıtmak
pass v. vermek (sahte para, karşılıksız çek)
pass v. kazanmak
pass v. sona ermek
pass v. atmak
pass v. dolaştırmak
pass v. ileri gitmek
pass v. vermek
pass v. geçmek
pass v. geçip gitmek
pass v. pas geçmek
pass v. hüküm vermek
pass v. karar vermek
pass v. (sınav) kazanmak
pass v. kat etmek
pass v. kanun çıkarmak
pass v. meydana gelmek
pass v. olmak
pass v. geçmek (sınav sınıf vb'ni)
pass n. hal
pass n. durum
pass n. izin
pass n. dar yol
pass n. derbent
pass n. kanal
pass n. vaziyet
pass n. paso
pass n. ruhsat
pass n. şebeke
pass n. kur
pass n. el çabukluğu
pass n. pasaport
pass n. giriş
pass n. çalım
pass n. giriş kartı
pass n. sınavda geçme
pass n. boğaz
pass n. bir hizmetten ücretsiz faydalanma veya bir tesise ücretsiz giriş sağlayan izin belgesi
pass n. geçmeye yarayan yer
pass n. dağ vb içinden geçen dar yol
pass n. geçme
pass n. hokkabazlık
pass n. parça
pass n. deniz yolculuğu
pass n. pasaj
pass n. koridor
pass n. paragraf
pass n. sınavdan geçme
pass n. bölüm
pass n. yol tezkeresi
Colloquial
pass uzatmak (birisine bir cismi)
Slang
pass cavlağı çekmek
pass cartayı çekmek
Law
pass karar vermek
pass kararlaştırmak
pass ittihaz etmek
pass karar geçirmek
pass karar oluşturmak
pass yürürlüğe sokmak
Technical
pass paso (hadde)
pass geçi (hadde)
Computer
pass geç
Automotive
pass kaynak pasosu
pass geçiş
Geography
pass gedik
pass boyun
Military
pass hatlardan geçme izni
Sport
pass pas
Football
pass pas
Volleyball
pass pas
Card
pass pas demek
pass pas

Bedeutungen, die der Begriff "pass" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pass over v. aşırmak
pass over v. aşmak
mountain pass n. dağ geçidi
General
pass to v. miras kalmak
pass through v. içinden geçirmek
pass the buck v. suçu başkasının üzerine atmak
pass along v. bir bilginin geçerliliğinin kaybolmaya yüz tutması
pass away v. sona ermek
pass in v. vermek
pass sentence v. hüküm giydirmek
pass through v. başından geçmek
pass the hat round v. parsa toplamak
pass on to v. geçmek (başka bir konuya)
pass away v. merhum olmak
pass the limit v. ileri götürmek
pass for a wise man v. akıllı geçinmek
pass out v. kendinden geçmek
pass by v. aldırmamak
pass away v. göçmek
pass judgment v. hüküm vermek
pass by v. geçmek
pass through v. arasından geçmek
pass unnoticed v. arada kaynamak
pass through one's mind v. aklından geçmek
pass forward v. ileri geçmek
pass out of one's mind v. hatırından çıkarmak
pass the time of day v. muhabbet etmek
pass oneself off as v. süsü vermek
pass in transit v. transit geçmek
pass away v. geçmek
pass the time of day v. hasbıhal etmek
hold the pass v. geçidi tutmak
pass an examination v. sınavdan geçmek
pass through v. çekmek
pass oneself off as v. diye geçinmek
pass over v. atlayıp geçmek
pass over (a matter) lightly v. şakaya vurmak
pass water v. çiş yapmak
pass away v. hakkın rahmetine kavuşmak
pass a bill v. kanun tasarısını kabul etmek
pass over v. üstünden geçmek
pass on v. vefat etmek
pass the hat v. yardım toplamak
pass away v. rahmetli olmak
pass an examination v. imtihanı vermek
pass away v. ölmek
pass judgment on v. hakkında yargıya varmak
bring to pass v. ortaya çıkarmak
pass the sponge over v. unutmak
pass on v. geçmek
pass to each other v. paslaşmak
pass over v. aldırmamak
pass beyond v. geçmek
pass the time of day v. selamlaşıp hoşbeş etmek
pass the hat v. parsa toplamak
pass away v. vefat etmek
pass the buck v. bir başkasını sorumlu tutmak
pass on an illness v. aşılamak
pass the sponge over something v. sünger çekmek
pass from hand to hand v. elden ele gezmek
pass over v. yararlanmak
pass into v. içeri almak
pass the buck v. sorumluluğu başkasına yüklemek
pass water v. işemek
pass off v. sona ermek
pass away v. ahrete gitmek
pass out v. ölmek
pass sentence on v. hüküm giydirmek
pass off v. dinmek
pass for v. olarak geçmek
pass on v. devam etmek
make pass v. geçirmek
pass oneself off as v. kendini ... diye satmak
pass over (a matter) lightly v. espriye vurmak
pass over v. ihmal etmek
pass over (a matter) with humour v. espriye vurmak
pass away v. gitmek
come to pass v. meydana gelmek
pass by v. geçip gitmek
pass beyond v. aşmak
pass over v. öbür tarafa geçmek
pass away v. hayata gözlerini yummak
bring something to pass v. bir şeyi sonuçlandırmak
pass the time v. vakit geçirmek
pass on v. gecikmeden gitmek
pass in review v. geçit töreni yapmak
pass off v. geçmek
pass up v. kaçırmak
pass without creating a problem v. sorunsuz atlatmak
pass the buck v. sorumluluğu başkasının üzerine atmak
pass the buck v. suçu başkasına yüklemek
pass by v. yürüyerek geçmek
let something pass unchallenged v. göz yummak
pass over v. aşmak
pass on v. devretmek
pass in v. ölmek
pass off v. görmezden gelmek
pass through v. içinden geçmek
pass a course v. ders geçmek
come to pass v. olmak
pass on v. geçirmek
pass to v. geçmek
pass in v. sunmak
pass by v. göz yummak
pass over v. es geçmek
pass a worm v. kurt dökmek
bring to pass v. meydana getirmek
pass by v. yanından geçmek
pass over v. göz yummak
pass the exam v. sınavı vermek
pass out v. dağıtmak
pass muster v. yeterli olmak
pass up v. geçmek
pass for v. gözüyle bakılmak
make pass over v. aşırtmak
pass for v. diye kabul edilmek
pass an examination v. sınavı geçmek
pass over v. üzerinden geçmek
pass away v. gözünü yummak
pass for v. geçinmek
pass in v. içeri almak
pass over (a matter) with a joke v. espriye vurmak
pass away v. gözünü kapamak
pass through v. arasından geçirmek
pass muster v. uygun olmak
pass out v. dışarı çıkmak
pass away v. boşa harcamak
pass through v. nüfuz etmek
pass muster v. geçmek
pass out v. bayılmak
sell the pass v. ihanet etmek
pass over v. görmemek
pass off v. uykusu açılmak
pass over v. geçmek
pass away v. irtihal etmek
pass for v. sanılmak
pass the limit v. ölçüyü kaçırmak
pass a bill v. yasa tasarısını kabul etmek
pass an entry v. kayda geçirmek
pass along something v. birisine bir şeyler vermek
pass the buck v. sorumluluğu başkasına atmak
pass through the sieve v. elekten geçmek
pass through the sifter v. elekten geçmek
pass gas v. gaz çıkarmak
pass away v. hayatını teslim etmek
let it pass v. kusura bakmamak
pass on v. karar vermek
pass up v. fırsat kaçırmak
pass through changes v. değişikliklerden geçmek
pass quickly v. çabuk geçmek
make a pass at v. pas vermek
(be forced) pass time idly v. sinek avlamak
pass the ball v. pas vermek
pass time idly v. sinek avlamak
pass a critical point v. dönemeçten geçmek
pass a turning point v. dönemeçten geçmek
pass a curve (in a road) v. dönemeçten geçmek
pass a bend (in a road) v. dönemeçten geçmek
not able to pass v. geçememek
can't pass v. geçememek
(danger) pass v. tehlike geçmek
pass on the disease v. hastalık bulaştırmak
pass the exam v. sınavı geçmek
pass the election threshold v. seçim barajını geçmek
pass by v. yoldan geçmek
pass through the street v. yoldan geçmek
pass a decree v. kararname çıkarmak
(time) pass inexorably v. zaman acımasızca geçmek
pass the class v. sınıfı geçmek
pass the exam v. sınavı başarmak
pass away v. dünyaya gözlerini kapamak
pass away v. dünyaya gözlerini yummak
pass on an advice v. tavsiye bildirmek
pass a test v. sınav vermek
pass a law v. yasa çıkartmak
pass law v. yasa geçirmek
pass on virus v. virüs yaymak
pass on virus v. virüs bulaştırmak
pass the exam v. sınavı kazanmak
pass sentence v. hükme bağlamak
happen to pass (a place) v. yolu düşmek
bring something to pass v. bir şeyi gerçekleştirmek
bring something to pass v. birşeyin olmasını sağlamak
pass by v. olarak tanınmak
pass something over v. pas geçmek
pass something up v. pas geçmek
pass a kidney stone v. böbrek taşı düşürmek
pass from hand to hand v. elden ele dolaşmak
pass through the corridor v. koridordan geçmek
by-pass v. yanından geçmek
by-pass v. atlatmak
by-pass v. uğramamak
by-pass v. bir maksada varmak için engellerden kaçınmak
by-pass v. devre dışı bırakmak
by-pass v. kısa devre yapmak
pass time with v. ile vakit geçirmek
pass down v. nesilden nesle geçmesini sağlamak
pass down v. nesilden nesle geçmek
pass into private ownership v. özel mülkiyetine geçmek
pass back into the ownership v. mülkiyetine geri geçmek
pass into the ownership v. mülkiyetine geçmek
pass by v. önünden geçmek
pass for v. olarak kabul edilmek
pass on v. ölmek
pass over v. boş vermek
pass off v. olmak
pass off v. meydana gelmek
pass by v. boş vermek
pass off v. durmak
pass one's authority to v. yetkilerini devretmek
pass the most difficult part of something v. birşeyin en zor kısmını atlatmak
pass the most difficult part of something v. birşeyin en sıkıntılı kısmını atlatmak
pass into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
pass by v. yolu düşmek
pass away v. ruhunu teslim etmek
pass a remark v. fikir beyan etmek
pass sentence on v. mahkeme kararını açıklamak
pass an opinion on v. görüşlerini açıklamak
pass sentence on v. kararı açıklamak
hold the pass v. yolu tutmak
pass an opinion on v. fikir beyan etmek
pass the time v. zaman harcamak
pass into history v. tarihe geçmek
pass a remark v. fikrini söylemek vermek
pass an opinion on v. fikrini söylemek vermek
pass a remark v. görüşlerini açıklamak
pass a dividend v. kar hissesini ödememek
pass as good v. sağlam addedilmek
pass information to v. bilgi geçmek
pass away v. bir avuç toprak olmak
pass over silently v. konuşmadan geçmek
pass in other hands v. el değiştirmek
pass along something to somebody v. birine birşey vermek
pass the decision v. kararı geçirmek
cannot pass the class v. sınıfı geçememek
pass a kidney stone v. taş düşürmek
cannot pass the class v. okulu geçememek
pass the polygraph v. yalan testinden geçmek
pass through walls v. duvarlardan geçmek
look for a teammate to pass v. pas verecek bir arkadaşını aramak
pass gas v. osurmak
pass on to the next generation v. gelecek kuşaklara bırakmak
allow someone to pass v. geçmesine izin vermek
manage to pass v. (sınavdan vb) geçebilmek
pass the test v. testten geçmek
pass the test v. testi geçmek
pass as v. olarak geçmek
pass into someone's possession v. mülkiyetine geçmek
pass close to v. bir şeyin yakınından geçmek
pass faeces v. kaka yapmak
pass stools v. kaka yapmak
pass on huge savings v. büyük tasarruf sağlamak/sunmak
pass on v. yansıtmak
pass away v. hayatını kaybetmek
pass into law v. yasalaşmak
pass the course v. dersi geçmek
pass the test successfully v. testi başarı ile geçmek
pass the test successfully v. testten başarı ile geçmek
take a pass v. bir şeyi (teklif,öneri) reddetmek
pass the weekend v. haftasonunu geçirmek
pass weekend v. haftasonu geçirmek
pass judgement on v. hakkında yargıya varmak
card pass system n. kartlı geçiş sistemi
lateral pass n. yandan geçiş
mountain pass n. derbent
mountain pass n. aşıt
lift pass n. kullanıcılara belirli bir kayak bölgesi veya bölgelerindeki tüm teleferiklerden ücretsiz yararlanma
mountain pass n. bel
free pass n. parasız giriş kartı
mountain pass n. argıt
narrow pass n. darboğaz
quarrel over not giving pass n. yol vermedin kavgası
mountain pass n. boğaz
mountain pass n. kapuz
pass and run n. verkaç
student's pass n. şebeke
narrow pass n. dar boğaz
pass band n. geçici band
quarrel over giving or not giving pass n. yol verdin yol vermedin kavgası
automated ticket and boarding pass n. otomatik bilet ve geçiş kartı
mountain pass n. geçit
low pass filter n. alçak geçirgen filtre
transit pass n. transit geçiş
the khyber pass n. hayber geçidi
high pass n. yüksek geçişli
pass key n. maymuncuk
lift pass n. teleferik pasosu
low pass n. alçak frekans geçirimi
railroad pass n. permi
mountain pass n. dağ geçidi
band-pass n. bantgeçiren
free-pass n. paso
by-pass n. çevre yolu
by-pass n. türev boru
by-pass n. tali yol
by-pass n. atlama
by-pass n. yan geçit
by-pass n. dolaştırma
by-pass n. baypas
pass-byer n. gelip geçen kimse
pass holder n. geçiş kartı olan kimse
pass holder n. bir organizasyona katılım hakkı kazanmış kimse
by-pass n. kestirme (yol)
boarding pass n. biniş kartı
security pass n. geçiş kartı
security pass n. güvenlik kartı
pass mark n. ders geçme notu
pass an exam n. sınav geçmek
bus pass n. otobüse biniş kartı
low pass adj. alçak geçişli
pass-through adj. aynen iletilen/yansıtılan (masraf vb)
(pass) fast adv. olanca hızıyla
Phrasals
pass over göçüp gitmek
pass over faydalanamamak
pass over ölmek
pass over göçmek
pass over yararlanamamak
pass over geçip gitmek
pass over anlayamamak
pass over geçiştirmek
pass over görmezden gelmek
pass off (gerilim vb) yatışmak
pass off (kavga vb) geçmek
pass off üzerinde durmamak
pass off dikkat etmemek
pass off geçiştirmek
pass through (zor bir dönemden vb) geçmek
pass off (ağrı vb) dinmek
pass in içeri sokmak
pass on sürmek
pass by oluruna bırakmak
pass down daha sonraki nesillere devretmek
pass on ileri geçmek
pass out kendinden geçmek
pass up (fırsat) tepmek
pass on ilerlemek
pass for olarak tanınmak
pass forward öndeki oyuncuya atmak
pass on ölmek
pass over umursamamak
pass by kendi haline bırakmak
pass on ileri gitmek
pass on devam etmek
pass into içeri girmek
pass over yok saymak
pass off (ağrı vb) geçmek
pass out bayılmak
pass through (okul vb) bitirmek
pass in elden vermek
pass over atlamak
pass by geçip gitmek
pass forward pas vermek
pass on geçip gitmek
pass up (fırsattan) yararlanamamak
pass for diye tanınmak
pass on geçmek
pass forward ileriye pas atmak
pass down nesilden nesle aktarmak
pass round dolaştırmak
pass round etrafını dolaşmak
pass something down (to someone) birine bir şeyi miras bırakmak
pass something on (to someone) birine bir şey uzatmak/vermek
pass something down (to someone) birine bir şey uzatmak/vermek
pass something on (to someone) birine bir şeyi miras bırakmak
pass something forward bir şeyi öndekine/ön tarafa uzatmak
pass something in (to someone) (ödev/sınav kağıdı vb) teslim etmek
pass on to vermek
pass on teslim etmek
pass on to teslim etmek
pass over to iletmek
pass over to vermek
pass something along birine bir şeyi vermek/teslim etmek
pass something along (to somebody) birine bir şeyi vermek/teslim etmek
pass along something (to somebody) birine bir şeyi vermek/teslim etmek
pass something around (to someone) herkese ikram etmek
pass back to someone iade etmek
pass to teslim etmek
pass to vermek
pass to uzatmak
pass under altından geçmek
pass someone up adını atlamak/çizmek
pass something off on someone as something birine bir şeyi (olarak) kakalamak/yutturmak
pass by yanından geçmek
pass something off görmezden gelmek
pass on iletmek
pass on aktarmak
pass along (bir bilgiyi/haberi/mesajı) iletmek/vermek
pass out askeri bir okuldan başarıyla mezun olmak
pass out askeri kuvvetlerdeki temel eğitimini tamamlamak
pass someone by fark edilmeden geçip gitmek
pass over göz ardı etmek
Phrases
crime scene do not pass suç mahalli geçmeyin
all things must pass hiçbir şey sonsuza dek sürmez
all things must pass her şeyin bir sonu vardır
Proverb
all things will pass bu da geçer
all things must pass bu da geçer
this too shall pass bu da geçer
Colloquial
make a pass (at) pas vermek
make a pass (at) ayartmaya çalışmak
make a pass (at) tavlamaya çalışmak
come to a pretty a pass işler öyle bir noktaya geldi ki
come to a pretty a pass işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki
reach a pretty pass işler öyle bir noktaya geldi ki
reach a pretty pass işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki
pass the baby görevden kaçmak
pass the baby sorumluluğu bir başkasına yüklemek
pass the baby işi başkasına yüklemek
pass the baby sorumluluktan kaçmak
let pass aldırmamak
let pass boş vermek
let pass geçmek
pass water çişini etmek
pass water çişini yapmak
pass water ufak su dökmek
pass water su dökmek
pass water işemek
pass it in pas versene
pass gas yellenmek
Idioms
make a pass at pas vermek
pass through someone's mind birinin aklından geçmek
pass in one's chips ölmek
pass the buck topu başkasına atmak
pass in one's chips ecel şerbetini içmek
make a pass iş atmak
make a pass pas vermek
pass away göçüp gitmek
pass around elden ele gezmek
would pass in a crowd ilk bakışta güzel gözükmek
would pass in a crowd incelenmedikçe yeterli gözükmek
bring to such a pass üzücü bir noktaya gelmesine neden olmak
bring to a pretty pass üzücü bir noktaya gelmesine neden olmak
pass the buck sorumluluğunu başkasına yüklemek
pass the hat round şapka gezdirerek para toplamak
pass the hat round şapka gezdirmek
pass judgement yargıda bulunmak
pass judgement kesin fikrini bildirmek
sell the pass aldatmak
sell the pass ihanet etmek
make a pass yakınlık göstermek
sell the pass bırakıp kaçmak
come to a pretty pass kötü bir noktaya gelmek
come to a pretty pass sarpa sarmak
pass one's eyes over (gazeteye vb) göz atmak
sell the pass hainlik etmek
pass an opinion fikir beyan etmek
pass an opinion görüşü ifade etmek
pass with flying colors bir işi kolayca yapmak
like ships that pass in the night tesadüfen sadece bir iki defa karşılaşıp bir daha asla karşılaşmayacak iki insan gibi
things have come to a pretty pass işler sarpa sardı
things have come to a pretty pass işler kötü bir noktaya geldi
things have reached a pretty pass işler kötü bir noktaya geldi
things have reached a pretty pass işler sarpa sardı
pass with flying colours zor bir işi başarmak
pass with flying colors sınavdan yüksek not almak
pass with flying colours sınavdan yüksek not almak
pass with flying colors zor bir işi başarmak
pass the hat around (bir gruptan vb.) para toplamak
pass the hat round (bir gruptan vb.) para toplamak
pass the baton sorumluluğu/görevi başkasına devretmek
pass with merit yüksek başarı göstererek geçmek
as days pass gün geçtikçe
as days pass her geçen gün
cut someone off at the pass birisini engellemek
cut someone off at the pass (birinin) çabalarını boşa çıkartmak
pass the torch to somebody bayrağı birine devretmek
pass the torch to somebody görev devir teslimi yapmak
pass something in to someone bir şeyi birine teslim etmek/vermek
head someone off at the pass birinin yolunu kesmek
make a pass at someone birine pas vermek
make a pass at someone birine iş atmak
make a pass at someone birine asılmak
make a pass at someone birine pas atmak
make a pass at someone birine duyulan erotik hisleri belli etmek
make a pass at someone birine kur yapmak
let someone pass by birinin geçmesine izin vermek
let something pass görmezden gelmek
pass on into eternal life ebediyete göçmek
pass over someone's head (bir konunun anlaşılması yönünden) birini aşmak
pass by on the other side (yardıma muhtaç biri ile ilgili) yanından geçip gitmek/oralı bile olmamak
pass by on the other side (özellikle yardıma muhtaç birini) görmezden gelmek
make a pass at something üzerinden geçmek/uçmak
pass over someone's head (mecazi anlamda) boyunu aşmak
pass the time of day oyalanmak
pass the time of day zaman geçirmek
pass the time of day zaman öldürmek
pass something up fırsat tepmek
pass up something fırsat tepmek
hall pass öğretmenin öğrencisine verdiği izin
hall pass açık çek
pass the smell test ahlaken kabul edilebilir olmak
pass the smell test meşru/münasip/ uygun ve yerinde olmak
pass sentence on someone (mahkeme vb) biri hakkında hüküm/karar vermek
pass over someone's head bir kulağından girip diğerinden çıkmak
pass out in the dunes kumsalda sızıp kalmak
hard pass katiyen olmaz
hard pass kesinlikle olmaz
no hard pass hayır kesinlikle olmaz
no hard pass hayır olmaz
no hard pass hayır katiyen olmaz
make a pass at kur yapmak