devam etmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

devam etmek



Bedeutungen von dem Begriff "devam etmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 58 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
devam etmek hold v.
devam etmek continue v.
devam etmek go on v.
devam etmek proceed v.
General
devam etmek carry on with v.
devam etmek abide v.
devam etmek draw v.
devam etmek carry over v.
devam etmek keep going v.
devam etmek persevere v.
devam etmek go ahead with something v.
devam etmek go along v.
devam etmek run on v.
devam etmek hold out v.
devam etmek attend regularly v.
devam etmek keep up v.
devam etmek keep it up v.
devam etmek follow on v.
devam etmek hold on v.
devam etmek push v.
devam etmek prosecute v.
devam etmek carry on v.
devam etmek pursue v.
devam etmek go on v.
devam etmek soldier on v.
devam etmek press on v.
devam etmek stand v.
devam etmek pass on v.
devam etmek carry forward v.
devam etmek keep on v.
devam etmek endure v.
devam etmek get along v.
devam etmek go ahead v.
devam etmek progress v.
devam etmek keep at v.
devam etmek be in progress v.
devam etmek hang over v.
devam etmek get on with v.
devam etmek attend v.
devam etmek take up v.
devam etmek last v.
devam etmek go v.
devam etmek go off v.
devam etmek continue v.
devam etmek keep v.
devam etmek proceed v.
devam etmek remain v.
devam etmek went on (go on) v.
Phrasals
devam etmek pass on
devam etmek plough on
devam etmek go ahead
Colloquial
devam etmek keep at it
Technical
devam etmek dure
devam etmek last
devam etmek persist
devam etmek proceed
Computer
devam etmek resume
Aeronautic
devam etmek continue to

Bedeutungen, die der Begriff "devam etmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 147 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek stick at v.
denemeye devam etmek keep trying v.
okula devam etmek go to school v.
üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek (bir iş) stick with v.
artarak devam etmek increasingly go on v.
uçmaya devam etmek continue flying v.
metanetle devam etmek soldieron v.
dışa vurulmadan devam etmek (kavga/kızgınlık vb) smolder v.
yoluna devam etmek proceed on one's way v.
olmadan devam etmek go without v.
konuşmaya devam etmek go on v.
boyunca devam etmek (belirli bir süre) stretch v.
çalmaya devam etmek play on v.
üniversiteye devam etmek go to school v.
olmaya devam etmek rest v.
artarak devam etmek increasingly continue v.
davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde) go on v.
kaldığı yerden devam etmek resume v.
yılmadan devam etmek sit tight v.
çalışmaya devam etmek (bir yerde/bir işte) stay in v.
yanmaya devam etmek keep in v.
bir şeyi kullanmaya devam etmek keep something on v.
yola devam etmek continue down the road v.
yola devam etmek get back on the road v.
yola devam etmek carry on the path of v.
destek vermeye devam etmek continue to give support v.
artmaya devam etmek (fiyatlar vb) continue to rise v.
yükselmeye devam etmek (fiyatlar vb) continue to rise v.
olmaya devam etmek continue to happen v.
yükselmeye devam etmek continue to rise v.
ikna olmaya devam etmek remain convinced v.
şansı devam etmek (one's luck) to hold v.
yoluna devam etmek stand on v.
çalıştırmaya devam etmek keep on v.
-e devam etmek go ahead with v.
-e devam etmek go on with v.
-e devam etmek prosecute v.
-e devam etmek proceed with v.
şiddetle devam etmek rage v.
yapmaya devam etmek keep at v.
devam etmek kalmak persist v.
azimle devam etmek persevere v.
bir işe devam etmek keep at a job v.
kalmaya devam etmek stay on v.
bıraktığı yerden devam etmek resume v.
kaldığı yerden devam etmek resume on v.
(ile) ilerlemeye devam etmek push ahead with v.
sözüne devam etmek continued one's speech v.
okula devam etmek attend the school v.
düz devam etmek go straight ahead v.
kariyerine devam etmek continue one's career v.
kariyerine bıraktığı yerden devam etmek resume her/his career v.
kariyerine devam etmek continue his/her career v.
kanamaya devam etmek keep bleeding v.
yükselmeye devam etmek keep on rising v.
eğitimine devam etmek continue one's education v.
eğitimine devam etmek further one's education v.
artmaya devam etmek continue to rise v.
yapmaya devam etmek keep on doing v.
görüşmeye devam etmek keep on seeing someone v.
görüşmeye devam etmek keep on talking with someone v.
(sevgili vb) görüşmeye devam etmek keep on dating v.
yalan söylemeye devam etmek continue to lie v.
bir şeye devam etmek go forward with something v.
ile devam etmek go forward with something v.
seyahatlerine kaldığım yerden devam etmek resume one’s travels v.
yola devam etmek move on v.
yola devam etmek keep going v.
eğitimine devam etmek continue one’s education v.
yürümeye devam etmek keep on walking v.
birisiyle görüşmeye devam etmek keep/continue dating v.
gazete haberciliğinde kariyerine (mesleğine) devam etmek pursue a career in newspaper journalism v.
çalışmaya devam etmek keep studying v.
araştırılması devam etmek remain under investigation v.
çalışmaya devam etmek overlearn v.
kötü şartlar altında mücadeleye devam etmek struggle along under these poor conditions v.
yürümeye devam etmek keep on walking v.
yürümeye devam etmek continue walking v.
dışa vurulmadan devam etmek (kavga/kızgınlık vb) smoulder v.
sorumluluğu/yükümlülüğü sürdürmek/devam etmek remain liable v.
yakın olmaya devam etmek remain close v.
çalışmaya devam etmek keep working v.
kürek çekmeye devam etmek keep rowing v.
işe devam etmek stay in business v.
oturmaya devam etmek remain seated v.
birinin sözünü kesmeye devam etmek keep interrupting someone v.
tazmin etmeye devam etmek keep indemnified v.
kaybetmeye devam etmek keep losing v.
hızlı bir şekilde devam etmek continue apace v.
bir sorun olmaya devam etmek remain a challenge v.
azalarak da olsa devam etmek/sürmek continue albeit at a diminishing pace v.
Phrasals
destek vermeye devam etmek hold out for
bir şeyi sürdürmeye devam etmek go ahead (with something)
bir şeyi yapmaya devam etmek go ahead (with something)
uğraşmaya devam etmek plod away at
çabalamaya devam etmek plod away at
(herkes gittikten sonra) kalmaya devam etmek remain behind
konunun üzerine gitmeye devam etmek plough on
sürmeye devam etmek drive on
kavga etmeye devam etmek fight on
yaşamına devam etmek move on
hayatına devam etmek move on
azimle/ısrarla devam etmek persevere at
azimle/ısrarla devam etmek persevere in
bir şey üzerinde çalışmaya devam etmek progress with something
bir şeye devam etmek push ahead on something
okumaya devam etmek read on
koşmaya devam etmek run on
konuşmaya devam etmek talk on
yürümeye devam etmek walk on
engel veya zorluklara karşın devam etmek plow ahead
... yaparak devam etmek go on to
Colloquial
kaba davranmaya devam etmek pile insult on insult
sormaya devam etmek keep asking
Idioms
son sürat devam etmek be in full spate
tam gaz devam etmek be in full flow
sorunsuz devam etmek be in full spate
tam gaz devam etmek be in full spate
sorunsuz devam etmek be in full flow
son sürat devam etmek be in full flow
kaldığı (bıraktığı) yerden devam etmek(yeniden başlamak) pick up where someone leave off
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek pour good money after bad
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek throw good money after bad
etkili bir biçimde devam etmek go over with a bang
etkili bir biçimde devam etmek go with a bang
inatla karşı çıkmaya devam etmek argue the toss
(hiçbir şey olmamış gibi) işine devam etmek go about one's business
meşaleyi taşımaya devam etmek carry the torch
içinde olmaya/faaliyette bulunmaya devam etmek keep one's hand in something
sürünerek/nefesi tükenmiş halde yapmaya devam etmek run on fumes
denemeye/yapmaya devam etmek keep on trucking
denemeye/yapmaya devam etmek keep on keeping on
galibiyet serisine devam etmek continue one's winning streak
mağlubiyet serisine devam etmek continue one's losing streak
denetim altında tutmaya devam etmek retain control over someone
birini kontrolü altında tutmaya devam etmek retain control over someone
kendi başına devam etmek strike out on one's own
kendi başına devam etmek set out on one's own
bir şeyi yapmaya daha kararlı ve güçlü bir şekilde devam etmek power on through something
bir şeyi yapmaya daha kararlı ve güçlü bir şekilde devam etmek power through something
bıraktığı yerden devam etmek take up where one left off
Speaking
devam etmek istiyor musunuz do you want to continue
devam etmek istiyor musun do you want to continue
Slang
partiye devam etmek rage on
Trade/Economic
süre dolmasına rağmen görevine devam etmek hold over
bir memuriyeti işgale devam etmek hold over
Computer
sürdür devam etmek resume