bordering - Turkish English Dictionary

bordering

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "bordering" in Turkish English Dictionary : 4 result(s)

English Turkish
General
bordering adj. sınırlayan
Yet already, many of our regions bordering candidate countries are experiencing a foretaste of enlargement.
Halihazırda, aday ülkelere sınırı olan birçok bölgemiz genişlemenin ön deneyimini yaşamaktadır.

More Sentences
bordering n. sınırlama
bordering n. sınırdaş
Construction
bordering n. kenar geçirmesi

Meanings of "bordering" with other terms in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

English Turkish
General
bordering area n. çevre alan
bordering on adj. üzere
bordering on adj. eşiğinde
bordering on adj. sınırında
sea-bordering adj. denize kıyısı olan
sea-bordering adj. deniz kenarında yer alan