yüklem - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yüklem



Bedeutungen von dem Begriff "yüklem" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 7 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yüklem verb n.
General
yüklem predicate n.
yüklem predicator n.
Psychology
yüklem attribution n.
Linguistics
yüklem predicate n.
yüklem pred (predicate) abrev.
yüklem pred. (predicate) abrev.

Bedeutungen, die der Begriff "yüklem" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
genellikle özne ile yüklem arasına yan tümcelerin girdiği bir dilbilgisi yapısı involution n.
yüklem olarak predicatively adv.
Colloquial
(yüklem olarak) o him pron.
Informatics
yüklem mantığı predicate logic n.
Psychology
istikrarlı yüklem stable attribution n.
yüklem teorisi attribution theory n.
Math
yüklem derecesi degree n.
Logic
(aristoteles'e göre) cins, tanım, özellik ve ilinek yüklenebilen bir yüklem sınıfı predicable [obsolete] n.
yüklem ekleme predication n.
(bir terimi) yüklem haline getirmek predicate v.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categorial adj.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categoric adj.
özne, yüklem ve bağdan oluşan ve tek yargı bildiren (önerme) categorical adj.
Linguistics
mantıksal önermede hem özne hem de yüklem olarak tek başına kullanılabilen terim categorem n.
mantıksal önermede hem özne hem de yüklem olarak tek başına kullanılabilen terim categoreme n.
bir adlı yüklem one place predicate n.
öznesi yüklem öbeğinde olma unaccusative n.
özne-yüklem uyumsuzluğu subject-verb disagreement n.
kendinden sonra gelen işlev sözcüğü ile beraber cümlede yüklem oluşturan fiil catenative auxiliary n.
kendinden sonra gelen işlev sözcüğü ile beraber cümlede yüklem oluşturan fiil catenative verb n.
özne ile yüklem arasına yan tümcelerin girdiği bir dilbilgisel yapı involution n.
yüklem konumundaki sıfat predicate adjective n.
yüklem konumundaki isim predicate nominative n.
hem özne hem de yüklem olarak tek başına kullanılabilen bir ifade türü substantive n.
mantıksal önermede hem özne hem de yüklem olarak tek başına kullanılabilen categorematic adj.
Philosophy
özne, yüklem ve bağdan oluşup tek yargı bildirme categoricalness n.
aristotelesçi kategoriler arasında sınıflandırılamayan yüklem transcendent n.