control - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

control

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "control" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
control v. denetlemek
control v. kontrol etmek
control n. kontrol
General
control v. idare etmek
control v. hakim olmak
control v. işletmek
control v. denetlemek
control v. kontrol yapmak
control v. kontrolünü yapmak
control v. kontrol etmek
control v. düzenlemek
control v. kontrolü sağlamak
control v. kumanda etmek
control v. kontrol altında tutmak
control v. denetleme yapmak
control v. yoklamak
control v. dizginlemek
control n. egemenlik
control n. teftiş
control n. hakimiyet
control n. sorumluluk
control n. yönetim
control n. idare
control n. otorite
control n. güç
control n. komuta
control n. murakabe
control n. denetim
control n. kumanda
control n. kontrol
control n. düzenleme
Trade/Economic
control varlıktan ekonomik yarar sağlama gücü
control murakabe
control teftiş
control yönetmek
Law
control nizam altına alma
control zapt altına almak
control denetleme
control idare
control teftiş
control murakabe
control düzenleme
control yönetim
control kontrol
control tanzim etmek
Technical
control kontrol etmek
control kumanda
Computer
control denetle
control denetimi
Automotive
control kontrol
control kontrol düzeneği
Medical
control kontrol
Statistics
control kontrol
Chemistry
control denetleme
Linguistics
control denetim

Bedeutungen, die der Begriff "control" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
bring under control v. kontrol altına almak
General
take control v. yönetimi ele geçirmek
be out of control v. kontrolden çıkmış olmak
loosen one's control v. dizginleri salıvermek
lose one's control v. kontrolünü kaybetmek
get out of control v. ateş bacayı sarmak
be out of control v. dizginlenemez olmak
not control oneself v. kendine hakim olamamak
take control v. dizginleri ele almak
be out of control v. frenlenemez olmak
cause to lose control v. kontrolü kaybetmesine neden olmak
be in control of one's own destiny v. kendi kaderini tayin etmek
get out of control v. kontrolden çıkmak
lose control of something v. kontrolünü yitirmek (bir aracın vb)
control one's anger v. öfkesini yenmek
be unable to control one's anger v. hırsını alamamak
lose control of v. ipin ucunu kaçırmak
keep under control v. kontrol altında tutmak
get out of control v. gemi azıya almak
get under control v. önlemek
get out of control v. azıtmak
control firmly v. sıkı tutmak
be out of control v. kontrolden çıkmak
take control v. başa geçmek
have control over v. etkisi olmak
gain control over v. kontrolü ele almak
have control over v. egemen olmak
get out of control v. şirazesinden çıkmak
dice control v. zar tutmak
be brought under control v. kontrol altına alınmak
keep the fire under control v. yangını kontrol altına almak
have total control (over someone) v. avcunda tutmak
be under the control of (somebody) v. elinde kalmak
be under the control of (somebody) v. elde kalmak
be out of one's hands (control) v. elden çıkmak
be out of one's power (control) v. elden çıkmak
maintain one's self control v. kendini tutmak
control oneself v. kendini tutmak
be under the control of v. denetiminde olmak
restrain one's self control v. kendini tutmak
lose control of (the vehicle) v. aracın kontrolünü kaybetmek
lose control of (the car) v. arabanın kontrolünü kaybetmek
assume control v. kontrol sağlamak
bring a fire under control v. yangını kontrol altına almak
establish control v. kontrol sağlamak
gain control v. kontrol sağlamak
control one's pain v. acısını dindirmek
control ones's pains v. ağrılarını dindirmek
go out of control v. kontrol dışına çıkmak
exercise control v. kontrol yapmak
lose control v. kontrolü kaybetmek
get out of control v. kontrol dışına çıkmak
be under control v. kontrol altında olmak
perform control v. kontrol yapmak
get out of one's control v. kontrolünden çıkmak
control the bleeding v. kanamayı durdurmak
go through passport control v. pasaport kontrolünden geçmek
(police) take control of a road v. yolu tutmak
control the bleeding v. kanamayı kesmek
control the excitement v. heyecanı bastırmak
control one's excitement v. heyecanını yenmek
control one's excitement v. heyecanını bastırmak
breath control play v. orgazmı güçlendirmek için kendi kendini farkında olmadan boğma durumu
lose self-control v. gözü kararmak
lose one's self-control v. dağıtmak
lose one's self-control v. kendinden geçmek
take control of v. -in yönetimini ele geçirmek
get under control v. kontrol altına almak
get under control v. kontrol altında tutmak
get under control v. engellemek
seize control v. kontrolü ele geçirmek
spin out of control v. kontrolden çıkmak
lose steering control v. direksiyon hakimiyetini kaybetmek
lose steering control v. direksiyonun hakimiyetini kaybetmek
keep one's nerves under control v. sinirlerine hakim olmak
provide the control v. kontrolü sağlamak
rage out of control v. kontrolden çıkmak
bring someone under control v. kontrol altına almak
exercise control over v. üzerinde baskı kurmak
exercise control over v. kontrolü/etkisi altına almak
control later v. sonradan kontrol etmek
control later v. sonra kontrol etmek
control again v. yeniden kontrol etmek
control again v. tekrar kontrol etmek
control one's feelings v. hislerini kontrol etmek
control one's feelings v. hislerine sahip olmak
prevent/control the fraud v. sahtekarlığın önüne geçmek
control the bleeding v. kanamayı kontrol etmek
not be under control v. kontrol altında-olmamak
run through the woods out of control v. kontrolünü kaybetmiş bir şekilde ormana koşmak
try to control one’s life v. birinin hayatını kontrol altına almaya çalışmak
be under the control of v. -in gözetimi altında olmak
lose control on the icy road v. buzlu yolda kontrolünü kaybetmek
lose control on the icy road v. buzlu yolda kontrolden çıkmak
control the direction of v. yönünü idare/kontrol etmek
lose control of one's car v. arabasının kontrolünü kaybetmek
lose control of one's car v. arabanın kontrolünü kaybetmek
be on the birth control pills v. doğum kontrol hapı kullanmak
have everything under control v. her şeyi kontrol altına almak
lose control of oneself v. kontrolünü kaybetmek
lose control of oneself v. kendini kaybetmek
lose control of oneself v. kendinden geçmek
can't control your bowels v. dışkısını tutamamak
can't control your bowels v. kakasını tutamamak
maintain control v. kontrolü sağlamak
maintain control v. kontrolü ele geçirmek
control the fire v. yangını zapetmek
pollution control n. kirlilik kontrolü
air traffic control n. hava trafik kontrol
control theory n. kontrol teorisi
computer control n. bilgisayar denetimi
laminar flow control n. düzgün akış denetimi
control engineering n. kontrol mühendisliği
control box n. kumanda kutusu
flight control n. uçuş kontrolü
social control n. sosyal kontrol
environmental control n. doğal çevreyi koruma
incoming control n. giriş kontrolü
remote control device n. kumanda aygıtı
birth control pill n. doğum kontrol hapı
quality control programme n. nitelik denetim izleme çizelgesi
span of control n. kontrol kapsamı
strict control n. sıkı kontrol
control room n. yönetim odası
direct digital control n. doğrudan sayısal denetim
power control n. güç kontrolü
flood control n. sel kontrolu
lack of control n. başıboşluk
digital control systems n. dijital kontrol sistemleri
safety control n. güvenlik kontrolü
partisan of state control n. devletçi
pollution control n. kirlenme denetimi
state control n. devletçilik
traffic control point n. trafik kontrol noktası
master gain control n. ana kazanç kontrolü
entry control n. giriş kontrolü
radio set control n. radyo seti kontrolü
nonlinear control theory n. doğrusal olmayan kontrol teorisi
pest control n. haşere mücadelesi
food control n. besin denetimi
access control point n. giriş kontrol noktası
general directorate of environmental pollution prevention and control n. çevre kirliliğini önleme ve kontrol genel müdürlüğü
volume control n. ses ayarı
traffic control n. trafik kontrol
missile control circuit n. roket kontrol devresi
total quality control n. toplam kalite kontrolü
servo control n. servokumanda
policy of state control n. devletçilik
non destructive control n. bozmadan denetleme
intelligent control systems n. akıllı kontrol sistemleri
biological control systems n. biyolojik kontrol sistemleri
volume control n. volüm ayarı
direction and control n. yönlendirme ve denetleme
export control n. ihracat kontrol
fire control n. atış kontrolü
man vc control setting n. manuel vc kontrol ayarı
general directorate for protection and control n. koruma ve kontrol genel müdürlüğü
control charts n. denetim çizgesi
self control n. kendini kontrol etme
multiple weapon control panel n. çoklu silah kontrol panel
control animal n. kontrol hayvanı
manufacturing planning and inventory control n. üretim planlaması ve stok kontrolü
control chart n. kontrol grafiği
gaining control n. kazanç kontrolü
noise control n. gürültü kontrolü
insect control n. böcek kontrolü
price control n. fiyat kontrolü
central control agency n. merkez denetim müdürlüğü
control of narcotics n. uyuşturucu kontrolü
gain control n. kazanç kontrolü
locust control n. çekirge kontrol
export control commodity number n. ihraç mal pozisyonu
rent control n. kira kontrolü
control chart n. denetim çizeneği
control apparatus n. kontrol aygıtı
chemical process control n. kimyasal işlem kontrolü
adaptive control systems n. uyarlanabilir kontrol sistemleri
control points n. denetim noktaları
passport control n. pasaport kontrolü
price control n. fiyat denetimi
field control n. alan kontrolü
arms control n. silahlanma kontrolü
taguchi methods in quality control n. kalite kontrolde taguchi metodu
digital control systems n. sayısal kontrol sistemleri
grade control n. kalite kontrolü
quality control charts n. nitelik denetim çizelgesi
total control n. topyekun denetim
home country control principle n. ev sahibi ülkenin gözetim ve denetim yetkisine sahip olması
communication line control procedure n. iletişim hattı denetim yöntemi
cellular control mechanisms n. hücresel kontrol mekanizması
volume control n. ses kontrolü
food control n. gıda kontrol
commodity control n. mal kontrolü
shewart quality control charts n. shewart kalite kontrol grafiği
control pad n. playstation ve benzeri oyun platformalarında kullanılan oyun oynama gereci
river flood control n. akarsu taşkın kontrolü
master control routine n. ana denetim programı
tuning control n. akort ayarı
climate control n. iklim kontrolü
control wheel n. levye
control stick n. levye
contamination control n. kirlilik kontrolü
quality control n. kalite kontrol
intermediate control n. ara kontrol
control policy n. denetim politikası
control mechanism n. denetim mekanizması
self control n. kendine hakim olma
self control n. irade
admin control n. admin kontrolü
birth control n. doğum kontrolü
command and control systems n. komuta ve kontrol sistemleri
flood control n. sel kontrolü
population control n. nüfus kontrolü
pollution control industry n. kirlenme kontrol endüstrisi
pollution control n. kirlenme kontrolü
nuclear arms control n. nükleer silahların kontrolü
carrier control systems n. taşıyıcı kontrol sistemleri
pollution control equipment n. kirlenme kontrol donanımı
spectator control n. seyirci kontrolü
process control n. işlem kontrolü
dust control n. toz kontrolü
thyristor control n. tristör kontrolü
production control n. üretim kontrolü
pneumatic control n. pnömatik kontrol
credit control n. kredi kontrolü
architectural control n. mimari kontrol
field control n. saha kontrolü
quality control certificate n. kalite kontrol sertifikası
land control n. saha kontrolü
quality control certificate n. kalite kontrol belgesi
control engineer n. kontrol mühendisi
dispenser control n. fırdöndü
street traffic control lights n. trafik lambaları
optimal control n. optimal kontrol
optimal control n. eniyi denetim
airspace control n. hava sahası kontrolü
computerized control n. bilgisayarlı kontrol
food control n. gıda denetimi
planning and control n. planlama ve kontrol
integrated pollution prevention and control directive n. entegre kirlilik önleme ve kontrolü direktifi
symptom control n. semptom kontrolü
birth control methods n. doğum kontrol yöntemleri
periodical stock control n. periyodik stok kontrol
control center n. yönetim merkezi
disease control n. hastalık kontrolü
anticipating control n. önceden sezme yoluyla kontrol
attitude control n. durum kontrolü
attitude control n. vaziyet kontrolü
security control n. güvenlik kontrolü
identification control n. kimlik kontrolü
id control n. kimlik kontrolü
system and control n. sistem ve kontrol
centralized control n. kumanda merkezi
congestion control n. sıkışıklık denetimi
control point n. güvenlik noktası
concurrency control n. koşut zamanlılığın denetimi
door control unit n. kapı kontrol ünitesi
water pollution control regulations n. su kirliliği kontrol yönetmeliği
remote control n. uzaktan kumanda
remote control n. uzaktan kontrol
remote control n. uzaktan denetim
grade control n. tenor kontrolü
general purpose control n. genel amaçlı denetim
grade control n. nitelik denetimi
case-control studies n. vaka-kontrol çalışmaları
control-freak n. sürekli çevresindeki insanları kontrol altında tutmaya çalışan kimse
control-freak n. kontrol manyağı
control-freak n. kontrol hastası
remote control n. kumanda
nuclear-biological-chemical control center n. nbc kontrol merkezi
self-control n. kendini ayarlama
real-time numerical control n. gerçek zamanlı sayısal kontrol
self-control n. kendini tutma
self-control n. öz denetim
self-control n. kendine hakim olma
self-control n. kendine hakimiyet
self-control n. kendini kontrol etme
remote-control switch n. kumanda cihazı
real-time control systems n. gerçek zamanlı kontrol sistemleri
real-time control n. gerçek zamanlı kontrol
control group n. kontrol grubu
satisfactory control n. tatminkar kontrol
limit control n. limit kontrol
satisfactory control n. tatmin edici kontrol
lack of control n. denetim eksikliği
one touch control n. tek tuş kontrol
one touch control n. tek dokunma ile kontrol
date of control n. kontrol tarihi
control date n. kontrol tarihi
beverage control n. meşrubat kontrolü
television remote control n. televizyon kumandası
effective control n. etkin kontrol
remote control concrete mixer truck n. uzaktan kumandalı harç kamyonu
radio control cement mixer n. uzaktan kumandalı harç kamyonu
remote control cement mixer truck n. uzaktan kumandalı harç kamyonu
credit control n. kredi kontrol
tight control n. sıkı kontrol
control philosophy n. kontrol felsefesi
statistical control n. istatistiki kontrol
control nut n. kontrol hastası
food and drug control n. gıda ve ilaç kontrolü
food and drug control n. gıda ve ilaç denetimi
reasons beyond one's control n. elde olmayan nedenler
reason beyond one's control n. elde olmayan neden
majority control of n. -nın çoğunluğunun kontrolü
concrete norm control n. somut norm denetimi/kontrolü
components of internal control n. iç kontrol bileşenleri
span of control n. bir yöneticinin altında çalıştırdığı kişi sayısı
riot control n. isyan kontrolü
thought control n. beyin yıkama/zorla ikna etme
health control n. sağlık kontrolü
qc (quality control) n. kalite kontrol
fornication under control of the king n. kral kontrolünde zina
site control n. saha kontrolü
breath control n. nefes kontrolü
control board n. kontrol paneli
control board n. kumanda tablosu
cruise control n. hız kontrol düzeni
calculation check/control n. hesaplama kontrolü
riot control vehicle n. toplumsal olaylara müdahale aracı (toma)
control device n. kumanda aygıtı
weight control intervention n. ağırlık denetimi müdahalesi
pest control n. böcek ilaçlama
reasonable control n. makul kontrol
self control n. irade gücü
self-control n. irade gücü
process control engineering n. proses kontrol mühendisi
pest control company n. böcek i̇laçlama şirketi
pest control company n. böcek i̇laçlama firması
sound control n. ses kontrol
date of control n. kontrol tarihi
asset control n. varlık kontrolü
illusion of control n. kontrol illüzyonu
ticket control n. bilet kontrol
ticket control n. bilet kontrolü
source control n. kaynak kontrolü
out of control adj. çığrından çıkmış
hard to control adj. kontrolü zor
out of control adj. denetim dışı
out of control adj. zaptedilemez
out of control adj. kontrolden çıkmış
out of control adj. kendini kaybetmiş (öfkeden)
out of control adj. ele avuca sığmaz
out-of-control adj. kontrol edilemez
out-of-control adj. kontrol edilemeyen
pre-control adj. ön kontrol
under control adv. kontrol altında
due to reasons beyond our control adv. elimizde olmayan nedenlerle
due to circumstances beyond our control adv. elimizde olmayan sebeplerle
due to circumstances beyond our control adv. elimizde olmayan nedenlerle
due to reasons beyond our control adv. elimizde olmayan sebeplerle
for reasons beyond our control adv. elde olmayan nedenlerle
due to reasons beyond our control adv. elde olmayan nedenlerle
under control adv. kontrol altına alınmış
under parental control adv. ebeveyn kontrolü altında
Phrasals
relinquish control over -'deki kontrolünü bırakmak
Phrases
due to reasons beyond our control elimizde olmayan sebeplerden
due to circumstances beyond our control elimizde olmayan nedenlerden
due to circumstances beyond our control elimizde olmayan sebeplerden
due to reasons beyond our control elimizde olmayan nedenlerden
due to reasons beyond one's control mecburiyetten
Colloquial
beyond control kontrolden çıkmış
beyond control denetimden çıkmış
beyond control denetimsiz
bring under control kontrol altına almak
beyond control kontrol dışında
due to reasons beyond our control elimizde olmayan nedenlerden ötürü
due to reasons beyond our control elimizde olmayan nedenler yüzünden
due to reasons beyond our control elimizde olmayan nedenlerden dolayı
due to the reasons both within and beyond control elde olan veya olmayan nedenlerden dolayı
in control of kontrolünde
Idioms
beyond control kontrolsüz
control the purse strings para işlerinden sorumlu olmak
control the purse strings para işlerini idare etmek
control the purse strings mali işlerden sorumlu olmak
control the purse strings finansal konulardan sorumlu olmak
lose control of oneself balatayı yakmak
lose control of oneself tepesi atmak
lose control of oneself balatayı sıyırmak
lose control of oneself şalteri atmak
spiral out of control kontrolden çıkmak
retain control over someone birini kontrolü altında tutmaya devam etmek
retain control over someone denetim altında tutmaya devam etmek
lose control of oneself dinden imandan çıkmak
Speaking
things you can't control kontrol edemeyeceğin şeyler
you can't control me beni kontrol edemezsin
you're out of control kontrolden çıktın sen
everything is under control her şey kontrol altında
it's all under control her şey kontrol altında
you can't control time zamanı kontrol edemezsin
Slang
fornication under control of the king (fuck) düzmek
Trade/Economic
managerial control yönetsel kontrol
statistical control method istatistiksel kontrol yöntemi
accounting control hesap kontrolü
accounting control muhasebe denetimi
inventory control code yedek parça stoku kontrol kodu
public internal financial control system kamu iç mali denetim sistemi
inventory control envanter kontrolü
job control iş kontrolü
currency control döviz kontrolü
accounting control muhasebe işlemlerinin doğruluğunu sağlayan kurallar
indirect control dolaylı kontrol
control of an enterprise bir işletmenin kontrolü
process control kalite kontrolü
cost control maliyet kontrol
cost control herhangi bir faaliyetin önceden belirlenen kalitede ve zamanda en az maliyetle başarılması için alınan önlemler
budget control bütçe denetimi
budget control bütçe kontrolü
control of an organization bir işletmenin kontrolü
deferred control ertelenmiş kontrol
perceived control algılanan denetim
joint control birleşik kontrol
accounting control muhasebe kontrolü
internal control system iç kontrol sistemi
budget control bütçe kontrol
budget and control manager bütçe ve kontrol müdürü
control totals toplamların kontrolü
birth control doğum kontrolü
control number kontrol sayısı
control risk kontrol riski
internal control standards iç kontrol standartları
customs control gümrük kontrolü
control of overall performance uygulama sonuçlarının genel değerlendirmesi
control group denetim grubu
lower control limit alt denetim sınırı
control and reporting planlama
exchange control regulations kambiyo kontrol düzenlemeleri
control by the customs authorities gümrük denetimi
production control üretim kontrolü
control of an asset varlıktan ekonomik yarar sağlama gücü
administrative control idari kontroller
accounting control iç kontrol
managerial control idari kontrol
trade control and expert system ticaret kontrol ve uzmanlık sistemi
inventory control envanter denetimi
stock control stok kontrolü
statistical process control istatistik süreç kontrolü
accounting control ayrıntılı hesapların içinde toplandığı grupların belirli tarihlerdeki toplamlarının denetlenmesi
inventory control stok kontrolü
feedforward control ileriye doğru destek etkileri
control account kontrol hesabı
joint control ortak kontrol
locus of control denetim yeri
control board yönetim kurulu
commerce control list ticari sicil listesi
commerce control list ticari kontrol listesi
control account ana hesap
processing under customs control gümrük kontrolü altında işleme rejimi
oligopolistic market control oligopolcü piyasa denetimi
collateral control karşılıklı kontrol
control process kontrol süreci
control and reporting kontrol ve raporlama
joint control ortaklaşa kontrol
beyond control elde olmayan nedenler
construction control manager inşaat kontrol müdürü
change of control kontrolün el değiştirmesi
variety control çeşitlilik kontrolü
control systems kontrol sistemleri
hazard analysis & critical control points tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları
internal control iç kontrol
legal metrological control yasal metrolojik kontrol
legal control of measuring instruments ölçü aletlerinin yasal kontrolü
quality control kalite kontrol
credit control kredi kontrolü
budgetary control bütçe kontrolü
ledger control card büyük defter kontrol kartı
ledger control defteri kebir kontrolü
foreign exchange control döviz kontrolü
price control fiyat denetimi
expense control gider kontrolü
price control fiyat kontrolü
exchange control kambiyo denetimi
exchange control kambiyo kontrolü
foreign exchange control kambiyo denetimi
quality control kalite kontrolü
control system kontrol sistemi
expense control masraf kontrolü
market control piyasa denetimi
cost of control şerefiye
mutual control of taxes verginin vergiyle denetimi
managerial control yönetimsel kontrol
rent control kira denetimi
stock control system stok kontrol sistemi
instruments of monetary control parasal kontrol araçları
budget dispatch and control director bütçe sevk ve kontrol müdürü
head of inspection and control board teftiş ve kontrol kurulu başkanı
water quality control director su kalite kontrol müdürü
financial control mali kontrol
cost control department maliyet kontrol bölümü
economic-entrepreneurial control ekonomik girişimsel kontrol
post-release control sonradan kontrol
separation of ownership and control işletmede mülkiyet-denetim çelişkisi
industrial control endüstriyel denetim
production control yapım denetimi
exchange control döviz kontrolü
dividend control temettü kontrolü
exchange control system kambiyo denetim sistemi
material control malzeme kontrolü
production control üretim denetimi
trade control ticaret kontrolü