ass - Turkish English Dictionary
History

ass

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "ass" in Turkish English Dictionary : 17 result(s)

English Turkish
Common Usage
ass n. kıç
General
ass n. eşek
ass n. makat
ass n. merkep
ass n. marsıvan eşeği
ass n. popo
ass n. göt
ass n. küfe
Slang
ass n. ahmak
ass n. anüs
ass n. büzük
ass n. dangalak
ass n. eşek herif
ass n. göt
ass n. kıç
ass n. cinsel ilişki
ass n. cinsel ilişki

Meanings of "ass" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
pain in the ass n. baş belası (argo)
General
laugh one's ass off v. kıçıyla gülmek
lmao (laughing my ass (arse) off) v. (gülmekten) kopmak
wild ass n. afrika yaban eşeği
wild ass n. yaban eşeği
african wild ass n. afrika yaban eşeği
wild ass n. yabaneşeği
ass-backward adj. arka üstü konmuş
ass-backward adj. arkası önüne gelmiş
ass-backward adj. olması gerekenin tersi konumda
ass-backward adj. karman çorman
ass-backwards adj. arka üstü konmuş
ass-backwards adj. arkası önüne gelmiş
ass-backwards adj. olması gerekenin tersi konumda
ass-backwards adj. karman çorman bir şekilde
ass-backward adv. karmakarışık bir şekilde
ass-backwards adv. karmakarışık bir şekilde
Proverb
if a toady frog had wings he wouldn't bump his ass teyzemin sakalı olsa dayım olurdu
if a toady frog had wings he wouldn't bump his ass ninemin sakalı olsa dedem olurdu
if a toady frog had wings he wouldn't bump his ass olmayacak duaya amin denmez
if a toady frog had wings he wouldn't bump his ass halamın sakalı olsa amcam olurdu
If a toady frog had wings he wouldn't bump his ass olmayacak duaya amin denmez
Colloquial
bust one's ass v. eşek gibi çalışmak
make an ass of one's self v. kendini gülünç duruma düşürmek
make an ass of one's self v. salakça davranmak
ass-whooping n. adamakıllı sopa
kick-ass show n. muhteşem şov
ass-whooping n. temiz bir sopa
doesn't know his ass from his elbow expr. bir bok bilmez
doesn't know his ass from a hole in the ground expr. bir bok bilmez
in a pig's ass! expr. deli saçması!
doesn't know his ass from a hole in the ground expr. hiçbir şey bilmez
doesn't know his ass from his elbow expr. hiçbir şey bilmez
ass-whooping expr. iyi bir sopa
in a pig's ass! expr. saçma!
Idioms
have a corncob up one's ass v. aşırı hassas olmak
have a poker up one's ass v. aşırı hassas olmak
bore the ass off somebody v. birisini çok sıkmak
have one's ass in a sling v. başı ciddi şekilde belada olmak
flat on one's ass v. bitap düşmek
bore the ass off somebody v. birisini baymak
have got one's ass in a sling v. başı ciddi şekilde belada olmak
have a poker up one's ass v. çok katı olmak
have a corncob up one's ass v. çok sert olmak
kick some ass and take names v. dayak atıp öttürmek/isimler verdirtmek
flat on one's ass v. dara düşmek
have a poker up one's ass v. çok sert olmak
have a corncob up one's ass v. çok katı olmak
work one's ass off v. canının dişine takarak çalışmak
flat on one's ass v. parasız kalmak
somebody's ass is on the line v. topun ağzında olmak
tight ass n. aşırı tutucu kimse
tight ass n. kendini fazla baskılayan kimse
ass in a lion's skin n. aslan kılığına/postuna girmiş/bürünmüş eşek
ass in a lion's skin n. palavracı ahmak
ass in a lion's skin n. martavalcı
ass in a lion's skin n. kurusıkı atıcı
cold as a welldigger's ass (in January) n. aşırı soğuk
smart ass n. burnu havada
a tight-ass n. cimri
a tight-ass n. elisıkı
smart ass n. her şeyi bildiğini zanneden
a tight-ass n. pinti
smart ass n. ukala
sorry-ass adj. boş (bahane)
sorry-ass adj. ipe sapa gelmez
sorry-ass adj. sudan (bahane)
it'll knock you on your ass expr. aklını başından alacak
cold as a welldigger's ass (in January) expr. buz gibi
as cold as a welldigger's ass in january expr. buz gibi
as cold as a welldigger's ass expr. buz gibi
couldn't hit a bull in the ass with a bass fiddle expr. beceriksiz
cold as a welldigger's ass (in January) expr. çok soğuk
in a pig's ass expr. dünyada olmaz
cold as a welldigger's ass (in January) expr. donduracak kadar soğuk
in a pig's ass! expr. hadi ordan!
in a pig's ass! expr. hiç de bile!
it'll knock you on your ass expr. kendinden geçeceksin
couldn't hit a bull in the ass with a bass fiddle expr. sakar
it'll knock you on your ass expr. yerinde duramayacaksın
in a pig's ass expr. yok canım daha neler
Speaking
don't be a wise ass expr. ukalalık etme
don't be a smart ass expr. ukalalık etme
don't be a smart ass expr. ukalalık yapma
don't be a wise ass expr. ukalalık yapma
Chat Usage
laughing my fucking ass off expr. götümle gülüyorum
lmao (laughing my ass (arse) off) expr. gülmekten yarılıyorum
laughing my fucking ass off expr. kıçımla gülüyorum
Psychology
buridan's ass n. buridan'ın eşeği
Zoology
african wild ass n. equus asinus
jack-ass penguins n. siyah ayaklı penguen
asiatic wild ass (equus hemionus) n. asya yaban eşeği
mongolian wild ass (equus hemionus hemionus) n. moğol yaban eşeği
tibetan wild ass (equus kiang) n. tibet atı
jenny ass n. dişi eşek
Slang
talk through (one's) ass v. boş yapmak
drag (one's) ass v. kıçını sürümek
drag (one's) ass v. kıçını kaldırmak
drag ass v. kıçını kaldırmak
haul ass v. kıçını kaldırmak
bag ass v. kıçını kaldırmak
barrel ass out of (somewhere) v. kıçını kaldırmak
be up (one's) ass [us] v. öndeki arabanın kıçına yapışmak/girmek
bite (someone) in the ass v. intikamı acı olmak
bust a cap in (someone's) ass v. kıçında delik açmak
cover your ass with paper v. belgelerle/yazılı iş yaparak kıçını korumak
cut ass out of (somewhere) v. kıçını kaldırmak
drag ass out of (somewhere) v. kıçını kaldırmak
have (one's) head up (one's) ass v. salaklık yapmak
open (up) a can of whoop ass (on someone) v. kıçını öttürmek
pull (something) out of (one's) ass v. kıçından/götünden uydurmak
ream (one's) ass v. götünden sikmek
shag ass (out of something or some place) v. kıçını kaldırmak
shag ass (out of something or some place) v. kıçını kıpırdatmak
bag ass out of (somewhere) v. kıçını kaldırmak
bring (one's) ass to an anchor v. kıçı yer görmek
chew (one's) ass (out) v. bir güzel azarlamak
drag (one's) ass v. kıçını kaldırmak/kıpırdatmak
drag ass around v. per perişan dolaşmak/gezinmek
eat (someone's) ass out v. fena kızmak/öfkelenmek/haşlamak
eat (someone's) ass out v. kıçını yiyip bitirmek
gripe one’s ass v. canını sıkmak
have one’s ass in a crack v. kıçı zora girmek
ride (someone's) ass v. tepesine/ensesine binmek/çıkmak
ride (someone's) ass v. öndeki arabanın kıçına yapışmak/girmek
whip (one's) ass v. kıç/duman attırmak
whip (one's) ass v. fena/bir güzel benzetmek
pop a cap in (someone's) ass v. kıçında delik açmak
suck ass v. aşırı kötü olmak
drag (one's) ass v. ayak sürümek
drag (one's) ass v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
drag ass v. çabuk/hızlı olmak
haul ass v. çabuk/hızlı olmak
bag ass v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
barrel ass out of (somewhere) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
be up (one's) ass [us] v. trafikte tampon tampona gitmek
bite (someone) in the ass v. hıncını/öcünü/intikamını fena almak/çıkarmak
bust a cap in (someone's) ass v. kıçına pamuk tıkmak/pamuğu tıkamak
cut ass out of (somewhere) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
drag ass out of (somewhere) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
open (up) a can of whoop ass (on someone) v. kıçını şaplaklamak
ream (one's) ass v. anal seks yapmak
shag ass (out of something or some place) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
shag ass (out of something or some place) v. bir yerden yavaş yavaş/sürüne sürüne/tembelce kalkmak/ayrılmak/uzaklaşmak
bag ass out of (somewhere) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
bring (one's) ass to an anchor v. kıçını oturtmak
chew (one's) ass (out) v. fırçalamak
drag (one's) ass v. bir yerden ayrılmak/uzaklaşmak
eat (someone's) ass out v. birinin anüsünü ağzıyla/diliyle uyarmak
gripe one’s ass v. öfkelendirmek
have one’s ass in a crack v. kıçı sıkışmak
ride (someone's) ass v. ensesinde boza pişirmek
ride (someone's) ass v. trafikte tampon tampona gitmek
whip (one's) ass v. gününü göstermek
pop a cap in (someone's) ass v. kıçına pamuk tıkmak/pamuğu tıkamak
suck ass v. berbat olmak
drag (one's) ass v. ağırdan almak
drag (one's) ass v. defolup gitmek
drag ass v. bir an önce harekete geçmek
haul ass v. bir an önce harekete geçmek
bag ass v. defolup gitmek
barrel ass out of (somewhere) v. defolup gitmek
bust a cap in (someone's) ass v. tabancayla/silahla vurmak/öldürmek
cut ass out of (somewhere) v. defolup gitmek
drag ass out of (somewhere) v. defolup gitmek
open (up) a can of whoop ass (on someone) v. kıçına şaplak atmak
ream (one's) ass v. fena halde haşlamak
shag ass (out of something or some place) v. defolup gitmek
bag ass out of (somewhere) v. defolup gitmek
bring (one's) ass to an anchor v. kıçını kırıp oturmak
chew (one's) ass (out) v. haşlamak
eat (someone's) ass out v. birinin anüsüne oral seks yapmak
gripe one’s ass v. sinirlendirmek
whip (one's) ass v. darma duman etmek
whip (one's) ass v. ağzını burnunu dağıtmak/kırmak
pop a cap in (someone's) ass v. tabancayla/silahla vurmak/öldürmek
drag (one's) ass v. bir yeri hızla terk etmek
bag ass v. bir yeri hızla terk etmek
barrel ass out of (somewhere) v. bir yeri hızla terk etmek
cut ass out of (somewhere) v. bir yeri hızla terk etmek
drag ass out of (somewhere) v. bir yeri hızla terk etmek
ream (one's) ass v. fena azarlamak
shag ass (out of something or some place) v. bir yeri hızla terk etmek
bag ass out of (somewhere) v. bir yeri hızla terk etmek
bring (one's) ass to an anchor v. kıçının üstüne oturmak
chew (one's) ass (out) v. paylamak
drag (one's) ass v. aylaklık/tembellik yapmak
drag (one's) ass v. bir yeri terk etmek
gripe one’s ass v. tilt etmek
whip (one's) ass v. duman etmek
whip (one's) ass v. ağzını burnunu çarşamba pazarına çevirmek
ream (one's) ass v. bağırıp çağırmak
bring (one's) ass to an anchor v. bir rahat/kımıldamadan durmak/oturmak
drag (one's) ass v. boşa vakit geçirmek
gripe one’s ass v. rahatsız etmek
whip (one's) ass v. canına okumak
be up (one's) ass v. öndeki arabanın kıçına/dibine yapışmak/girmek
be up (one's) ass v. trafikte tampon tampona gitmek
bust-ass v. kıçını tekmelemek
bust-ass v. fena benzetmek
bust-ass v. dersini vermek
bust-ass v. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
gripes one’s ass v. kıçına/kuyruğuna yapışmak
gripes one’s ass v. rahatsız etmek
gripes one’s ass v. canına okumak
gripes one’s ass v. canını sıkmak
gripes one’s ass v. musallat olmak
gripes one’s ass v. kızdırmak
gripes one’s ass v. sinirlendirmek
gripes one’s ass v. gıcık/sinir etmek
kick some ass (around) v. ağızlarının payını vermek
play the smart-ass v. akıllı geçinmek
piss out of one's ass v. amel olmak
be dragging ass v. aşırı bitkin olmak
get off one's ass v. birini rahat bırakmak
be a smart-ass v. birine artistlik taslamak
talk out of one's ass v. boş boş konuşmak
half ass something v. bir işi yarım yamalak yapmak
be a pain in the ass v. bela olmak
flat on one's ass v. bitkin düşmek
chew somebody's ass out v. birisini azarlamak
chew somebody's ass out v. birisini fırçalamak
lock one’s ass away v. birini içeri tıkmak
talk through one's ass v. boş boş konuşmak
sit on one's ass v. boş boş oturmak
stick a red-hot poker up one's ass v. birisinin başına çorap örmek
chew somebody's ass out v. birisini haşlamak
bust ass out of some place v. bir yerden siktir olup gitmek
chew somebody's ass out v. birisine çıkışmak
bust ass out of some place v. bir yerden defolup gitmek
yank someone's lame ass out of the fire v. birinin kıçını kutarmak
kick some ass (around) v. canlarına okumak
work one's ass off v. canını dişine takıp çalışmak
kick one's ass v. canına okumak
get one's ass kicked v. dayak yemek
kick somebody's ass v. dersini vermek (kavga ile)
flat on one's ass v. çok yorulmak
kick ass v. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
sweat one's ass off v. canını dişine takmak
be dragging ass v. çok yorgun olmak
kick somebody's ass v. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
piss out of one's ass v. cırcır olmak
kick ass v. dersini vermek (kavga ile)
talk out of one's ass v. götünden uydurmak
take it up the ass v. götüne almak
kick some ass (around) v. hadlerini bildirmek
have a spark in one's ass v. enerji patlaması yaşamak
fuck in the ass v. götünü sikmek
fuck in the ass v. götten sikmek
kick (somebody's) ass v. haddini bildirmek
kick ass v. gaz vermek
break one's ass v. göbeği çatlamak
fuck in the ass v. götünden sikmek
haul ass out of v. hızla uzaklaşmak
get one's ass in gear v. harekete geçmek
act like an ass v. eşeklik etmek
not give a rat's ass v. hiç takmamak
laugh his ass off v. götüyle gülmek
have your ass handed to you v. fena benzetilmek
bust one's ass v. göbeği çatlamak
take it up the ass v. haksızlığa/haksız bir davranışa uğramak
talk through one's ass v. götünden uydurmak
kick ass v. fena benzetmek
not give a rat's ass v. hiç tınmamak
not give a rat's ass v. iplememek
piss out of one's ass v. ishal olmak
bust one’s ass to find a job v. iş bulmak için kıçını yırtmak
bust one’s ass to get work v. iş bulmak için kıçını yırtmak
have your ass handed to you v. kötü dayak yemek
bust your ass/balls v. kıçını yırtmak
bust one’s ass v. kıçını yırtmak
bust your ass v. kıçını yırtmak
bust one’s ass v. kıçını patlatmak
haul ass out of v. kaçmak
ass-backwards v. karmakarışık etmek
work one's ass off v. kıçını yırtmak
break one's ass v. kıçını yırtmak
talk out of one's ass v. kıçından uydurmak
make an ass of yourself v. kendini komik duruma düşürmek
bust ass out of v. kirişi kırmak
laugh his ass off v. kıçıyla gülmek
be on somebody's ass v. kıçının dibinden ayrılmamak
kick (somebody's) ass v. kıçını tekmelemek
make an ass of v. kendini komik duruma düşürmek
cover one's ass v. kıçını korumak/kollamak
talk through one's ass v. kıçından uydurmak
not give a rat's ass v. kıçına bile takmamak
hard ass somebody v. kötü davranmak
piss out of one's ass v. motoru bozmak
cover one's ass v. kıçını kollamak
flat on one's ass v. meteliksiz kalmak
bust ass out of v. kaçmak
shoot in the ass v. kıçından vurmak
kick ass v. kıçını tekmelemek
bust one's ass v. kıçını yırtmak
bug up one's ass v. pireyi deve yapmak
make an ass of yourself v. salakça davranmak
make an ass of yourself v. saçma sapan davranmak
make an ass of v. salakça davranmak
bust ass out of v. sıvışmak
get one's ass kicked v. sopa yemek
make an ass of v. saçma sapan davranmak
not give a rat's ass v. sallamamak
hard ass somebody v. sert davranmak
haul ass out of v. sıvışmak
haul ass out of v. toz olmak
bust ass out of v. topuklamak
get off one's ass v. tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak
play the smart-ass v. zeki geçinmek
not give a rat's ass v. umurunda olmamak
blow smoke up your ass v. yağ çekmek
haul ass out of v. (bir yerden) sıvışmak
get somebody's ass v. (suçluyu vb.) yakalamak/ele geçirmek
kick ass v. (birilerini bir iş yapmaları için) dürtmek
sit on one's ass v. (herkes çalışırken) öylece oturmak
drag (one's) ass v. sallanmak
drag (one's) ass v. ağırdan almak
drag (one's) ass v. aylaklık/tembellik yapmak
drag (one's) ass v. işini yapacağına boş boş gezmek
drag (one's) ass v. işini yapmayıp boş durmak
drag (one's) ass v. oyalanmak
drag (one's) ass v. ağır ağır/yavaş yavaş/uyuşuk uyuşuk yapmak
drag (one's) ass v. gönülsüzce/isteksiz yapmak
drag (one's) ass v. ayak sürümek
drag (one's) ass v. (bir yeri) terk etmek
drag (one's) ass v. çıkıp gitmek
drag (one's) ass v. defolup gitmek
drag (one's) ass v. kıçını kıpırdatmak/kaldırmak
drag (one's) ass v. hemen çıkıp gitmek
drag ass v. kıçını/götünü kaldırmak (harekete geçmek)
drag one's ass v. bir yerden ayrılmak/kalkmak/çıkmak
drag/haul ass v. kıçını kaldırmak
drag/haul ass v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak
drag/haul ass v. defolup gitmek
drag/haul ass v. bir yeri hızla terk etmek
drag/haul ass v. bir yerden ayrılmak/kalkmak/çıkmak
drag ass around v. (üzüntüden, can sıkıntısından, moral bozukluğundan) sürünmek
drag ass around v. üzgün bir şekilde dolaşmak
drag ass around v. suratı asık dolaşmak
be on (one's) ass [us] v. (öndeki arabanın) kıçına girmek
be on (one's) ass [us] v. (öndeki arabanın) dibine girmek
be on (one's) ass [us] v. (öndeki arabanın) kıçının dibine girmek
be on (one's) ass [us] v. diğer arabaya değdirecek kadar yakın sürmek
be on (one's) ass [us] v. (birinin) kıçının dibinden ayrılmamak
be on (one's) ass [us] v. (birinin) peşini bırakmamak
be on (one's) ass [us] v. (birinin) kuyruğundan ayrılmamak
have a wild hair up (one's) ass v. çok sinirli olmak
have a wild hair up (one's) ass v. çok öfkeli olmak
have a wild hair up (one's) ass v. sinirden saçını başını yolmak
have a wild hair up (one's) ass v. kışından/götünden solumak
have a wild hair up (one's) ass v. takıntı haline getirmek
have a wild hair up (one's) ass v. saplantı yapmak
have a wild hair up one’s ass v. hiperaktif/enerjik olmak
have a wild hair up one’s ass v. aşırı hareketli olmak
a hair across (one's) ass v. çok sinirli olmak
a hair across (one's) ass v. çok öfkeli olmak
a hair across (one's) ass v. bunundan solumak
a hair across (one's) ass v. götünden/kıçından solumak
bust (one's) ass v. (birini) sıkıştırmak
bust (one's) ass v. (birini) zorlamak
bust (one's) ass v. (birinin) başının etini yemek
bust (one's) ass v. (birinin) tepesine binmek
bust (one's) ass v. (birini) bir şeyi bitirmesi/yetiştirmesi için taciz etmek
bust (one's) ass v. (birinin) kafasını ütülemek
bust (one's) ass v. (birini) bozguna uğratmak
bust (one's) ass v. (birini) fena hırpalamak
bust (one's) ass v. (birine) saldırmak
bust (one's) ass v. (birini) pataklamak
bust (one's) ass v. (birinin) götünü kesmek
bust (one's) ass v. (birinin) kızdırmak
bust (one's) ass v. (birine) sataşmak
bust (one's) ass v. (birine) takılmak
bust (one's) ass v. (birine) huzur vermemek
bust (one's) ass v. (birini) rahatsız etmek
bust (one's) ass v. (birine) kök söktürmek
bust (one's) ass v. (birine) sıkıntı vermek
bust (one's) ass v. (birinin) üstüne gitmek
bust ass v. osurmak
bust ass v. yellenmek
bust ass v. gaz çıkarmak
bust ass v. pırt yapmak
bust ass v. kıçını kaldırmak
bust ass v. hızlı hareket etmek
bust somebody’s ass v. birini kızgın bir şekilde eleştirmek
bust somebody’s ass v. birini rahatsız edici bir şekilde eleştirmek
bust somebody’s ass v. birini itin götüne sokmak
bust somebody’s ass v. birine laf sokmak
bust somebody’s ass v. birine giydirmek
kick ass v. pataklamak
kick ass v. etkili olmak
kick ass v. başarılı olmak
kick ass v. mükemmel olmak
kick ass v. olağanüstü olmak
kick ass v. harika olmak
kick ass v. birini motive etmek
kick ass v. birini rehavetten çıkarmak
kick ass v. birini sarsıp kendine getirmek
kick ass v. birinin kıçını yerinden kaldırmak
kick ass v. birini bir işe başlaması için dürtmek
put (one's) ass in a sling v. sert cezalandırmak
put (one's) ass in a sling v. kalaylamak
put (one's) ass in a sling v. fırçalamak
put (one's) ass in a sling v. fırça çekmek
put (one's) ass in a sling v. azarlamak
put someone's ass in a sling v. birinin başını belaya sokmak
have your ass in a sling v. kendi başını belaya sokmak
put (one's) ass on the line v. büyük bir riske girmek
put (one's) ass on the line v. büyük bir risk almak
put (one's) ass on the line v. büyük bir tehlikeye girmek
put (one's) ass on the line v. kendini ateşe atmak
put (one's) ass on the line v. büyük bir sorumluluk altına girmek
put (one's) ass on the line v. kendini tehlikeye atmak
rolling on the floor laughing (one's) ass off v. gülmekten yerlere yatmak
rolling on the floor laughing (one's) ass off v. gülmekten yerlerde yuvarlanmak
rolling on the floor laughing (one's) ass off v. gülmekten çatlamak
kick ass on (one) v. (birine) saldırmak
kick ass on (one) v. (birini) fena benzetmek
kick ass on (one) v. (birine) dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
kick ass on (one) v. (birini) dövmek/pataklamak
kick ass on (one) v. (birini) yenmek/yenilgiye uğratmak
kick ass on (one) v. (birini) bozguna/hezimete uğratmak
kick ass on (one) v. (birinin) kıçını tekmelemek
kick ass on (one) v. (birini) alt etmek
kick ass on (one) v. (birini) açık ara yenmek
kick ass on (one) v. (birine) hükmetmek
kick ass on (one) v. (birinin) üzerinde hakimiyet kurmak
kick ass on (one) v. (birine) yön vermek
kick ass on (one) v. (birine) baskın gelmek
kick-ass on someone v. birine hükmetmeye çalışmak
kick-ass on someone v. birinin üzerinde baskı kurmak/kurmaya çalışmak
kick-ass on someone v. birine kök söktürmek
kick-ass on someone v. birine rahatsızlık/sıkıntı vermek
kick-ass on someone v. birinin üstüne varmak/gitmek
kick-ass on someone v. birine baskın çıkmaya çalışmak
put a cap in (one's) ass v. (birini) vurmak
put a cap in (one's) ass v. (birinin) kıçında delik açmak
put a cap in (one's) ass v. (birinin) kıçına pamuk tıkamak/pamuğu tıkamak
put a cap in (one's) ass v. (birini) tabancayla/silahla vurmak/öldürmek
candy-ass n. çekingen
candy-ass n. korkak
candy-ass n. pısırık
candy-ass n. çıtkırıldım tip
candy-ass n. ödlek
ass-chewing n. bir güzel azarlama
ass-kissing n. yağcılık
ass-kissing n. yağcı
ass-out hug n. kıç dışarı kucaklaşma
horse's ass n. lavuk
piece of ass n. fıstık
piece of ass n. seks
scientific wild-ass guess n. bilimsel kıçımın kenarı tahmin
stick up (one's) ass n. kıçına sopa girmiş/kıçında sopa varmış gibi gergin/sinirli kişi
whoop-ass n. şaplak
ass-wipe n. hödük
ass-wipe n. tuvalet kağıdı
hunk of ass n. seksi
hunk of ass n. seks
the ass end of creation n. kuş uçmaz kervan geçmez
ass end of nowhere n. kuş uçmaz kervan geçmez
ass-chewing n. fırçalama
ass-kissing n. yıkama yağlama
ass-kissing n. dalkavuk
ass-out hug n. uzaktan/çekingen kucaklaşma
horse's ass n. dallama
piece of ass n. güzel bir parça
whoop-ass n. kıçına şaplak/tokat atma
ass-wipe n. öküz
hunk of ass n. seksi parça
hunk of ass n. cinsel ilişki
the ass end of creation n. allah'ın unuttuğu yer
ass end of nowhere n. allah'ın unuttuğu yer
ass-chewing n. haşlama
ass-kissing n. dalkavukluk
ass-kissing n. pohpohlayıcı
horse's ass n. yavşak
ass-wipe n. lavuk
hunk of ass n. iri/koca popolu
hunk of ass n. biriyle yatma
the ass end of creation n. dağ başı
ass end of nowhere n. dağ başı
ass-chewing n. paylama
ass-kissing n. pohpohlama
ass-kissing n. yalaka
horse's ass n. pislik
ass-wipe n. dallama
the ass end of creation n. ıssız/ücra yer
ass end of nowhere n. ıssız/ücra yer
ass-kissing n. yalakalık
horse's ass n. denyo
ass-wipe n. pislik
the ass end of creation n. dünyanın öbür ucu
ass end of nowhere n. dünyanın öbür ucu
horse's ass n. puşt
ass-wipe n. denyo
the ass end of creation n. kör itin öldüğü yer
ass end of nowhere n. kör itin öldüğü yer
horse's ass n. götveren
ass-wipe n. puşt
horse's ass n. aşağılık herif
ass-wipe n. aşağılık herif