you say - Turkish English Dictionary

you say

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "you say" with other terms in English Turkish Dictionary : 264 result(s)

English Turkish
Colloquial
what say you? expr. sen ne diyorsun?
What say you?
Sen ne diyorsun?

More Sentences
what say you? expr. ne dersin?
What say you just come down and we talk about this?
Aşağı inip bunu konuşmaya ne dersin?

More Sentences
Speaking
as you say expr. dediğiniz gibi
Therefore, the data are as you say, but the trend illustrated by the current data is not acceptable to us.
Bu nedenle, veriler dediğiniz gibidir, ancak mevcut verilerin gösterdiği eğilim bizim için kabul edilebilir değildir.

More Sentences
you don't say! expr. deme!
You don't say.
Deme.

More Sentences
as you say expr. dediğin gibi
It's exactly as you say.
Aynen dediğin gibi.

More Sentences
whatever you say expr. ne söylersen söyle
Whatever you say, I won't believe you.
Ne söylersen söyle, sana inanmayacağım.

More Sentences
whatever you say expr. ne dersen de
Whatever you say.
Ne dersen de.

More Sentences
you don't say! expr. yok canım
You don't say.
Yok canım.

More Sentences
Phrases
when you say expr. denilince
when you say expr. denince
the more words you know the more you can say expr. ne kadar çok kelime bilirsen o kadar çok konuşursun
thank you doesn't begin to say enough expr. teşekkür etmek yeterli değil
Colloquial
before you can say knife expr. birden
quicker than you can say jack robinson expr. çabucak
before you can say knife expr. fırsat bulmadan
quicker than you can say Jack Robinson expr. hızla
quicker than you can say Jack Robinson expr. göz açıp kapayıncaya kadar
but you did not say so the last time we talked expr. en son konuştuğumuzda öyle demiyordun ama
before you can say knife expr. soluk almadan
just as you say expr. tam da senin dediğin gibi
just as you say expr. tam da dediğin gibi
what do you say? expr. merhaba, ne haber?
what do you say? expr. selam, n'aber?
what do you say? expr. selam, ne var ne yok?
what do you say? expr. merhaba, nasılsın?
what do you say? expr. selam, nasılsın, iyi misin?
what do you say? expr. selam, ne haber, ne yapıyorsun?
what do you say? expr. merhaba, ne iş?
what do you say? expr. ne diyorsun?
what do you say? expr. ne dersin?
what do you say? expr. cevabın ne?
what do you say? expr. kararın ne?
what do you say? expr. ne karar verdin?
what do you say? expr. ne diyoruz?, teşekkür edelim mi?
what do you say? expr. lütfen diyelim mi?
what would you say if...? expr. … olsa ne dersin?
what would you say if...? expr. … olsa ne derdin?
what would you say if...? expr. … olsa senin/sizin için sakıncası var mı?
(do) you mean to say (that) (something is the case)? expr. (bir şey) mi demeye çalışıyorsun?
(do) you mean to say (that) (something is the case)? expr. yani (bir şey) mi demek istiyorsun?
(do) you mean to say (that) (something is the case)? expr. (bir şey olduğunu) mu ima ediyorsun?
(do) you mean to say (that) (something is the case)? expr. yani (bir şey) mi diyorsun?
(do) you mean to say (that) (something is the case)? expr. yani (bir şey) olduğunu mu söylüyorsun?
anything you say expr. tabii ki
anything you say expr. sen nasıl istersen
anything you say expr. elbette
anything you say expr. ne demezsin
anything you say expr. tabii, öyledir
can you/we say (something)? expr. (bir şey) desek yeridir
can you/we say (something)? expr. (bir şey) de denebilir
can you/we say (something)? expr. bir bakıma (bir şey)
can you/we say (something)? expr. başka bir deyişle (bir şey)
can you/we say (something)? expr. (bir şey) desek/dense yalan olmaz
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. eğer söyleyecek güzel bir şeyin yoksa ağzını hiç açma daha iyi
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. eğer iyi bir şey söylemeyeceksen hiçbir şey söyleme daha iyi
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. eğer ağzından kötü sözler çıkacaksa ağzını hiç açma/sus daha iyi
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. kötü söz söyleyeceğine sus/hiç konuşma daha iyi
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. kötü sözler/şeyler söyleyeceksen sus
if you don't have anything nice to say, don't say anything at all expr. eğer kötü konuşacaksan sus daha iyi
say what you like (about someone or something) expr. (biri/bir şey) hakkında istediğini söyle
say what you like (about someone or something) expr. (biri/bir şey) hakkında ne dersen de/ne düşünürsen düşün
the devil you say [old-fashioned] expr. hadi canım
the devil you say [old-fashioned] expr. ne diyorsun?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne söylememi istiyorsun?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne dememi istiyorsun?
what (more) do you want me to say? expr. daha ne söylememi bekliyorsun?
what (more) do you want me to say? expr. daha fazla ne diyebilirim ki?
what makes you say so? expr. neden öyle söylüyorsun?
what makes you say so? expr. neden öyle dedin?
what makes you say so? expr. bunu sana söyleten ne?
what makes you say so? expr. neden öyle diyorsun?
what say you? expr. sen ne düşünüyorsun?
what would you say if (something were to happen)? expr. (bir şey olsa) ne derdin?
what would you say if (something were to happen)? expr. (bir şey olsa) ne tepki verirdin?
what would you say to (something)? expr. (bir şeye) ne dersin?
you can't say fairer expr. daha iyisini/uygununu söyleyemezdin
Idioms
before you can say jack robinson expr. göz açıp kapayıncaya kadar
before you can say jack robinson expr. göz açıp kapatana kadar
before you could say jack robinson expr. kaşla göz arasında
before you can say jack robinson expr. kaşla göz arasında
before you can say jack robinson expr. palas pandıras
smile when you say that! expr. şaka yapıyorsun!
smile when you say that expr. yapmazsın sen!
before you can say (something) expr. (bir şey) demeye kalmadan
before you can say (something) expr. daha (bir şey) demeden
faster than you can say jack robinson expr. çabucak
faster than you can say jack robinson expr. hızla
faster than you can say jack robinson expr. göz açıp kapayıncaya kadar
Speaking
i could say the same for you n. aynı şeyi ben de senin için söyleyebilirim
what did you just say? expr. az önce ne dedin sen?
I could say the same to you expr. aynısını ben de sana söyleyebilirdim
what did you say your name was? expr. adım ne demiştin?
what did you say your name was? expr. adınız ne demiştiniz?
what did you say your name was expr. adın neydi
if you say what’s on your mind expr. aklında olanı söylersen
if you say what’s on your mind expr. aklından geçeni söylersen
what did you just say? expr. az önce ne dedin?
what did I say to you? expr. ben sana ne demiştim?
you can't say fairer than that expr. bundan daha iyisini/uygununu söyleyemezdin
have you got something to say to me? expr. bana söyleyeceğin bir şey mi var?
what would you say if we went a little early expr. biraz erken gitsek ne dersiniz?
you don't have to say anything expr. bir şey söylemek zorunda değilsin
why didn't you say? expr. bunu neden söylemedin?
why did you say this? expr. bunu niye söyledin?
you may well say that expr. bunu söylemekte haklısınız
I say day you say night expr. ben gündüz diyorum sen gece
why did you say this? expr. bunu neden söyledin?
can you say that again? expr. bunu bir daha söyleyebilir misin?
you can say that again expr. bence de
is that what you want me to say? expr. bunu mu söylememi istiyorsunuz?
you know what we say around here? expr. burada bir söz vardır
what makes you say that? expr. böyle düşünmenizin sebebi nedir?
I say day you say night expr. ben anya diyorum sense konya
that's nice of you to say expr. böyle söylemen ne hoş
what makes you say that? expr. bunu sana söyleten ne?
you make me say these things expr. bana bunları söyletiyorsun
why didn't you just say so? expr. baştan söyleseydiniz ya?
what you say one minute doesn't mean anything the next expr. bir dakika önce söylediğin bir dakika sonrasını tutmuyor
is that what you were going to say to me? expr. bunu mu diyecektin bana?
say you love me expr. beni sevdiğini söyle
say that you love me expr. beni sevdiğini söyle bana
I don't like to say I told you but I told you expr. ben demiştim demeyi sevmem ama ben demiştim
I don't like to say I told you but I told you expr. ben söylemiştim demeyi sevmem ama ben söylemiştim
I don't like to say I told you but I told you expr. ben söylemiştim demeyi sevmem ama ben söylemiştim
you know what we say around here? expr. burada bir laf vardır
whatever you say here expr. burada söyleyeceklerini
why didn't you say that in the first place? expr. bunu neden daha önce söylemedin?
you don't have to say anything expr. bir şey demene gerek yok
what makes you say this? expr. bunu sana söyleten ne?
did he tell you to say that? expr. bunları sana o mu söyletiyor?
say if you hear expr. duyuyorsan söyle
could you say that louder? expr. daha yüksek sesle söyleyebilir misiniz?
anything you say expr. dediğin gibi olsun
you don't say so! expr. deme ya!
you can say that again expr. doğru söze ne hacet
how can you say that after what happened yesterday? expr. dün olanlardan sonra bunu nasıl söylersin?
don't say I didn't tell you so expr. demedi deme
you can say that again expr. doğru söze ne denir
If you have any thing to say expr. eğer söyleyecek bir şeyin varsa
you always say that expr. hep böyle diyorsun
whatever you say expr. her ne söyleyeceksen
you don't say! expr. hadi ya!
you don't have to say anything at all expr. hiçbir şey söylemen gerekmiyor
you don't say! expr. hadi ya!
you don't say! expr. hadi canım sen de!
the hell you say! expr. hadi canım! (inanmıyorum)
if it's as good as you say it is expr. eğer dediğin kadar iyiyse
you can say goodbye to expr. güle güle/elveda diyebilirsin
you all say the same thing expr. hepiniz aynı şeyi söylüyorsunuz
before you can say jack robinson expr. göz açıp kapatıncaya kadar
that's all you ever say expr. hep bunu söylüyorsun!
before you can say knife expr. hızla
before you can say jack robinson expr. göz açıp kapayıncaya kadar
what did you say your name was? expr. isim neydi?
could you say something in japanese? expr. japonca bir şeyler söyleyebilir misin?
what did you say your name was? expr. ismin neydi?
what did you say? expr. ne söylemiştin?
I can't say I know what you mean expr. ne demek istediğini anladığımı pek söyleyemem
you know what they say expr. nasıl derler bilirsiniz
what do you expect me to say expr. ne dememi bekliyorsun
if you say so expr. madem öyle diyorsun
before you can say jack robinson expr. kaşla göz arasında
when did you say he was here last? expr. o buraya en son ne zaman geldi dediniz?
you can say that again! expr. kesinlikle haklısın!
what do you want me to say? expr. ne söylememi istiyorsun?
why don't you say so expr. öyle desene
say what you will expr. ne dersen de ama
how many bodies did you say there were? expr. kaç ceset var demiştin?
why didn't you say anything? expr. neden bir şey söylemedin?
what do you want me to say? expr. ne dememi istiyorsun?
no matter what you say expr. ne söylerseniz söyleyin
what do you expect me to say expr. ne söylememi bekliyorsun
if you say so expr. öyle dersen
since you say so it must be true expr. mademki siz söylüyorsunuz doğrudur
what do you want me to say? expr. ne dememi istiyorsun?
say what you mean expr. ne demek istediğini söyle
what did you say? expr. ne dedin?
no matter what you say expr. ne derseniz deyin
what should I say to convince you? expr. ne desem inanırsın?
no matter you say expr. ne söylersen söyle
whatever you say/wish/want expr. ne istiyorsan
why didn't you say something before? expr. neden daha önce bir şey söylemedin?
what makes you say that? expr. neden öyle diyorsun?
what did you say? expr. ne söyledin?
you know what they say expr. ne derler bilirsiniz
you know what they say expr. ne derler bilirsin
what do you say? expr. ne dersin?
you could say that expr. öyle denebilir
what makes you say this? expr. neden öyle diyorsun?
what the hell are you trying to say? expr. ne demek istiyorsun be?
whatever you say expr. keyfin bilir
you don't say! expr. olur mu öyle şey!
what did you just say? expr. ne dedin sen?
if you say so expr. öyle olsun bari
what makes you say that? expr. niye öyle dedin?
what makes you say that? expr. neden öyle dedin?
why did you say that? expr. neden öyle söyledin?
why do you say that? expr. neden böyle söylüyorsun?
whatever you say expr. ne derseniz deyin
no matter what you say expr. ne söylersen söyle
did you say the door was open? expr. kapının açık olduğunu mu söyledin?
how many bodies did you say there were? expr. kaç ceset var demiştiniz?
what do you say? expr. ne diyorsun?
no matter you say expr. ne dersen de
why did you say that? expr. niye öyle dedin?
what did you say? expr. nasıl?
if you say so expr. öyle diyorsan
you know what they say expr. ne derler bilirsin
whatever you say expr. öyle diyorsan öyledir
no matter what you say expr. ne dersen de
what do you want me to say? expr. ne söylememi istiyorsun?
what do you say expr. ne diyorsun
why didn't you say anything? expr. neden hiçbir şey söylemedin?
whatever you say expr. sen bilirsin
what did she say to you? expr. sana ne dedi?
what you say may be true expr. söylediğin doğru olabilir
if what you say is true expr. söyledikleriniz doğruysa
now what do you say? expr. şimdi ne diyorsun?
what did he say to you? expr. sana ne söyledi?
what do you have to say for yourself? expr. şimdi kendini savun bakalım!
what did she say to you? expr. sana ne söyledi?
you have the right to remain silent, anything you say can and will be used against you in a court of law expr. sessiz kalma hakkına sahipsin, söyleyeceğin her şey mahkemede aleyhinde delil olarak kullanılabilir
if you say so expr. sen öyle diyorsan
whatever you say expr. sen öyle diyorsan
anything you want to say just talk into the mike expr. söylemek istediğin bir şey varsa mikrofona söyle
whatever you say expr. sen nasıl istersen
do you have anything to say? expr. söyleyeceğin bir şey var mı?
who do you mean when you say you expr. sen derken kimi kastediyorsun
you can say that again! expr. sana katılıyorum!
you just say expr. söylemen yeter
you have the right to remain silent, anything you say can and will be used against you in a court of law expr. sessiz kalma hakkına sahipsiniz, söyleyeceğiniz her şey mahkemede aleyhinizde delil olarak kullanılabilir
that's easy for you to say expr. senin için söylemesi kolay
what should I say to convince you? expr. seni ikna etmek için ne söylemeliyim?
easy for you to say expr. senin için söylemesi kolay
I just called to say I love you expr. sadece seni sevdiğimi söylemek için aradım
because you say so? expr. sen söylüyorsun diye mi?
anything you say expr. sen öyle diyorsan
what should I say to convince you? expr. seni ikna etmek için ne söylemeliyim?
as you say expr. senin de söylediğin gibi
what did I just say to you? expr. sana demin ne dedim?
whatever you say/wish/want expr. sen ne istiyorsan
you can say that again expr. sana katılıyorum
I want to say how much I miss you expr. seni ne kadar çok özlediğimi söylemek istiyorum
what did you say to me? expr. sen ne dedin bana?
as you say expr. söylediğiniz gibi
don't say I don't love you expr. seni sevmediğimi söyleme
what did he say to you? expr. sana ne dedi?
I cant go with you in what you say expr. sizinle hemfikir değilim
if you say so expr. sen öyle diyorsan doğrudur
what makes you say that? expr. sana bunu söyleten ne?
I've nothing to say to you expr. sana söyleyecek sözüm yok
what did you say to him on the phone? expr. telefonda ona ne söyledin?
chould you say it again? expr. tekrar söyler misin?
did you come all the way over here just to say you're sorry? expr. tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
how do you say in turkish expr. türkçe'de nasıl dersiniz
can you say it again? expr. tekrar söyler misin?
could you say that again please? expr. tekrar söyler misin lütfen?
can you say that again please? expr. tekrar söyler misin lütfen?
you don't say so expr. yapma
can you say that again? expr. yeniden söyler misin?
you don't say! expr. yok ya
have you ever heard her say anything like that? expr. onun daha önce böyle bir şey dediğini hiç duydun mu?
you can say that again! exclam. aynen!
Law
anything you say can and will be used against you in a court of law expr. söylediğin her şey mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir