aggravating - Turkish English Dictionary

aggravating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "aggravating" in Turkish English Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
aggravating adj. ağırlaştırıcı
The Commission is flexible with regard to other aggravating circumstances.
Komisyon diğer ağırlaştırıcı koşullar konusunda esnektir.

More Sentences
Law
aggravating adj. ağırlaştırıcı
The Commission is flexible with regard to other aggravating circumstances.
Komisyon diğer ağırlaştırıcı koşullar konusunda esnektir.

More Sentences
General
aggravating adj. sinirlendirici
aggravating adj. can sıkıcı
aggravating adj. ciddileştirici
aggravating adj. kötüleştirici
aggravating adj. cezayı arttırıcı
aggravating adj. kötüleştirme
aggravating adj. şiddetlendirici
aggravating adj. çileden çıkarıcı
Trade/Economic
aggravating n. ağırlaştırma
aggravating n. kötüleştirme

Meanings of "aggravating" with other terms in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

English Turkish
Trade/Economic
aggravating circumstances n. ağırlaştırıcı nedenler
Law
aggravating circumstances n. cezayı ağırlaştırıcı sebepler
aggravating circumstances n. ağırlaştırıcı sebep
aggravating factors n. ağırlaştırıcı etkenler
aggravating circumstances n. suçu ağırlaştırıcı sebepler
aggravating circumstances n. cezayı ağırlaştırıcı nedenler