storm - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

storm

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "storm" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
storm n. fırtına
General
storm v. bağırıp çağırmak
storm v. fırtına gibi esmek
storm v. hücum etmek
storm v. fırtına esmek
storm v. saldırmak
storm v. öfkeli bir halde gitmek
storm v. şiddetli esmek
storm v. şiddetli bir şekilde hücum etmek
storm v. kıyameti koparmak
storm v. şiddetli bir şekilde hücum ederek bir yeri fethetmek
storm v. öfkelenmek
storm v. zorla girmek
storm v. fırtına patlamak
storm v. fırtına çıkmak
storm v. kudurmak
storm v. taarruza etmek
storm n. kargaşa
storm n. kasırga
storm n. bora
storm n. sağanak
storm n. kıyamet
storm n. telaş
storm n. öfke
storm n. hücum
storm n. fırtına
storm n. saldırı
storm n. taarruz
Technical
storm n. fırtına
Automotive
storm yüksek performans gösterme
Marine
storm n. kuvvetli fırtına
Geography
storm n. fırtına
Meteorology
storm n. fırtına

Bedeutungen, die der Begriff "storm" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 324 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be caught in a storm v. fırtınaya yakalanmak
storm out v. hiddetle ayrılmak
storm off v. öfkeyle çıkıp gitmek
take someone by storm v. belirli bir alanda aniden çok başarılı olmak
weather the storm v. zorluklara göğüs germek
weather the storm v. badireyi atlatmak
weather the storm v. krizi atlatmak
weather the storm v. badire atlatmak
weather the storm v. zorlukların hakkından gelmek
be caught by the storm v. fırtınaya kapılmak
be caught by the storm v. fırtınaya yakalanmak
be caught by the storm v. fırtınaya tutulmak
be ready for the storm v. fırtınaya hazır olmak
storm to break out v. fırtına çıkmak
attempt to storm v. (bir yeri) basmaya kalkışmak
storm drain n. rögar
a storm in a teacup n. bir bardak suda fırtına
storm of applause n. alkış tufanı
storm cloud n. tehlike
storm signal n. fırtına işareti
ice storm n. yağmur yağar yağmaz donduran fırtına
tropical storm n. şiddetli fırtına
dust storm n. kum fırtınası
violent storm n. kuvvetli fırtına
storm cloud n. fırtına bulutu
storm window n. dış pencere
storm warning n. fırtına uyarısı
the calm before a storm n. fırtınadan önceki sessizlik
tropical storm n. tropik fırtına
spring storm n. turnageçidi
storm petrel n. denizördeği
storm petrel n. fırtınakırlangıcı
storm petrel n. fırtınakuşu
storm of applaud n. alkış tufanı
storm sash n. fırtına çerçevesi
storm sewage n. sağanak suyu
storm sewer n. sağanak kanalı
storm water system n. yağmur suyu şebekesi
storm sewer n. sağanak lağımı
storm drain n. yağmur ana mecrası
storm-overflow sewer n. taşkın kanalı
hail storm n. dolu fırtınası
storm track n. fırtınanın izlediği rota
storm track n. fırtına yolu
storm track n. fırtınanın izlediği yol
storm of excitement n. heyecan kasırgası
severe storm n. şiddetli fırtına
fierce storm n. şiddetli fırtına
ferocious storm n. şiddetli fırtına
violent storm n. şiddetli fırtına
catastrophic storm n. katastrofik/feci/felaket/yıkıcı fırtına
perfect storm n. kusursuz fırtına
coming storm n. yaklaşan fırtına
dark storm n. karanlık fırtına
fatal storm n. ölümcül fırtına
violent storm n. şiddetli fırtına
storm-proof adj. fırtınaya dayanıklı
storm-proof adj. fırtınadan etkilenmez
storm-tossed adj. yıkık dökük
storm-proof adj. fırtınaya karşı dayanıklı
storm-tossed adj. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş
in sunshine and in storm adv. iyi veya kötü günlerde
Phrasals
storm around v. esip gürlemek
Phrases
there's storm brewing expr. karmaşa büyüyor
there's storm brewing expr. huzursuzluk/tedirginlik artıyor
there's storm brewing expr. fırtına geliyor
there's storm brewing expr. fırtına kopmak üzere
there's storm brewing expr. fırtına patlamak üzere
there's storm brewing expr. kazan kaynıyor
there's storm brewing expr. kavga çıkmak üzere
Colloquial
twitter storm n. twitter'da diğer kullanıcılardan büyük ilgi gören paylaşım
Idioms
storm out of the blocks v. bir hışımla başlamak
storm out of the blocks v. atılmak
storm out of the blocks v. hızla başlamak
breed up a storm v. fırtına gelmek/yaklaşmak
breed up a storm v. (hava) yağmur toplamak
breed up a storm v. (hava) bulutlu/kapalı olmak
breed up a storm v. (hava) patlayacak olmak
take something by storm v. allak bullak etmek
take by storm v. aniden saldırmak
be sweating up a storm v. aşırı terlemek
cook up a storm v. bir sürü yemeği marifetle yapabilmek
storm in a tea cup v. bir bardak suda fırtına koparmak
have a storm in a teacup v. bir bardak suda fırtına koparmak
storm in a tea cup v. bir kaşık suda fırtına koparmak
take by storm v. büyük etkisi altına almak
weather the storm v. düze çıkmak
cough up a storm v. çok kötü öksürmek
ride out the storm v. düze çıkmak
go down a storm v. çok iyi gitmek
bake up a storm v. çok miktarda şeyi istekle pişirmek
be sweating up a storm v. çok terlemek
weather the storm v. fırtınadan sağ çıkmak
ride out the storm v. fırtınayı atlatmak
storm in v. hışım gibi girmek
come up a storm v. fırtına çıkmak
come up a storm v. fırtınalı olmak
storm in v. fırtına gibi içeri dalmak
storm through v. fırtına gibi esmek
storm in v. hışımla içeri girmek
a storm in a teacup v. endişelendirecek kadar büyük bir durum/olay olmamak
kick up a storm v. hır çıkarmak
weather the storm v. fırtınayı atlatmak
ride out the storm v. fırtınadan sağ çıkmak
talk up a storm v. istekle yapmak
a storm to be breaking (within one's heart) v. içinde fırtınalar kopmak
dance up a storm v. istekle yapmak
talk up a storm v. istekle yapmak
talk up a storm v. istekle yapmak
take by storm v. kasıp kavurmak
bring a storm about one's ears v. öfkelendirmek
kick up a storm v. olay çıkarmak
be sweating up a storm v. kan ter içinde kalmak
storm through v. kasıp kavurmak
kick up a storm v. mesele çıkarmak
kick up a storm v. kavga çıkarmak
ride the storm v. krizle başa çıkmak
kick up a storm v. rahatsızlık yaratmak
weather the storm v. sıkıntıya göğüs germek
kick up a storm v. sorun çıkarmak
dance up a storm v. şevkle yapmak
sing talk up a storm v. şevkle yapmak
storm at someone v. sinirini birinden çıkarmak
talk up a storm v. şevkle yapmak
talk up a storm v. şevkle yapmak
weather the storm v. tehlikeyi atlatmak
be sweating up a storm v. terden sırılsıklam olmak
be in the eye of the storm v. tartışmanın merkezinde olmak
ride out the storm v. tehlikeyi atlatmak
be in the eye of the storm v. tartışmanın/sorunun odağında olmak
a storm in a teakettle n. pireyi deve yapma
a storm in a teapot n. pireyi deve yapma
a storm in a teakettle n. habbeyi kubbe yapma
a storm in a teapot n. habbeyi kubbe yapma
a storm in a teakettle n. bir bardak suda fırtına koparma
a storm in a teapot n. bir bardak suda fırtına koparma
a storm in a teakettle n. bir şeyi gereğinden fazla büyütme
a storm in a teapot n. bir şeyi gereğinden fazla büyütme
the eye of the storm n. anlaşmazlığın özü/merkezi
storm in a teacup n. bir bardak suda koparılan fırtına
a storm of criticism n. eleştiri yağmuru
after the storm comes a calm n. fırtına sonrası sükunet
eye of the storm n. fırtınadan önceki sessizlik durumu
calm before the storm n. fırtına öncesi sessizlik
lull before the storm n. fırtınadan önceki sessizlik
eye of the storm n. fırtınadan önceki sakin dönem
the calm before the storm n. fırtına öncesi sessizlik
calm before the storm n. fırtınadan önceki sessizlik
lull before the storm n. fırtına öncesi sessizlik
the calm after a storm n. fırtına sonrası sükunet
the calm after a storm n. fırtına sonrası sakinlik
after the storm comes a calm n. fırtına sonrası sakinlik
eye of the storm n. hareketli zamandan önceki sükunet hali
any port in a storm n. sığınacak herhangi bir liman
storm is brewing expr. birilerinin suyu ısınıyor
storm is brewing expr. bir sorun çıkacak
up a storm expr. canlı bir şekilde
any port in a storm expr. denize düşen yılana sarılır
storm is brewing expr. fırtına olacak
up a storm expr. hararetli bir şekilde
up a storm expr. enerjik şekilde
up a storm expr. hareketli bir şekilde
storm is brewing expr. fırtına geliyor
up a storm expr. hevesli bir şekilde
storm is brewing expr. kazan kaynıyor
storm is brewing expr. tartışmalar büyümekte
ride the storm zorlukları yenmek
weather the storm zarar görmeden sıyrılmak
storm at someone (sinirden) birine patlamak
go down a storm (bir gösteri/film) olumlu tepkiler almak
Speaking
a storm was coming expr. bir fırtına geliyordu
Slang
blow up a storm v. bir üflemeli aleti hünerli bir biçimde çalmak
blow up a storm v. (müzik aletini) öttürmek
blow up a storm v. (bir enstrümanı iyi çalarak) ağlatmak
shit storm n. curcuna
shit storm n. tantana
Trade/Economic
damage by storm n. fırtına hasarı
storm insurance n. fırtına sigortası
Insurance
damage by storm n. fırtına hasarı
Technical
design-storm rainfall n. dizayn sağanak miktarı
electric storm n. elektriksel fırtına
electric storm n. elektrikli fırtına
eye of the storm n. fırtınanın gözü
magnetic storm n. manyetik fırtına
storm seepage n. sağanak sızması
storm sewer n. sağanak kanalı
wind storm n. rüzgar fırtınası
storm sewer n. sağanak lağımı
electric storm n. şimşek ve gök gürültülü fırtına
dust-storm n. toz fırtınası
storm-overflow sewer n. taşkın kanalı
design storm n. tasarım fırtına gücü
storm-proof adj. fırtınadan etkilenmez
rain storm yağmur boranı
storm water yağmur suyu
rain storm yağmur fırtınası
storm water system yağmur suyu şebekesi
storm drainage yağmur seli drenajı
storm drainage yağmur suyu drenajı
Computer
tweet storm n. tweet fırtınası
tweet storm n. twitter'da seri şekilde atılan coşkulu tweetler
magnetic storm n. manyetik fırtına
broadcast storm yayın fırtınası
Construction
storm window n. çift pencere
storm sluice n. fırtına savak
storm door n. fırtınaya karşı ek dış kapı
storm window n. soğuk havaya karşı ek pencere
Aeronautic
eye of storm n. siklon merkezi
Marine
storm trysail n. yan yelken
violent storm n. bora
storm spinnaker n. dayanıklı kumaştan yapılan ve şiddetli fırtınalarda kullanılan yelken
storm sail n. fırtına yelkeni
storm lamp n. fırtına feneri
storm surge survey n. fırtına kabarması incelemesi
storm surge n. gel-git kabarması
storm beach n. fırtına sonrası birikinti ve çukurlukarın olduğu kana
storm surge forecasting n. fırtına kabarması tahmini
shore protection works against storm surge and waves n. fırtına kabarması ve dalgalara karşı kıyı koruma çalışmaları
storm surge barrier n. fırtına kabarması bariyerleri
storm surge protection breakwater n. fırtına kabarmasını önleyici dalgakıran
storm surge disasters n. fırtına kabarması afetleri
storm berm n. fırtına sonrası kıyıda oluşan az eğimli bölge
storm tide n. fırtına gel-giti
storm surge gate n. fırtına kabarması çiti
storm foresail n. fırtına floğu
storm surge n. fırtına kabarması
gate against storm surge n. fırtına kabarmasına karşı geçit
storm jib n. fırtına floku
storm lamp n. gemici feneri
storm lantern n. gemici feneri
storm mooring on berth n. korunaklı suda fırtına
extreme storm waves n. nadir  fırtına dalgaları
severe storm n. şiddetli fırtına
tropical storm n. tropikal fırtına
storm-bound adj. fırtına sebebiyle bir yerde durmuş
Medical
cytokine storm n. sitokin fırtınası
storm van leeuwen chamber n. storm van leeuwen odası
thyroid storm n. tiroit krizi
thyroid storm n. tiroid krizi
Psychology
thyroid storm n. tiroid fırtınası
Pathology
thyroid crisis or storm n. tiroid krizi veya fırtınası
Marine Biology
storm warning n. fırtına ihbarı
storm calendar n. fırtına takvimi
Astronomy
solar storm n. güneş fırtınası
Zoology
european storm-petrel n. fırtına kuşu
Forestry
magnetic storm n. manyetik fırtına
Environment
wastewater and storm water systems n. atıksu ve yağmur suyu sistemleri
ice storm n. buz fırtınası
storm surge n. deniz kabarması
flooding of storm surge n. fırtına dalgası seli
storm surge warning n. fırtına dalgası uyarısı
damage to storm surge n. fırtına dalgası hasarı
anti-storm surge system n. fırtına dalgasına dayanıklı sistem
breakwater for storm surges n. fırtına dalgakıranı
eye of the storm n. fırtına merkezi
sever storm disaster n. fırtına afeti
sand storm n. kum fırtınası
unit storm n. ölçü fırtına
storm sewer n. sel suyu kanalı
snow storm n. tipi
dust storm n. toz fırtınası
storm water handling yağmur sularının toplanması
storm water pipelines yağmur suyu boru hatları
storm water overflows yağmur suyu taşkınları
Geography
storm surge n. fırtına dalgası
Meteorology
ice storm n. buz fırtınası
multicell storm n. çok çekirdekli fırtına
hail storm n. dolu fırtınası
revolving storm n. dönen fırtına
electric storm n. elektriksel fırtına
electric storm n. elektrik fırtınası
storm warning n. fırtına uyarısı
storm cave n. fırtına sığınağı
storm paths n. fırtına yolları
eye of the storm n. fırtına gözü
eye of the storm n. fırtınanın gözü
storm vortex n. fırtına girdabı
storm track n. fırtına yolu
storm cloud n. fırtına bulutu
storm prediction center n. fırtına tahmin merkezi
storm warning n. fırtına ihbarı
storm cellar n. fırtına mahseni
storm signal n. fırtına işareti
storm warning tower n. fırtına ihbar kuleleri
storm winds n. fırtına rüzgarları
storm surge n. fırtına dalgası
storm sash n. fırtına çerçevesi
storm-warning tower n. fırtına uyarı kulesi
electrical storm n. gök gürültülü sağanak
thunder storm n. gök gürültülü sağanak
equinoctal storm n. gündönümü fırtınası
lake effect storm n. göl etkenli fırtına
lightning storm n. gök gürültülü sağanak
silver storm n. gümüş fırtına
super storm n. kasırga
eye of the storm n. kasırganın/hortumun merkezi
winter storm n. kış fırtınası
kona storm n. kona fırtınası
storm sewage n. sağanak suyu
radar storm detection n. radar fırtına araştırması
lightning storm n. şimşek fırtınası
sonora storm n. sonora fırtınası
electric storm n. şimşek ve gök gürültülü fırtına
dust storm n. toz fırtınası
tropical storm n. tropikal fırtına
national severe storm laboratory ulusal kuvvetli fırtına laboratuvarı
national severe storm forecast center ulusal kuvvetli fırtına tahmin merkezi
storm drain yağmur ana mecrası
Geology
abyssal storm n. abisal çalkantı
abyssal storm n. bentik çalkantı
benthic storm n. bentik akıntı
storm deposits n. fırtına çökelleri
Places
storm lake n. iowa eyaletinde şehir
Military
take a place by storm v. şiddetli bir hücum yaparak bir yeri ele geçirmek
take a place by storm v. şiddetli bir hücum yaparak bir yeri almak
fire storm n. ateş fırtınası
desert storm n. çöl fırtınası
storm flag n. fırtına bayrağı
storm boat n. hücum botu
storm boat n. hücumbot
tropical storm n. tropik fırtına
Cinema
storm chaser n. fırtına avcısı
Ornithology
northern storm petrel (hydrobates pelagicus) n. kuzey atlantik fırtına kuşu
northern storm petrel (hydrobates pelagicus) n. atlantik'in kuzey kesimlerine ve akdeniz'e özgü, beyaz çizgileri ve külrengi benekleri olan bir kuş