upsetting - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

upsetting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "upsetting" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 11 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
upsetting n. şişirilme
upsetting n. dövme
upsetting adj. can sıkıcı
upsetting adj. üzücü
upsetting adj. üzüntü verici
Technical
upsetting şişirme
upsetting eksenli dövme
upsetting çökertme
upsetting yandan dövme
Mechanic
upsetting yığma
upsetting çökertme

Bedeutungen, die der Begriff "upsetting" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 9 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be upsetting v. üzücü olmak
upsetting event n. acı olay
Speaking
i hope my hesitation isn't upsetting umarım tereddüt etmem seni üzmemiştir/kırmamıştır
Technical
hot upsetting sıcak dövme
hydraulic upsetting machine hidrolik şişirme makinesi
upsetting current time yığma akım zamanı
upsetting moment düzeltme momenti
upsetting test dövme deneyi
Medical
least upsetting condition en az endişe duyulan durum