bir türlü - Turkish English Dictionary
History

bir türlü



Meanings of "bir türlü" in English Turkish Dictionary : 4 result(s)

Turkish English
General
bir türlü somehow adv.
bir türlü in one way or another adv.
bir türlü in no way adv.
bir türlü never adv.

Meanings of "bir türlü" with other terms in English Turkish Dictionary : 33 result(s)

Turkish English
General
türlü çeşitleri içeren bir bütün assortment n.
Phrasals
(birine bir şey) yaptırmak için her türlü çareye başvurmak beguile (someone) into (doing something) v.
(birine bir şey) yaptırmak için her türlü çareye başvurmak beguile someone into something v.
(birinin bir şey) yapmaması için her türlü çareye başvurmak beguile someone out of something v.
bir türlü sonu gelmemek grind on v.
Phrases
o görüntüleri bir türlü unutamıyorum what has been seen cannot be unseen expr.
o görüntüleri bir türlü aklımdan çıkaramıyorum what has been seen cannot be unseen expr.
o görüntüleri bir türlü aklımdan silemiyorum what has been seen cannot be unseen expr.
o görüntüleri bir türlü hafızamdan çıkaramıyorum what has been seen cannot be unseen expr.
o görüntüleri bir türlü hafızamdan silemiyorum what has been seen cannot be unseen expr.
o görüntülerden bir türlü kurtulamıyorum what has been seen cannot be unseen expr.
başka türlü bir şey/biri he/she/it is something else expr.
Colloquial
bir türlü kabullenemiyorum I can't get over something expr.
Idioms
bir türlü harekete geçmemek let the grass grow beneath (one's) feet v.
bir türlü inanamamak/unutamamak can't get over (something) v.
sandığa sahte oy atmak suretiyle veya başka türlü bir numara ile seçimi lehine çevirmeye çalışmak stuff the ballot box v.
(bir türlü) anlayamamak be beyond someone v.
melba misali işi bir türlü bırakamamak do a melba [australia] v.
bir türlü/kendimi ne kadar zorlasam hatırlayamıyorum/aklıma gelmiyor can't for the life of me (remember) expr.
bir türlü rahata erememe the black ox has trod upon (one's) foot [obsolete] expr.
Speaking
bu problemi bir türlü çözemiyorum I can't seem to solve this problem expr.
bir türlü karar veremiyorum I just can't make up my mind expr.
bu binayı bir türlü sevemedim I never liked this building expr.
bir türlü uyku tutmadı couldn't catch a wink expr.
bir türlü anlamıyorum i just don't get it expr.
onunla bir türlü geçinemezsin you never really hit it off expr.
ne kadar çabalasam da bir türlü karımı hamile bırakamıyorum I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr.
ne kadar çabalasam da bir türlü karım hamile kalmıyor I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr.
yapsam bir türlü yapmasam bir türlü I'm damned if i do and damned if i don't expr.
Slang
fikirlerini bir türlü söze dökememe durumu mental constipation n.
Marine
genelde havayolculukları için kullanılsa da her türlü ulaşım için de geçerli bir terim higher rate intermediate points n.
Military
turbo motorlu sesten hızlı her türlü havada kullanılan bir avcı uçağı raven n.
Sport
neredeyse her türlü kavga tekniğinin serbest olduğu bir dövüş sporu total fighting n.