Frontal... - Turkish English Dictionary

Frontal...

Meanings of "Frontal..." with other terms in English Turkish Dictionary : 121 result(s)

English Turkish
General
frontal n. mihrap örtüsü
frontal bone n. alın kemiği
frontal attack n. cepheden taarruz
frontal section n. frontal kesit
frontal attack n. cephe taarruzu
frontal view n. önden görünüş
frontal view n. cephe görünüşü
frontal muscle n. alın kası
frontal view n. karşıdan görünüş
frontal adj. ön
frontal adj. cepheden
frontal adj. cephesel
frontal adj. alınlık
frontal adj. öne ait
frontal adj. alna ait
frontal adj. cepheye ait
frontal adj. alın kemiği
frontal adj. direkt
frontal adj. alın
frontal adj. cephe
full frontal adj. tam
full frontal adj. sansürsüz
full-frontal adj. tümüyle
full-frontal adj. öne dönük
full-frontal adj. samimi
full-frontal adj. sınırsız
full-frontal adj. yüzü dönük
full-frontal adj. açık
full-frontal adj. cephesi bakan
full-frontal adj. dürüst
full-frontal adj. her şeyiyle
full-frontal adj. içi dışı bir
full-frontal adj. doğrudan efor sarf edilen
Colloquial
frontal nudity n. tamamen çıplak görüntüler
full-frontal adj. cinsel uzuvları tamamen gösteren (çekim)
full-frontal adj. tamamen çıplak (model)
full-frontal adj. sansürlenmemiş
Technical
frontal intake n. karşıdan sulama
frontal plane n. alın düzlemi
frontal tape n. frontal bant
Architecture
frontal n. kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça
Construction
frontal n. alınlık
frontal n. binanin ön cephesi
frontal adj. ön
frontal adj. cephe
Automotive
frontal collision n. önden çarpma
protection of the occupants in the event of a frontal collision n. önden çarpma durumunda yolcuların korunması
protection of occupants of motor vehicles in the event of a frontal impact n. önden çarpma anında motorlu taşıtlardaki kişilerin korunması
open frontal area n. açık ön cephe
vehicle frontal area n. araç ön cephe alanı
moderate overlap frontal crash n. önden orta derece örtüşmeli çarpışma testi
advanced adaptive frontal-lighting system n. ileri adaptif ön aydınlatma düzeni
frontal crash test n. önden darbe testi
frontal area n. ön cephe alanı
frontal crash n. önden çarpma
small overlap frontal crash test n. önden dar örtüşmeli çarpışma testi
in the event of a frontal collision expr. önden çarpma durumunda
Aeronautic
frontal soaring n. rüzgara karşı süzülüş
full frontal collapse n. önden kapanma
Marine
frontal precipitation n. ön yağış
frontal genesis n. ön oluşum
frontal fog n. öndeki sis
frontal inversion n. ön değişim
Medical
frontal lob syndrome n. frontal lob sendromu
frontal sinuses n. frontal sinüsler
frontal lobe n. ön lob
frontal syndrome n. frontal sendrom
frontal bone n. alın
frontal cortex n. frontal korteks
frontal bossing n. frontal çıkıntı
disproportionate frontal-subcortical impairment n. orantısız frontal-subkortikal bozukluklar
dentate nucleus and frontal cortex n. dentat nükleus ve frontal korteks
premature closure of the frontal fontanelle n. frontal fontonelin erken kapanması
frontal and thalamic involvement n. frontal ve talamik tutulum
right orbito-frontal region n. sağ orbitofrontal bölge
frontal lobe dementia n. frontal lob demansı
complication of frontal sinusitis n. frontal sinüzit komplikasyonu
right frontal linear fracture n. sağ frontal lineer fraktür
frontal plane n. frontal düzlem
giant frontal sinus osteoma n. dev frontal sinüs osteomu
frontal sinus obliteration with pericranial-subgaleal flap n. perikraniyal-subgaleal flep ile frontal sinüs obliterasyonu
fibromyxoma of the frontal sinus n. frontal sinüsün fibromiksomu
frontal sinusitis surgery n. frontal sinüzit cerrahisi
frontal sinus fracture n. frontal sinüs kırığı
frontal lobotomy n. inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi
frontal lobotomy n. frontal lobotomi
frontal adj. frontal
Anatomy
frontal bone n. alın kemiği
frontal muscle n. alın kası
frontal adj. frontal
Psychology
frontal lobe n. ön lop
frontal lobe syndrome n. ön lop sendromu
frontal assessment n. frontal değerlendirme
Pathology
malignant neoplasm of frontal lobe n. frontal lob malign neoplazmı
Marine Biology
frontal threat display n. cepheden korkutma
Zoology
frontal section n. frontal kesit
Apiculture
frontal commisure n. alın kemiği birleşme yeri
Linguistics
frontal adj. önleşmeyle ilgili
Environment
frontal thunderstorm n. cephesel fırtına
Geography
frontal apron n. sander
frontal plain n. sandur
frontal apron n. sandur
frontal plain n. sander
Meteorology
frontal fog n. cephesel sis
frontal inversion n. cephesel enverziyon
frontal passage n. cephesel geçiş
frontal weather n. cephe hava durumu
frontal zone n. cephe bölgesi
frontal surface n. cephe yüzeyi
frontal rain n. siklonik yağış
frontal rain n. depresyonik yağış
frontal rain n. cephesel yağış
frontal system n. cephe sistemi
frontal wave n. cephesel dalga
Geology
frontal moraine n. cephe moreni
Military
frontal fire n. cephe ateşi
frontal security n. cephe emniyeti
thrust frontal area n. çekiş cephe sahası
frontal attack n. cephe taarruzu
Photography
full-frontal n. nü fotoğraf
full-frontal n. sansürsüz çıplak resim

Meanings of "Frontal..." with other terms in English Turkish Dictionary : 53 result(s)

Turkish English
General
frontal kesit frontal section n.
Technical
frontal bant frontal tape n.
Medical
frontal sendrom frontal syndrome n.
frontal sinüsler frontal sinuses n.
frontal lob sendromu frontal lob syndrome n.
frontal korteks frontal cortex n.
frontal çıkıntı frontal bossing n.
orantısız frontal-subkortikal bozukluklar disproportionate frontal-subcortical impairment n.
dentat nükleus ve frontal korteks dentate nucleus and frontal cortex n.
frontal fontonelin erken kapanması premature closure of the frontal fontanelle n.
frontal ve talamik tutulum frontal and thalamic involvement n.
frontal lob demansı frontal lobe dementia n.
frontal sinüzit komplikasyonu complication of frontal sinusitis n.
sağ frontal lineer fraktür right frontal linear fracture n.
frontal düzlem frontal plane n.
dev frontal sinüs osteomu giant frontal sinus osteoma n.
perikraniyal-subgaleal flep ile frontal sinüs obliterasyonu frontal sinus obliteration with pericranial-subgaleal flap n.
frontal sinüsün fibromiksomu fibromyxoma of the frontal sinus n.
frontal sinüzit cerrahisi frontal sinusitis surgery n.
frontal sinüs kırığı frontal sinus fracture n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi frontal lobotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi prefrontal leucotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi prefrontal leukotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi lobotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi leucotomy n.
frontal lobotomi frontal lobotomy n.
frontal frontal adj.
frontal ve oksipital kemiklerle ilgili frontooccipital adj.
frontal kemiğin iki yarısının arası interfrontal adj.
Anatomy
frontal kör delik foramen caecum n.
beyinde pariyetal lobu frontal lobdan ayıran sınır central sulcus n.
etmoid hücreler ve frontal sinüslerin burun ile buluştuğu pasaj infundibulum n.
(kemik, pul) frontal lobun arkasında yer alan bölüm postfrontal n.
kafa tasının parietal ve frontal kemikleri arasına uygulanan bir dikiş coronal suture n.
frontal kemik os frontale n.
(beyinde) frontal lobun ön bölümü prefrontal lobe n.
kafatası kemiğinin kraniyometride referans noktası olarak kullanılan alt frontal tepesi sphenion n.
frontal dikiş sutura frontalis n.
frontal frontal adj.
oksipital ve frontal kemiklere ait occipitofrontal adj.
oksipital ve frontal kemiklerle ilgili occipitofrontal adj.
frontal kemiğin arkasında yer alan postfrontal adj.
frontal lobun arkasına doğru gelişen postfrontal adj.
frontal beyin lobunun ön bölümünü oluşturan prefrontal adj.
frontal beyin lobunun ön bölümüne ait veya ilişkin prefrontal adj.
(bazı omurgalılarda) frontal kemiğin önünde ve yanında yer alan kemiğe ait veya ilişkin prefrontal adj.
frontal yapının önünde yer alan prefrontal adj.
Psychology
frontal değerlendirme frontal assessment n.
Pathology
frontal lob malign neoplazmı malignant neoplasm of frontal lobe n.
alındaki frontal sütürlerin kapanmamasından kaynaklanan doğuştan bir şekil bozukluğu metopism n.
Zoology
frontal kesit frontal section n.
(birçok memeli ve kuştaki frontal kemik çıkıntısı) aşağı yönlü postorbital adj.
(sürüngene ait kemik) arka frontal kemiğin altı veya arkasında yer alan postorbital adj.