belly ... - Turkish English Dictionary

belly ...

Meanings of "belly ..." with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
belly n. karın
belly n. göbek
belly dancer n. dansöz
General
belly button n. göbek
belly n. böğür
belly dancer n. dansöz
belly dance n. oryantal dans
belly n. mide
belly dancing n. göbek atma
belly n. iştah
belly tank n. gövde deposu
belly n. rahim
belly dance music n. oyun havası
belly n. ahenk tahtası
belly dancing n. oryantal dans
belly dancer n. rakkase
belly dancer n. oryantal dansöz
politics of the belly n. karın doyurma siyaseti
belly n. karnı
belly dance n. göbek dansı
belly-button n. göbek deliği
belly-dance n. göbek dansı
belly-dance music n. göbek havası
hanging belly n. sarkan göbek
drooping belly n. sarkan göbek
bulging belly n. sarkan göbek
beer belly n. bira göbeği
belly laugh n. içten (bir) kahkaha
the soft belly n. yumuşak karın
belly button lint n. göbek pamuğu
belly button lint n. göbek deliği pamuğu
belly button fluff n. göbek pamuğu
belly button fluff n. göbek deliği pamuğu
belly bag (us) n. bel çantası
belly landing n. gövde üstü suya iniş
belly flop n. karın üstü dalış
belly n. telli çalgının ön kısmı
belly button n. göbek deliği
belly button fluff n. göbek deliğinde biriken pamuk
belly button lint n. göbek deliğinde biriken pamuk
belly strap n. göbek kayışı
belly n. şişkinlik
belly n. bir şeyin şişkin bölümü
belly button band n. göbek bağı düşene kadar bebeğin karnına sarılan kuşak
belly n. çıkıntılı yüzey
belly laugh n. gülmekten bayıltan espri
belly flopper n. fiyasko
belly pack n. bel çantası
belly n. şişik yüzey
belly n. ön kısım
belly n. kabarık yüzey
belly n. alt kısım
belly n. iç kısım
belly n. belirgin çıkıntı oluşturan kısım
belly flop n. fiyasko
belly n. bir şeyin merkezi
belly flopper n. (su, kızak) karın üstü atlama
gor-belly n. koca göbekli kimse
gor-belly n. dışarı fırlamış göbek
pot-belly n. şiş göbek
pot belly n. şişkin karın
pot belly n. şiş göbek
pot belly n. bira göbeği
pot-belly n. bira göbeği
pot-belly n. şişkin karın
belly rib n. karın kaburgası
belly ribs n. karın kaburgaları
pregnancy belly n. hamile göbeği
pregnancy belly n. hamilelik göbeği
belly up v. ölmek
belly up v. batmak
belly v. yakınmak
do belly dance v. raksetmek
belly v. şikayet etmek
dance the belly dance v. göbek atmak
belly v. şişmek
go belly up v. ölmek
go belly up v. iflas etmek
belly up v. iflas etmek
belly dance v. göbek atmak
(one's belly) hang over one's trousers v. göbeği pantolonundan sarkmak
draw in one's belly v. göbeğini içine çekmek
pull one's belly in v. göbeğini çekmek
draw in one's belly v. göbeğini çekmek
suck the belly in v. göbeğini içine çekmek
pull one's belly in v. göbeğini içine çekmek
suck the belly in v. göbeğini çekmek
lose one's belly fat v. göbeğini eritmek
burn belly fat v. göbek eritmek
burn one's belly fat v. göbeğini eritmek
lose belly fat v. göbek eritmek
have a belly v. göbeği olmak
belly-flop v. karın üstü atlamak
belly v. göbeği önde yürümek
belly flop v. karın üstü atlamak
belly flop v. büyük ve utandırıcı bir hata yapmak
belly v. şişirmek
belly-flop v. suya karın üstü atlamak
belly v. doldurmak
belly flop v. eline yüzüne bulaştırmak
belly v. çıkıntı yaptırmak
belly-flop v. eline yüzüne bulaştırmak
belly-flop v. başarısızlığıyla kepaze olmak
belly flop v. başarısızlığıyla kepaze olmak
belly-pinched adj. açlıktan karnı içine çökmüş
belly-like adj. göbeğe benzeyen
belly flop adv. karın üstü
Phrasals
belly out v. şişmek
belly up (to something) v. (bir şeye) yanaşmak
belly up to (something) v. (bir şeye) yanaşmak
belly up to (something) v. (bir şeye) doğru ilerlemek
belly up to (something) v. (bir şeye) yaklaşmak
belly up to (something) v. (bir şeye) doğru yürümek
belly up v. yaklaşmak
belly up v. yaltaklanmak
belly up (to something) v. bara yaklaşmak
belly up v. '-e yürümek
belly up v. '-e yanaşmak
belly up (to something) v. bara yanaşmak
belly up v. -e ilerlemek
belly up (to something) v. bara dayanmak
Proverb
growing youth has a wolf in his belly v. gençler çabuk acıkır
growing youth has a wolf in his belly v. gelişme çağında olan gençler doymak bilmez
a growing youth has a wolf in his belly gençler çabuk acıkır
what goes over the devil's back comes under his belly ne ekersen onu biçersin
what goes over the devil's back comes under his belly inleyen ölür
what goes over the devil's back comes under his belly eden bulur
what goes over the devil's back comes under his belly inleme ölürsün
what goes over the devil's back comes under his belly etme bulursun
what goes over the devil's back comes under his belly iyilik eden iyilik bulur kötülük eden kötülük bulur
what goes over the devil's back comes under his belly kim ne ederse kendine eder
what goes over the devil's back comes under his belly alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste
a growing youth has a wolf in his belly gelişme çağında olan gençler doymak bilmez
a hungry belly has no ears aç ayı oynamaz
a hungry belly has no ears açlık çeken insan öğrenemez/duyamaz
a hungry belly has no ears açken insanın kafası çalışmaz
a hungry belly has no ears açken insan konsantre olamaz
a hungry belly has no ears açken insanın kafasına bir şey girmez
Colloquial
beer belly n. bira göbeği
belly fiddle n. gitar
belly fiddle n. gitar için kullanılan bir söz
belly n. içgüdü
yellow-belly n. ingiltere'de copthorne'daki west sussex'in yerlisi olan kimse
be shot in the belly v. karnından vurulmak
go belly-up v. çuvallamak
go belly-up v. ölmek
go belly-up v. iflas etmek
go belly-up v. (iş) batmak
go belly-up v. nalları dikmek
go belly-up v. başarısız olmak