accelerator - Turkish English Dictionary

accelerator

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

accelerator — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /əkˈsɛləreɪtər/ – BrE /əkˈsɛləreɪtə/)
Part of speech:
İsim: accelerator (accelerators)
Synonyms:
catalyst, booster, gas pedal
Antonyms:
brake, inhibitor, restrainer

Meanings of "accelerator" in Turkish English Dictionary : 25 result(s)

English Turkish
Common Usage
accelerator n. hızlandırıcı
The scientists are conducting an experiment with the accelerator.
Bilim insanları hızlandırıcıyla bir deney yürütüyorlar.

More Sentences
General
accelerator n. gaz
But in the interim this should not be used as a reason for taking our foot off the accelerator on this important issue.
Ancak bu arada bu durum, bu önemli konuda ayağımızı gazdan çekmek için bir neden olarak kullanılmamalıdır.

More Sentences
Technical
accelerator n. gaz pedalı
Slowly press the accelerator to go forward.
İleri gitmek için gaz pedalına yavaşça bas.

More Sentences
accelerator n. hızlandırıcı
The scientists are conducting an experiment with the accelerator.
Bilim insanları hızlandırıcıyla bir deney yürütüyorlar.

More Sentences
Construction
accelerator n. hızlandırıcı
The scientists are conducting an experiment with the accelerator.
Bilim insanları hızlandırıcıyla bir deney yürütüyorlar.

More Sentences
Automotive
accelerator n. gaz pedalı
Slowly press the accelerator to go forward.
İleri gitmek için gaz pedalına yavaşça bas.

More Sentences
accelerator n. gaz pedalı
Slowly press the accelerator to go forward.
İleri gitmek için gaz pedalına yavaşça bas.

More Sentences
accelerator n. hızlandırıcı
The scientists are conducting an experiment with the accelerator.
Bilim insanları hızlandırıcıyla bir deney yürütüyorlar.

More Sentences
General
accelerator n. ivdireç
Trade/Economic
accelerator n. hızlandıran
Technical
accelerator n. hareketlendirici
accelerator n. hızlandıran
accelerator n. ivdireç
accelerator n. ivmelendirici
accelerator n. ivdirici
accelerator n. ivdirgeç
accelerator n. ivmeç
accelerator n. kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde
accelerator n. proton ve nötron iyonları gibi yoğun taneciklere büyük kinetik enerji sağlayan cihaz
Computer
accelerator n. ivdirgeç
Telecom
accelerator n. hızlandıran
Medical
accelerator n. akseleratör
Chemistry
accelerator n. bir kimyasal tepkimeyi hızlandıran pozitif katalizör
Marine Biology
accelerator n. tezleştirici
Geology
accelerator n. ivme kazandırıcı

Meanings of "accelerator" with other terms in English Turkish Dictionary : 114 result(s)

English Turkish
General
particle accelerator n. tanecik hızlandırıcı
linear accelerator n. lineer hızlandırıcı
linear accelerator n. radyoterapide kullanılan x ışını cihazı
flooring the accelerator n. gazı kökleme
professional whitening accelerator n. profesyonel beyazlatma hızlandırıcı
step on the accelerator v. gaza basmak
Trade/Economic
accelerator principle n. hızlandıran prensibi
flexible accelerator n. esnek hızlandırıcı
accelerator coefficient n. hızlandıran katsayısı
accelerator model of investment n. yatırımın hızlandıran modeli
flexible accelerator model n. esnek hızlandıran modeli
accelerator-multiplier model n. hızlandıran-çarpan modeli
accelerator-multiplier model n. hızlandıran-çoğaltan modeli
multiplier-accelerator theory of investment n. yatırımın çarpan hızlandıran teorisi
accelerator effect n. hızlandıran etkisi
accelerator coefficient n. hızlandıran katsayısı
Technical
reaction accelerator n. tepkime hızlandırıcı
accelerator cable n. gaz teli
accelerator pump n. kapış pompası
accelerator pedal n. gaz pedalı
graphic accelerator n. grafik hızlandırıcı
electrostatic accelerator n. elektrostatik hızlandırıcı
reaction accelerator n. reaksiyon hızlandırıcı
hardening accelerator n. sertleşmeyi süratlendirici
accelerator pump n. ivme pompası
linear accelerator n. doğrusal ivmelendirici
accelerator pedal n. gaz pedalı
accelerator claw n. akseleratör çenesi
accelerator key n. hızlandırma tuşu
accelerator claw n. kapış pompası çenesi
hardening accelerator n. priz hızlandırıcı
hardening accelerator n. katılaşma hızlandırıcı
induction accelerator n. indüksiyon hızlandırıcı
dyeing accelerator n. boyama hızlandırıcı
strength accelerator n. dayanım hızlandırıcı
vulcanization accelerator n. vulkanizasyon hızlandırıcı madde
vulcanization accelerator n. vulkanizasyonu hızlandıran madde
electron accelerator n. elektron hızlandırıcı
linear accelerator n. doğrusal ivdireç
linear accelerator n. doğrusal hızlandırıcı
electron accelerator n. elektron hızlandırıcısı
particle accelerator n. elektron hızlandırıcısı
medical electron accelerator n. tıbbi elektron hızlandırıcı
charge-exchange accelerator n. yüksek enerjili iyonların yük alışverişinden sonra plazmadan kurtulmasını sağlayan hızlandırıcı
proton accelerator n. parçacık hızlandırıcı
proton accelerator n. proton hızlandırıcı
Computer
accelerator key n. ivmelendirme tuşu
accelerator key n. kısayol tuşu
3d accelerator n. 3b hızlandırıcı
accelerator key n. hızlandırma tuşu
accelerator card n. hızlandırıcı kart
accelerator key n. hızlandırıcı tuş
invalid accelerator table handle n. geçersiz hızlandırma tablosu tutamağı
Informatics
graphics accelerator n. grafik hızlandırıcı
accelerator card n. hızlandırıcı kart
hardware accelerator n. donanımsal hızlandırıcı
Telecom
accelerator model of investment n. yatırımın hızlandıran modeli
Electric
particle accelerator n. tanecik hızlandırıcı
electrostatic accelerator n. elektrostatik hızlandırıcı
Textile
dyeing accelerator n. boyama hızlandırıcı
Automotive
accelerator pedal support n. gaz pedalı desteği
diaphragm accelerator pump n. diyaframlı kapış pompası
accelerator pedal position n. gaz pedalı konumu
accelerator arm n. gaz pedal kolu
accelerator pedal vibration n. gaz pedalının titremesi
accelerator cable n. gaz spirali
accelerator lever n. gaz ayar çubuğu
accelerator switch n. gaz şalteri
accelerator arm bracket n. gaz pedalı kol braketi
accelerator pedal position sensor n. gaz pedalı konum sensörü
accelerator pedal position n. gaz pedal pozisyonu
electronic accelerator pedal n. elektronik gaz pedalı
accelerator pump rod n. kapış pompası piston kolu
accelerator pump reservoir n. kapış pompası silindiri
diaphragm type accelerator pump n. diyaframlı tip kapış pompası
accelerator pedal n. gaz pedalı
accelerator pump jet n. kapış pompası memesi
accelerator pump n. kapış pompası
feathering the accelerator n. gazı çok yumuşak kullanma
accelerator pedal sensor n. gaz pedalı pozisyon sensörü
accelerator interlock n. gaz pedalı kilidi
depress the accelerator n. gaz pedalına basma
accelerator heel point n. gaz pedalı topuk noktası
piston-type accelerator pump n. pistonlu tip kapış pompası
accelerator pedal depressed adj. gaz pedalına basılmış
Aeronautic
accelerator pump n. akselerator pompası
Medical
medical electron accelerator n. tıbbi elektron hızlandırıcısı
accelerator factor n. pıhtılaşma faktörü
accelerator factor n. faktör v
accelerator factor n. koagülasyon
linac (linear accelerator) n. lineer hızlandırıcı
linac (linear accelerator) n. radyoterapide kullanılan x ışını cihazı
Physics
accelerator tube n. iyonları yüksek enerji oranlarına kadar hızlandırabilen bir vakum tüpü
particle accelerator n. parçacık hızlandırıcısı
heavy ion linear accelerator n. ağır iyon doğrusal hızlandırıcı
linear accelerator n. doğrusal hızlandırıcı
linear accelerator n. doğrusal ivdireç
linear accelerator n. lineer hızlandırıcı
atomic accelerator n. atom ivmeci
atomic accelerator n. atom hızlandırıcısı
particle accelerator n. parçacık hızlandırıcı
ams (accelerator mass spectrometry) n. hızlandırılmış kütle spektrometresi
microwave linear accelerator n. mikrodalgaları kullanan lineer hızlandırıcı
cockcroft and walton accelerator n. cockcroft-walton hızlandırıcısı
cockcroft-walton accelerator n. cockcroft-walton hızlandırıcısı
Chemistry
reaction accelerator n. reaksiyon hızlandırıcı
reaction accelerator n. tepkime hızlandırıcı
ion accelerator n. iyon hızlandırıcı
accelerator mass spectrometry n. hızlandırıcı kütle spektrometrisi
accelerator mass spectrometry n. hızlandırıcı kütle izge ölçümü
Biology
prothrombin accelerator n. pıhtılaşma faktörü
Archaeology
linear accelerator n. miken uygarlığına ait belgelerde kullanılan bir hece tablosu
Environment
particle accelerator n. parçacık hızlandırıcısı
linear accelerator n. doğrusal hızlandırıcı