-built - Turkish English Dictionary

-built

Meanings of "-built" in Turkish English Dictionary : 3 result(s)

English Turkish
General
-built adj. yapılmış anlamı veren kombinasyon
-built adj. kurulmuş anlamı veren kombinasyon
-built adj. inşa edilmiş anlamı veren kombinasyon

Meanings of "-built" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
built-in adj. gömme
built-in adj. ankastre
General
built in function n. hazır fonksiyon
bicycle built for two n. iki kişilik bisiklet
slightly built person n. ince yapılı
built soap powder n. sabun tozu yapma
built-up area n. yerleşim alanı
built-in wardrobe n. gömme dolap
built-in furniture n. gömme mobilya
built-in cupboard n. gömme dolap
custom-built n. yerinde imal
built-up area n. yapılaşmış alan
built-up area n. meskun yer
built-in oven n. ankastre fırın
built-in product n. ankastre ürün
built-in system n. gömülü sistem
custom-built n. ısmarlama
purpose built vehicle n. özel bir amaç için üretilmiş araç
purpose built vehicle n. özel üretim araç
built-in bed n. ranza
fence (usually built of shrubs) n. siyeç
built environment n. insan ürünü çevre
built environment n. inşa edilmiş çevre
well-built body n. kaslı/yapılı vücut
built-in kitchen n. mutfak nişi
year of built n. inşa yılı
year of built n. yapım yılı
bicycle-built-for-two n. iki kişilik bisiklet
built [obsolete] n. yapı biçimi
built n. yapı
built n. şekil
be built v. kurulmak
built-up v. kurmak
built-up v. artırmak
built-up v. kuvvetlendirmek
be built on a strong foundation v. sağlam temeller üzerine kurulmak
be built into v. içine eklenmek
be built into v. içine ilave edilmek
be built into v. entegre edilmek
be built into v. içine inşa edilmek
have the house built v. evi inşa ettirmek
get the house built v. evi yaptırmak
get the house built v. evi inşa ettirmek
have the house built v. evi yaptırmak
be built on a foundation v. bir temele dayanmak
strongly built adj. aslan gibi
built in adj. içinde var olan
built adj. yapılı
built in adj. yerleşik
built-up adj. mamur
jerry-built adj. çürük
built-up adj. çatma
built-up adj. binalarla dolu
in-built adj. monte edilmiş
jerry-built adj. kötü malzemeyle yapılmış
built-in adj. yerli
built-up adj. birleşik
built-up adj. birkaç parçadan oluşan
in-built adj. bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan
built-up adj. bayındır
built-up adj. yapılanmış
in-built adj. içinde var olan
built-up adj. birçok parçadan oluşan
jerry-built adj. derme çatma
tall and well-built adj. dalyan gibi
well-built adj. yapılı
well-built adj. kaslı
well-built adj. boyu bosu yerinde
jerry-built adj. kalitesiz
jerry-built adj. düşük nitelikte
jerry-built adj. niteliksiz
newly-built adj. yeni yapılmış
newly-built adj. yeni inşa edilmiş
heavily-built adj. kocaman
heavily-built adj. iri yarı
built on sand adj. temelsiz
built on sand adj. zayıf temeller üzerine kurulmuş
custom built adj. sipariş üzerine yapılmış
custom built adj. isteğe göre yapılmış
medium built adj. orta boyutta
human-built adj. insan inşası
strongly built adj. iri yapılı
built adj. kaslı
built adj. iri yarı
built adj. cüsseli
medium built adj. orta yapılı
air-built adj. havada duran
air-built adj. havada asılı duran
built adj. katman katman
built-in adj. fıtri
built-up adj. büyütülmüş
built-in adj. normalde ekstra olan dahili bir özelliğe ait
built-in adj. yaradılışında olan
built-up adj. baş tacı edilen
built-up adj. yere göğe sığdırılamayan
built adj. (insan) çok güzel
built-up adj. genişletilmiş
built-up adj. kalınlaştırılmış
built-in adj. doğasında olan
built-up adj. doldurulmuş
built-in adj. dahili
built-up adj. katman katman
built adj. (insan) çok çekici
built-up adj. yığılmış
built adj. sistematik olarak birleştirilmiş parçalardan oluşan
home-built adj. ev üretimi
home-built adj. evde inşa edilmiş
home-built adj. mülkte yapılan
home-built adj. ev yapımı
home-built adj. mülkte üretilen
cloud-built adj. hayali
cloud-built adj. bulutlarda yapılmış
cloud-built adj. önemsiz
cloud-built adj. bulutlardan yapılmış
sea-built adj. denizde inşa edilmiş
sea-built adj. deniz kenarında inşa edilmiş
square-built adj. enine geniş
square-built adj. sağlam görünümlü
square-built adj. dayanıklı
square-built adj. geniş
square-built adj. kuvvetli
square-built adj. basık
square-built adj. yapılı
square-built adj. kare yapılı
square-built adj. güçlü
square-built adj. sağlıklı
square-built adj. enli
square-built adj. sağlam
built-in adj. entegre
well-built adj. iyi yapılı
in built adv. yapım halinde
Irregular Verb
built v. build - built
Proverb
rome wasn't built in a day sabreden derviş muradına ermiş
rome wasn't built in a day roma bir günde kurulmadı
rome was not built in a day sabreden derviş muradına ermiş
rome was not built in a day boyacı küpü mü bu?
rome was not built in a day roma bir günde kurulmadı
Colloquial
built adj. dolgun ve seksi vücutlu
Idioms
be built on sand v. temelden çürük olmak
be built on sand v. sağlam olmamak
be built on sand v. sağlam temele oturtulmamak
be built like a tank v. tank gibi sağlam yapılmak
not built that way v. o özelliğe doğuştan sahip olmamak
not built that way v. o karakterde/yaradılışta olmamak
not built that way v. öyle düşünmemek
not built that way v. öyle doğmamak
not built that way v. karakterinde/yaradılışında olmamak
not built that way v. bedeni veya karakteri ona müsait olmamak
not built that way v. karakter olarak öyle bir isteği/hevesi olmamak
not built that way v. öyle düşünmemek