idare etmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

idare etmek



Bedeutungen von dem Begriff "idare etmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 67 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
idare etmek handle v.
idare etmek make out v.
idare etmek conduct v.
idare etmek manage v.
General
idare etmek skimp v.
idare etmek scrape v.
idare etmek lead v.
idare etmek mastermind v.
idare etmek administrate v.
idare etmek conceal v.
idare etmek subsist v.
idare etmek operate v.
idare etmek see one through v.
idare etmek hide v.
idare etmek tolerate v.
idare etmek scrape along v.
idare etmek content oneself v.
idare etmek husband v.
idare etmek make both ends meet v.
idare etmek officer v.
idare etmek to be sufficient v.
idare etmek economize v.
idare etmek be enough v.
idare etmek steer v.
idare etmek get on v.
idare etmek make it do v.
idare etmek be sufficient v.
idare etmek supervise v.
idare etmek look after v.
idare etmek control v.
idare etmek make shift v.
idare etmek cover up v.
idare etmek get along v.
idare etmek make do v.
idare etmek spin out v.
idare etmek bestride v.
idare etmek conn v.
idare etmek rein in v.
idare etmek get by v.
idare etmek rub v.
idare etmek run v.
idare etmek rub along v.
idare etmek boss v.
idare etmek quarterback v.
idare etmek direct v.
idare etmek take in hand v.
idare etmek govern v.
idare etmek manage v.
idare etmek administer v.
idare etmek manipulate v.
idare etmek superintend v.
idare etmek tide over v.
idare etmek economise v.
idare etmek steward v.
idare etmek imperate v.
Phrasals
idare etmek hold someone over
idare etmek work with
Colloquial
idare etmek make do and mend
Idioms
idare etmek make out
Trade/Economic
idare etmek administer
Politics
idare etmek govern
Technical
idare etmek manipulate
idare etmek guide
idare etmek govern
idare etmek manage
idare etmek rule
Textile
idare etmek handle

Bedeutungen, die der Begriff "idare etmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 89 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
iyi kötü idare etmek muddle along v.
kıtı kıtına idare etmek eke out a living v.
iktisat yaparak idare etmek economise v.
gözetip denetleyerek idare etmek supervise v.
idare etmek (geçim) get by v.
iki tarafı da idare etmek play a double game v.
bir işyerini başarılı bir şekilde idare etmek make a go of v.
kötü idare etmek misgovern v.
yalnızca kendi yetenekleriyle idare etmek zorunda kalmak be thrown back on one's own resources v.
olmadan idare etmek go without v.
ustalıkla durumu idare etmek finesse v.
parayı idare etmek manage money v.
olmadan idare etmek do without v.
ev idare etmek keep house v.
tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek fly by the seat of one's pants v.
kötü idare etmek mishandle v.
kötü idare etmek mismanage v.
ile idare etmek make do with v.
sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek (tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden) fly blind v.
bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek gerrymander v.
kıtı kıtına idare etmek live from hand to mouth v.
iyi kötü idare etmek muddle on v.
ile idare etmek make shift with v.
var olanla idare etmek make shift v.
iki tarafı da idare etmek straddle v.
ile idare etmek make do with something v.
sevk ve idare etmek conduct v.
kötü idare etmek misconduct v.
ustalıkla idare etmek manipulate v.
tatlılıkla idare etmek handle with kid gloves v.
iyi idare etmek manage well v.
şirketi idare etmek manage a company v.
birini idare etmek take someone in hand v.
gözetip denetleyerek idare etmek take someone in hand v.
gözetip denetleyerek idare etmek ride herd on v.
-sız idare etmek do without v.
-sız idare etmek go without v.
-i idare etmek deal with v.
-siz idare etmek do without v.
-i idare etmek quarterback v.
birşeyle idare etmek get by upon v.
birşeyle idare etmek get by on v.
dümenle idare etmek steer v.
işleri idare etmek manage business v.
çok yakından idare veya kontrol etmek micromanage v.
durumu idare etmek handle the situation v.
yönünü idare/kontrol etmek control the direction of v.
(ile) idare etmek manage with someone v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek run the country v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek govern the country v.
ülkeyi idare etmek/yönetmek rule the country v.
ev idare etmek contrive v.
gelişmeyi/ilerlemeyi/yenilenmeyi konrol/idare etmek drive an improvement v.
iktisat yaparak idare etmek economize v.
(belirli bir ücret vb) ile geçinmek/idare etmek manage on v.
dünyayı yönetmek/idare etmek run the world v.
var olanla idare etmek make do v.
idare-i maslahat etmek go through the motions v.
sevk ve idare etmek lead v.
Phrasals
güçlükle de olsa idare etmek stumble through n.
bir şey ile idare etmek/idareli olmak scrape along on something
bir şey ile idare etmek/idareli olmak scrape along with something
zar zor idare etmek squeak by
ucu ucuna idare etmek squeak by
elde olanla yetinmek/idare etmek struggle on with something
Colloquial
ev idare etmek keep house
eldeki imkanlarla idare etmek make shift
bir şekilde idare etmek carry on somehow
Idioms
durumu idare etmek keep up appearance
para işlerini idare etmek hold the purse strings
para işlerini idare etmek control the purse strings
kalanla idare etmek scrape the barrel
kalanla idare etmek be scraping the barrel
kazandığıyla geçinmek/idare etmek get along on what one earn
iki tarafı da idare etmek play a double game
iki tarafı da idare etmek have a foot in both camps
iki tarafı da idare etmek keep a foot in both camps
iki tarafı birden idare etmek play a double game
iki tarafı da idare etmek play both sides
iki tarafı birden idare etmek have a foot in both camps
iki tarafı birden idare etmek keep a foot in both camps
iki tarafı birden idare etmek play both sides
birinin yerine idare etmek cover for someone
birinin yerine idare etmek stand in for someone
birisini idare etmek cover up for someone
Trade/Economic
idare ve nezaret etmek superintend
Technical
dümenle idare etmek steer
Marine
uçağı idare etmek navigate
gemiyi idare etmek navigate