seduce - Türkisch Englisch Wörterbuch

seduce

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seduce — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /sɪˈduːs/ – BrE /sɪˈdjuːs/)
Wortart:
Fiil: seduce (seduces – seduced – seducing)
Synonyme:
entice, tempt
Antonyme:
dissuade

Bedeutungen von dem Begriff "seduce" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
seduce v. baştan çıkarmak
Don't try to seduce her with those cheesy lines; it won't work.
Onu bu sevimsiz sözlerle baştan çıkarmaya çalışmayın; işe yaramayacaktır.

More Sentences
seduce v. ayartmak
General
seduce v. baştan çıkarmak
Don't try to seduce her with those cheesy lines; it won't work.
Onu bu sevimsiz sözlerle baştan çıkarmaya çalışmayın; işe yaramayacaktır.

More Sentences
seduce v. akıl çelmek
High salaries are seducing many people from different sectors.
Yüksek maaşlar farklı sektörlerden birçok insanın aklını çeliyor.

More Sentences
Law
seduce v. baştan çıkarmak
Don't try to seduce her with those cheesy lines; it won't work.
Onu bu sevimsiz sözlerle baştan çıkarmaya çalışmayın; işe yaramayacaktır.

More Sentences
General
seduce v. kanına girmek
seduce v. becermek
seduce v. kandırmak
seduce v. azdırmak
seduce v. tahrik etmek
seduce v. iğfal etmek
seduce v. gönül çelmek
Law
seduce v. cinsel ilişkiye ikna etmek
seduce v. fesada tahrik etmek
seduce v. iğfal etmek

Bedeutungen, die der Begriff "seduce" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 12 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Phrasals
seduce someone from something v. birini bir şeyden caydırmak
lure or seduce someone into something v. birini bir şey yapmaya ayartmak
seduce someone away from something v. ayartarak uzaklaştırmak
seduce from v. -den ayartarak uzaklaştırmak
seduce (one) (away) from (someone or something) v. (birini birinden/bir şeyden) kandırıp uzaklaştırmak
seduce from v. -den kandırıp uzaklaştırmak
seduce (one) (away) from (someone or something) v. (birini birinden/bir şeyden) vazgeçirmek/caydırmak
seduce (one) (away) from (someone or something) v. (birini birinden/bir şeyden) ayartarak uzaklaştırmak
seduce from v. -den aklını çelip uzaklaştırmak
seduce from v. -den caydırmak
seduce (one) (away) from (someone or something) v. (birinin) aklını çelip (birinden/bir şeyden) uzaklaştırmak
Speaking
you can't seduce me expr. beni baştan çıkaramazsın