saldırgan - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

saldırgan



Bedeutungen von dem Begriff "saldırgan" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
saldırgan assailant n.
saldırgan attacker n.
saldırgan aggressive adj.
saldırgan offensive adj.
General
saldırgan aggressor n.
saldırgan assaulter n.
saldırgan assailer n.
saldırgan hard-hitting adj.
saldırgan transgressive adj.
saldırgan acharné adj.
saldırgan get-tough adj.
saldırgan militant adj.
saldırgan hostile adj.
saldırgan vicious adj.
saldırgan violative adj.
saldırgan truculent adj.
saldırgan pushy adj.
saldırgan assaultive adj.
saldırgan belligerent adj.
saldırgan rampageous adj.
Idioms
saldırgan two-fisted
Law
saldırgan aggressive
saldırgan offensive
saldırgan violator
saldırgan aggressor
Technical
saldırgan aggressive
Construction
saldırgan aggressive
Sport
saldırgan aggressive

Bedeutungen, die der Begriff "saldırgan" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 52 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
açgözlü ve saldırgan tip hawk n.
bombalı saldırgan bomber n.
kimliği belirsiz bir saldırgan an unknown attacker n.
saldırgan görünen ama aslında zararsız olan (ordu) paper tiger n.
saldırgan hareket aggressive action n.
saldırgan kimse aggressor n.
saldırgan kişi aggressor n.
saldırgan kişilik aggressive character n.
saldırgan köpek mad dog n.
saldırgan malzeme offensive material n.
saldırgan politika aggressive policy n.
saldırgan su aggressive water n.
saldırgan tip militant n.
saldırgan ülke aggressor n.
silahlı saldırgan gunman n.
bıçaklı (saldırgan vb) knife-wielding adj.
çok saldırgan vicious adj.
saldırgan (kimse) tough adj.
saldırgan olmayan offenseless adj.
saldırgan olmayan nonmilitant adj.
saldırgan olmayan offenceless adj.
saldırgan olmayan non-militant adj.
saldırgan bir biçimde pushily adv.
saldırgan bir biçimde truculently adv.
saldırgan bir biçimde militantly adv.
saldırgan bir halde offensively adv.
saldırgan bir şekilde hostilely adv.
saldırgan bir şekilde assaultively adv.
saldırgan şekilde attackingly adv.
Speaking
saldırgan silahlı mı? is the attacker armed?
Slang
doğrudan ve saldırgan rekabet toe to toe
Trade/Economic
saldırgan portfolyo aggressive portfolio
Law
saldırgan dilencilik aggressive panhandling
silahlı saldırgan armed attacker
Politics
saldırgan dış politika aggressive foreign policy
saldırgan faaliyetler aggressive actions
toprak almayı amaçlayan saldırgan devlet irredentist
Advertising
saldırgan reklamcılık offensive advertising
Computer
ofansif/saldırgan erişim offensive access
Psychology
edilgen-saldırgan davranış passive-aggressive behavior
oral-saldırgan kişilik oral aggressive character
pasif saldırgan kişilik passive-aggressive personality
saldırgan tedavi aggressive treatment
saldırgan uyarıcı aggressive stimulus
Social Sciences
belirli bir azınlığa yada baskın olmayan gruba yönelik bilinçsizce yapılan ayrımcı/saldırgan söylem microaggression
belirli bir azınlığa yada baskın olmayan gruba yönelik bilinçsizce yapılan ayrımcı/saldırgan söylem microaggression
Military
saldırgan bilgi harekatı offensive information operations
saldırgan kuvvetler aggressor forces
Sport
saldırgan oynamak hustle
Basketball
bölge savunmasının önünde oynayıp, saldırgan savunması ile rakip oyuncuları kötü pas atmaya zorlayan oyuncu chaser
rakip oyunculardan saldırgan savunma yaparak çok top çalan savunma oyuncusu ball hawk
British Slang
steroit etkisindeki saldırgan tip roid-rage