put somebody out - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

put somebody out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "put somebody out" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put somebody out v. darıltmak
Phrasals
put somebody out v. rahatsız etmek

Bedeutungen, die der Begriff "put somebody out" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put somebody out of countenance v. şaşırtmak
put somebody out of work v. avare etmek
put somebody out of temper v. kızdırmak
put somebody out of temper v. sinirlendirmek
Idioms
put out a contract on somebody v. birini öldürmek için kiralık katil tutmak
put somebody out to grass v. birini ıskartaya çıkarmak
put out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put somebody out to grass v. birini emekliye ayırmak
put somebody out to grass v. birini emekli etmek
put somebody out to grass v. birini emekli olmaya zorlamak
put somebody out to grass v. birini ıskartaya çıkarmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (ziyaretçileri/misafirleri) memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (ziyaretçilerin/misafirlerin) kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birine) özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) sıcak karşılamak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) özenle ağırlamak
put somebody out of their misery v. birini merakta bırakmamak
put somebody out of their misery v. birini endişelendirmemek
put somebody out of their misery v. birinin endişesine/merakına/ıstırabına son vermek