'-em - Turkish English Dictionary

'-em

Meanings of "'-em" with other terms in English Turkish Dictionary : 111 result(s)

English Turkish
General
hook 'em horns n. metalci selamı
em pron. (kısaca) onlar
em pref. (gerileyici ses benzeşmesine uğramış) en-
Phrases
hang'em high expr. onları yükseğe as
Proverb
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't lick 'em, join 'em eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl
if you can't lick 'em, join 'em bükemediğin bileği öpeceksin
Colloquial
shoot ’em up n. vahşi batı'nın aksiyon filmleri
shoot ’em up n. vahşi batı macera filmi
em n. boş içki şişesi
em n. m harfi
nail-em-and-jail-em n. polis
nail-em-and-jail-em n. polis memuru
shoot-'em-up n. vurdulu kırdılı aksiyon filmi
shoot-em-up n. vurdulu kırdılı aksiyon filmi
knock 'em dead v. (performansıyla/başarısıyla) birilerini soluksuz bırakmak
shoot ’em up adj. vahşi batı macera filmleriyle bir ilgisi/ilişkisi olan
shoot ’em up adj. vahşi batı'nın aksiyon filmleriyle bir ilişkisi olan
em pron. onlara
em pron. onları
sic'em! interj. köpeklere verilen saldırma emri
stick 'em up! expr. kaldır ellerini!
put 'em up! expr. kaldır ellerini!
put 'em up! expr. eller yukarı!
stick 'em up! expr. eller yukarı!
up an at 'em expr. canlan
up an at 'em expr. hareketlen
sic'em! expr. saldır!
keep'em coming expr. yolla gelsin
keep'em coming expr. gönder gelsin
don't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok
don't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
don't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez
read 'em and weep expr. ben kazandım
shoot 'em up expr. adam öldürme oyunu
read 'em and weep expr. otur şimdi kendine ağla
read 'em and weep expr. kendi haline yan
shoot 'em up expr. savaş oyunu
read 'em and weep expr. ben yendim
shoot 'em up expr. düşmanları öldürmek üzerine kurulu oyun
up and at 'em expr. uyan, kalk ve güne başla
up and at 'em expr. zamanında uyanmış ve güne başlamaya hazır
up and at 'em expr. çalışmaya koyul
up and at 'em expr. işe giriş
up and at 'em expr. çalışmaya başla
up and at 'em expr. uyanmış ve işe başlamaya hazır
up and at 'em expr. işe koyul
up and at 'em expr. zamanında uyanmış ve iş başı yapmış
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et, yakala ve hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et suçüstü yap ve hapse at
love 'em and leave 'em expr. bir kadını baştan çıkar ve terk et
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. sıkı takibe al, suçüstü yap, hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. hata yapmasını bekle ve içeri tık
can't win em all expr. her zaman başarılı olamamak
can't win em all expr. her defasında kazanmak mümkün olmamak
can't win 'em all expr. her defasında kazanmak mümkün olmaz
can't win 'em all expr. her zaman başarılı olunmaz
if you can't beat 'em expr. bükemediğin eli öp başına koy
if you can't beat 'em expr. eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl
if you can't beat 'em expr. eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl
if you can't beat 'em expr. düşmanı yenemiyorsan yanında saf tutacaksın
if you can't beat 'em expr. bükemediğin bileği öpeceksin
ride 'em cowboy expr. haydi sür kovboy
ride 'em cowboy expr. sür bakalım kovboy
ride 'em cowboy expr. göster kendini kovboy
sic'em! exclam. atıl!
Idioms
up and at 'em adv. vaktinde kalkmış/uyanmış
up and at 'em adv. uyanmış ve harekete hazır
some mothers do 'ave 'em expr. analar neler doğuruyor
you can't win 'em all expr. her zaman başarılı olamazsın
Speaking
go get 'em tiger n. göreyim seni
you can't win 'em all expr. her zaman başarılı olamazsın
If you can't beat 'em, join 'em! expr. eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl!
go get 'em expr. göreyim seni
gotta catch 'em all expr. hepsini yakalamalıyım
Computer
em space n. kısa boşluk
em dash n. tire
em dash n. uzun tire
em space n. uzun boşluk
em-dash n. tire
em-space n. m-boşluk
em-dash n. uzun tire
em-dash n. uzun çizgi
shoot-em-up n. vurdulu kırdılı bilgisayar oyunu
shoot-'em-up n. vurdulu kırdılı bilgisayar oyunu
Medical
em n. em
Statistics
em algorithm n. em algoritması
Linguistics
em- pref. sağlamak, temin etmek anlamındaki ön ek
Card
texas hold'em n. yaygın bir poker türü
texas hold 'em n. yaygın bir poker türü
Printery
em n. matbaacılıkta bir font ölçü birimi
three-em space n. matbaacılıkta em biriminin üçte birine denk gelen ölçü
two-em dash n. iki em genişliğinde uzun tire
em rule n. uzun tire
em quad n. em katrat
em quad n. matbaacılıkta her kenarı yaklaşık bir em (4 mm) ölçüsündeki kareye verilen ad
em n. em boşluğu
em n. em katrat
em n. uzun boşluk
pica em n. baskıda kullanılan bir lineer birim
Slang
fuck 'em n. canları cehenneme
kill'em all expr. hepsini öldür
knock 'em dead expr. iyi/bol şanslar
let's get 'em! expr. haklayalım şunları!
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boku beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şeyden anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bildiği yok
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez

Meanings of "'-em" with other terms in English Turkish Dictionary : 24 result(s)

Turkish English
General
em medicine n.
em remedy n.
Medical
em em n.
Statistics
em algoritması em algorithm n.
Card
texas hold'em pokerde masada açılan dördüncü kart turn n.
(texas hold 'em oyununda) ilk bahis pulunda diğer oyuncudan önce davranan oyuncu cutoff n.
(texas hold'em oyununda) oyuncunun eş değer iki karta sahip olduğu ve bu kartlardan birinin topluluk kartları arasında olduğu el set n.
Printery
matbaacılıkta em ölçü biriminin yarısına denk gelen uzunluk nut n.
matbaacılıkta em biriminin üçte birine denk gelen ölçü three-em space n.
matbaacılıkta em biriminin üçte birine denk gelen ölçü thick space n.
matbaacılıkta em ölçü biriminin dörtte biri kadar boşluk thin space n.
matbaacılıkta em ölçü biriminin beşte biri kadar boşluk thin space n.
1000 em ölçüsüne eşdeğer dizgi thousand n.
iki em genişliğinde uzun tire two-em dash n.
em katrat em quad n.
matbaacılıkta her kenarı yaklaşık bir em (4 mm) ölçüsündeki kareye verilen ad em quad n.
em boşluğu em n.
em katrat em n.
em ölçüsünün yarısı genişliğindeki boşluğa verilen ad en n.
Slang
em boşluğu mutton n.
pokerde (texas hold'em) açık olarak ortaya koyulan dördüncü kart the turn n.
(texas hold'em pokerde) bir çeşit açılış eli presto n.
şeyimi em eat me! exclam.
cinsel organımı em eat me! exclam.