oturtmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

oturtmak



Bedeutungen von dem Begriff "oturtmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 30 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
oturtmak place v.
oturtmak seat v.
General
oturtmak allow rest v.
oturtmak fix v.
oturtmak let somebody dwell v.
oturtmak sit somebody down v.
oturtmak slot v.
oturtmak clap v.
oturtmak quarter v.
oturtmak sit v.
oturtmak place v.
oturtmak set v.
oturtmak reset v.
oturtmak indwell v.
oturtmak site v.
oturtmak set in v.
oturtmak sit down v.
oturtmak enchase v.
oturtmak deal somebody a blow v.
oturtmak embed v.
oturtmak shake v.
oturtmak seat v.
oturtmak bed v.
oturtmak gear v.
oturtmak mount v.
oturtmak rest v.
oturtmak locate v.
Technical
oturtmak fit
oturtmak penetrate
Marine
oturtmak step

Bedeutungen, die der Begriff "oturtmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 79 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yerine oturtmak (kırık) reduce v.
General
rayına oturtmak put on the right track v.
birini (rahat bir yere) oturtmak settle someone down in v.
karaya oturtmak shipwreck v.
yatan birini oturtmak sit someone up v.
birini oturtmak sit someone down v.
yörüngeye oturtmak orbit v.
sandalyeye oturtmak chair v.
birini makamına oturtmak invest v.
dikine oturtmak upend v.
yerine oturtmak seat v.
yerine oturtmak slot v.
birini memuriyetine resmen oturtmak induct v.
rayına oturtmak put right v.
karaya oturtmak pile up v.
bir şeyi yörüngeye oturtmak put something into orbit v.
tehlikeli görülen bir kimseyi belirli yerde oturtmak intern v.
kışlada oturtmak barrack v.
lafı gediğine oturtmak strike the right note v.
oturtmak (bir şeyi bir yere) settle v.
kuluçkaya oturtmak (dişi kuşu) set v.
karaya oturtmak beach v.
karaya oturtmak wreck v.
yeniden oturtmak reseat v.
karaya oturtmak ground v.
karaya oturtmak strand v.
kazığa oturtmak impale v.
kazığa oturtmak transfix v.
yuvasına oturtmak snap into the slot v.
uyduyu yörüngeye oturtmak orbit a satellite v.
düzene oturtmak put (something) in order v.
yerine oturtmak pin down v.
yuvasına oturtmak seat v.
içine oturtmak embed v.
hayatını yeniden rayına oturtmak get one's life back (to normal) v.
hayatını rayına oturtmak get one's life back (to normal) v.
hayatını yeniden rayına oturtmak get one's life back on track v.
(gemiyi) karaya oturtmak ground v.
yeni bir çerçeveye oturtmak reframe v.
uyduyu yörüngeye oturtmak put the satellite into orbit v.
yörüngeye oturtmak/yerleştirmek put something into orbit v.
yeniden yörüngeye oturtmak reorbit v.
sağlam bir temele oturtmak build on a solid ground v.
(çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak frame v.
karaya oturtmak run aground v.
bir yumruk oturtmak affrap v.
taşı gediğine oturtmak affrap v.
Phrasals
(dar elbiseyi) üstüne cuk diye oturtmak pour oneself into something
belli bir kalıba/örneğe/şablona oturtmak pattern something on something
sıkış tıkış bir yere oturtmak/yerleştirmek squeeze someone up
Colloquial
(çıkan kol vb) tekrar yerine oturtmak pop it back in
Idioms
bir yumruk oturtmak land a blow
lafı gediğine oturtmak strike the right note
yumruk oturtmak get a blow in
yumruğu oturtmak pack a wallop
birisini dünyanın merkezine oturtmak think the sun rises and sets on someone
layık olduğu yere oturtmak bring somebody down a peg or two
rayına oturtmak put something back on track
rayına oturtmak get something back on track
rayına oturtmak have something back on track
rayına oturtmak claw one's way back from something
bir şeyi rayına oturtmak make something right
bir şeyi rayına oturtmak make something good
bir şeyi rayına oturtmak set something right
bir şeyi rayına oturtmak put something right
lafı gediğine oturtmak hit the right note
taşı gediğine oturtmak make a point
taşı gediğine oturtmak land a blow
yumruğu oturtmak pack a wallop
yumruğu oturtmak pack a punch
bir tane oturtmak/çakmak punch somebody's lights out
manasız görünen bir şeyi bir mantığa oturtmak put into perspective
Slang
kodu mu oturtmak punch someone's lights out
kodu mu oturtmak pack a punch
Technical
yeniden oturtmak (vida gibi) reseat
vida gibi parçaları açılmış yüzeye oturtmak countersink
Marine
gemiyi karaya oturtmak wreck
direği iskaçaya oturtmak step a mast
karaya oturtmak strand