viral - Türkisch Englisch Wörterbuch

viral

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

viral — Definition

Bedeutung:
viral, hızla yayılan
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈvaɪrəl/ – BrE /ˈvaɪrəl/)
Wortart:
Sıfat
Synonyme:
contagious, widespread
Antonyme:
contained, isolated

Bedeutungen von dem Begriff "viral" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 14 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
viral adj. virüsle ilgili
General
viral n. viral
The company uses clever virals for the advertisement.
Şirket reklam için akıllı viraller kullanıyor.

More Sentences
Medical
viral adj. virüs gibi yayılan
Social media is full of viral videos these days.
Sosyal medya bugünlerde virüs gibi yayılan videolarla dolu.

More Sentences
viral adj. viral
The kids are home sick from a viral infection.
Çocuklar viral bir enfeksiyondan dolayı evde hastalar.

More Sentences
Food Engineering
viral adj. viral
The kids are home sick from a viral infection.
Çocuklar viral bir enfeksiyondan dolayı evde hastalar.

More Sentences
General
viral adj. virüse ait
viral adj. virütik
viral adj. virüslü
viral adj. hızla yayılan
Medical
viral adj. virüs (ile ilgili)
viral adj. virüsün yol açtığı
viral adj. virüse ilişkin
viral adj. virussel
Food Engineering
viral adj. virüs kaynaklı

Bedeutungen von dem Begriff "viral" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
viral meme n.
The video of a laughing dolphin became a meme overnight.
Gülen bir yunusun videosu bir gecede viral oldu.

More Sentences
viral viral n.
The company uses clever virals for the advertisement.
Şirket reklam için akıllı viraller kullanıyor.

More Sentences
Medical
viral viral adj.
The kids are home sick from a viral infection.
Çocuklar viral bir enfeksiyondan dolayı evde hastalar.

More Sentences
Food Engineering
viral viral adj.
The kids are home sick from a viral infection.
Çocuklar viral bir enfeksiyondan dolayı evde hastalar.

More Sentences

Bedeutungen, die der Begriff "viral" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 68 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Idioms
go viral v. virüs gibi yayılmak
Trade/Economic
viral marketing n. viral pazarlama
Advertising
viral marketing n. viral pazarlama
Computer
anti-viral program n. virüs-önler program
anti-viral utility n. virüs-önler program
viral video n. internet paylaşımıyla popülerleşen video
viral video n. viral video
anti-viral adj. virüs-önler
Medical
viral hepatitis n. viral hepatit
viral encephalitides n. viral ensefalitler
viral clearance n. viral arındırma
viral hemorrhagic fever n. viral hemorajik ateş
viral genes n. viral genler
african viral hemorrhagic fever n. afrika viral hemorajik ateşi
viral hemorrhagic fever syndrome n. viral hemorajik ateş sendromu
viral hamagglutination n. viral hemaglunitasyon
viral infection n. viral enfeksiyon
viral infection n. virüsün yol açtığı enfeksiyon
viral diseases n. viral hastalıklar
viral disease n. virüs hastalığı
viral shedding n. virüsün deri yoluyla bulaşması
viral shedding n. virüsün bulaşması
viral invasion of the nerve n. sinirin viral invazyonu
viral hepatitis-like reactions n. viral hepatit benzeri reaksiyonlar
viral hepatitis-like n. viral hepatit benzeri
acute viral conjunctivitis n. akut viral konjunktivit
viral load n. virüs yükü
acute viral hepatitis n. akut viral hepatit
viral and bacterial septicemia n. viral ve bakteriyel septisemi
viral culture n. viral kültür
viral pneumonia n. viral pnömoni
acute viral hepatitis a n. akut hepatit a enfeksiyonu
acute viral bronchiolitis n. akut viral bronşiyolit
viral exanthema disease n. viral döküntülü hastalık
viral oncogenes n. viral onkogenler
detection of viral antigen in nasopharyngeal specimens n. nazofarengeal örneklerde viral antijenin tespiti
causes of viral gastroenteritis n. viral gastroenteritlerin nedenleri
viral gastroenteritis n. viral gastroenterit
viral intestinal infections n. viral bağırsak enfeksiyonları
chronic liver disease of viral origin n. viral etkenlere bağlı gelişen kronik karaciğer hastalığı
emergency viral dermatoses n. acil viral dermatozlar
ebv viral capsular antigen (vca) igg n. ebv viral kapsid antijen (vca) igg
acute viral encephalitides n. akut viral ensefalitler
viral hepatitis vaccine n. viral hepatit aşısı
viral meningitis n. viral menenjit
viral encephalitis n. viral ensefalit
viral envelope n. viral zarf
viral load n. virüs yükü
viral load n. viral yük
viral haemorrhagic fever n. viral hemorajik ateş
viral delivery vector n. retrovirüs kullanan bir taşıyıcı
Psychology
viral encephalitis n. viral ensefalit
Pathology
viral warts n. viral siğiller
mosquito-borne viral encephalitis n. sivrisinekle taşınan ensefalitler
sequelae of viral encephalitis n. viral ensefalit sekeli
viral meningitis n. viral menenjitler
arthropod-borne viral encephalitis n. artropodlarla taşınan viral ensefalit
viral encephalitis n. viral ensefalit
viral pneumonia n. viral pnömoni
viral encephalitis n. viral ensefalitler
atypical viral infections n. merkezi sinir sistemi yavaş virüs enfeksiyonları
viral meningitis n. viral menenjit
viral hepatitis n. viral hepatit
tick-borne viral encephalitis n. keneyle taşınan viral ensefalitler
Veterinary
feline viral rhinotracheitis n. kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonu
Biology
viral agent n. viral ajan
Marine Biology
viral haemorrhagic septicaemia n. viral hemorrajik septisemi
Slang
go viral v. internette yayılmak