| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | succeed v. | başarılı olmak | ||
|
Working hard is the only way to succeed in business. İş hayatında başarılı olmanın tek yolu çok çalışmaktır. More Sentences |
||||
| Common Usage | succeed v. | başarmak | ||
|
He finally succeeded in repairing the engine. Sonunda motoru tamir etmeyi başarmış. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | succeed v. | başarılı olmak | ||
|
Working hard is the only way to succeed in business. İş hayatında başarılı olmanın tek yolu çok çalışmaktır. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | varisi olmak | ||
|
He succeeded to his father's large property. O, babasının büyük mal varlığının varisi oldu. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | yerine geçmek | ||
|
Tim will succeed George as General Manager. Tim, Genel Müdür olarak George'un yerine geçecek. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | başarıya ulaşmak | ||
|
Their project was unlikely to succeed. Projelerinin başarıya ulaşması pek mümkün değildi. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | başarmak | ||
|
He finally succeeded in repairing the engine. Sonunda motoru tamir etmeyi başarmış. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | varisi olmak | ||
|
He succeeded to his father's large property. O, babasının büyük mal varlığının varisi oldu. More Sentences |
||||
| General | succeed v. | yerini almak | ||
|
This invention is intended to succeed smartphones. Bu buluşun akıllı telefonların yerini alması amaçlanmıştır. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | succeed v. | başarmak | ||
|
He finally succeeded in repairing the engine. Sonunda motoru tamir etmeyi başarmış. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | succeed v. | becermek | ||
| General | succeed v. | muvaffak olmak | ||
| General | succeed v. | halefi olmak | ||
| General | succeed v. | takip etmek | ||
| General | succeed v. | rast gitmek | ||
| General | succeed v. | başarı elde etmek | ||
| General | succeed v. | başarıya imza atmak | ||
| General | succeed v. | amaca ulaşmak | ||
| General | succeed v. | başarı kazanmak | ||
| General | succeed v. | başarı sağlamak | ||
| General | succeed v. | -den sonra gelmek | ||
| General | succeed v. | varis olmak | ||
| General | succeed v. | izlemek | ||
| General | succeed v. | başarı yakalamak | ||
| General | succeed v. | sonuçlanmak | ||
| General | succeed v. | vuku bulmak | ||
| General | succeed v. | neticelenmek | ||
| General | succeed v. | yaklaşmak | ||
| General | succeed v. | miras almak | ||
| General | succeed v. | miras olarak almak | ||
| General | succeed v. | taklit etmek | ||
| General | succeed v. | kopyalamak | ||
| General | succeed v. | gördüğünü yapmak | ||
| General | succeed v. | başarılı sonuç vermek | ||
| General | succeed v. | başarı göstermek | ||
| Law | ||||
| Law | succeed v. | halef olmak | ||
| Law | succeed v. | muvaffak olmak | ||
| Technical | ||||
| Technical | succeed v. | arkasından gelmek | ||
| Technical | succeed v. | izlemek | ||