predicate - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

predicate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "predicate" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 18 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
predicate v. dayandırmak
predicate v. ifade etmek
predicate v. göstermek
predicate v. belirtmek
predicate v. beyan etmek
predicate n. haber
predicate n. yüklem
Law
predicate müsnet
predicate kaziyede hüküm ve isnad etmek
Technical
predicate doğrulamak
predicate teyit etmek
predicate teyid etmek
Computer
predicate ön edit programları
predicate ön biçimleme programları
predicate dayanak
predicate karşılaştırma belirtimi
Linguistics
predicate yüklemle ilgili
predicate yüklem

Bedeutungen, die der Begriff "predicate" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 25 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
predicate on v. baz almak
predicate something on something v. isnat etmek
predicate something on v. esas kabul etmek
predicate something on v. esas almak
predicate something on another v. dayandırmak
predicate something on something v. temele dayandırmak
predicate thinking n. yüklemli
Phrasals
predicate something upon esas kabul etmek
predicate something upon esas almak
Law
predicate offence öncül suç
predicate crime öncül suç
predicate offense [us] öncül suç
predicate offence [uk] öncül suç
Politics
predicate offences ferdi suçlar
Computer
quantified predicate çoklu karşılaştırma belirtimi
basic predicate tekli karşılaştırma belirtimi
predicate sql karşılaştırma belirtimi
Informatics
predicate logic yüklem mantığı
Psychology
predicate thinking yüklemli düşünme
Linguistics
post predicate constituents devrik dizim
predicate noun yüklemcil ad
one place predicate bir adlı yüklem
predicate attraction yüklemsel çekim
verb of predicate ek eylem
post-predicate devrik