meddle - Türkisch Englisch Wörterbuch

meddle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

meddle — Definition

Bedeutung:
burnunu sokmak
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈmɛdəl/ – BrE /ˈmɛdəl/)
Wortart:
Fiil: meddle (meddles – meddled – meddling)
Synonyme:
interfere, intrude

Bedeutungen von dem Begriff "meddle" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
meddle v. karışmak
He is a guy meddling with other people's affairs.
O, başkalarının işlerine karışan birisidir.

More Sentences
General
meddle v. kurcalamak
I used to hate the children meddling with my toys.
Eskiden oyuncaklarımı kurcalayan çocuklardan nefret ederdim.

More Sentences
meddle v. burnunu sokmak
meddle v. karışmak (birisinin işine)
meddle v. dikkatsizce veya cahilce idare etmek
meddle v. oynamak

Bedeutungen, die der Begriff "meddle" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 32 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
meddle with v. kurcalamak
meddle in (something) v. burnunu sokmak
meddle in politics v. siyasete karışmak
meddle in police business v. polisin işine karışmak
meddle [us] v. cinsel ilişkiye girmek
meddle [us] v. sevişmek
meddle [obsolete] v. çatışmaya girmek
co-meddle [obsolete] v. menevişlemek
co-meddle [obsolete] v. karıştırmak
co-meddle [obsolete] v. birleştirmek
co-meddle [obsolete] v. karmak
Phrasals
meddle with v. burnunu sokup berbat etmek
meddle with v. bulaşmak
meddle with v. salça olmak
meddle with v. maydanoz olmak
meddle with (someone or something) v. (birine/bir şeye) bulaşmak
meddle with (someone or something) v. (birine/bir şeye) maydanoz olmak
meddle with (someone or something) v. (birinin işine/bir şeye) burnunu sokmak
meddle with (someone or something) v. (birine/bir şeye) salça olmak
Phrases
don't meddle in my affairs expr. işlerime karışma
Colloquial
meddle with v. maydanoz olmak
Idioms
meddle with v. lafa karışmak
meddle with v. burnunu sokmak
meddle with v. salça olmak
meddle and make v. başkalarının sorunlarına salça olmak
Speaking
don't meddle expr. otur oturduğun yerde
I don't mean to meddle expr. karışmak gibi olmasın
Politics
meddle in domestic affair n. bir devletin içişlerine karışma
meddle in politics v. siyasete karışmak
Informatics
meddle in v. burnunu sokmak
Archaic
meddle (with) v. uğraşmak
meddle (with) v. meşgul olmak