limbo - Türkisch Englisch Wörterbuch

limbo

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

limbo — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ˈlɪmboʊ/ – BrE /ˈlɪmbəʊ/)
Wortart:
İsim: limbo (uncountable)
Synonyme:
uncertainty, suspension
Antonyme:
resolution, clarity

Bedeutungen von dem Begriff "limbo" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 14 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
limbo n. belirsizlik
She was in limbo until she knew whether she had gotten the job.
İşi alıp almadığını öğrenene kadar belirsizlik içindeydi.

More Sentences
limbo n. hapishane
limbo n. cehennemin sınırındaki yer
limbo n. zindan
limbo n. araf
limbo n. limbo dansı
limbo n. unutulma
limbo n. gözden düşme
limbo n. kararsızlık
limbo n. ikirciklik
limbo n. tereddüt
limbo N. belirsizlik hâli
limbo N. arada kalmışlık
Slang
limbo n. duruşma öncesi cezaevinde geçirilen süre

Bedeutungen von dem Begriff "limbo" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Marine
limbo transshipment n.

Bedeutungen, die der Begriff "limbo" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 20 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be in limbo v. iki cami arasında kalmış beynamaza dönmek
be in limbo v. arafta kalmak
remain in limbo v. arafta kalmak
stay in limbo v. arafta kalmak
Idioms
put something in a limbo v. beklemeye/askıya almak
leave something in a limbo v. beklemeye/askıya almak
hung in limbo expr. belirsizliğe sürüklenmiş
in limbo expr. muallakta
in limbo expr. belirsiz durumda
in limbo expr. beklemede
in limbo expr. sürüncemede
in limbo expr. askıda
in limbo expr. arafta
Law
legal limbo n. yasal belirsizlik
Botanic
gumbo-limbo n. florida'nın güneyi ve amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen pürüzsüz ve bakır rengi kabuğu olan bir ağaç
gumbo-limbo (simarouba glauca) n. cennet ağacı
gumbo-limbo (bursera simaruba) n. gumbo limbo ağacı
gumbo-limbo (bursera simaruba) n. pürüzsüz bakırımsı bir kabuğu ve kırmızı reçinesi olan tropik bir amerikan ağacı
Social Sciences
cultural limbo n. kültürel belirsizlik
Slang
be hanging in limbo v. sürüncemede kalmak