dilatory - Turkish English Dictionary

dilatory

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dilatory — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈdɪlətɔːri/ – BrE /ˈdɪlətəri/)
Part of speech:
Sıfat: dilatory
Synonyms:
procrastinating
Antonyms:
prompt

Meanings of "dilatory" in Turkish English Dictionary : 20 result(s)

English Turkish
General
dilatory adj. oyalayıcı
Mr Bowis said earlier that all the institutions have been dilatory and slow in setting up EFSA.
Bay Bowis daha önce EFSA'nın kurulmasında tüm kurumların oyalayıcı ve yavaş davrandığını söylemişti.

More Sentences
dilatory adj. geciktirici
dilatory adj. sürüncemeli
dilatory adj. geciktiren
dilatory adj. tehirci
dilatory adj. aylak
dilatory adj. üşenen
dilatory adj. bati
dilatory adj. ağırdan alan
dilatory adj. savsak
dilatory adj. ağır
dilatory adj. işi ağırdan alan
dilatory adj. yavaş
dilatory adj. ertelemeye neden olan
dilatory adj. durdurucu
dilatory adj. erteleyici
dilatory adj. ağır hareket eden
dilatory adj. yavaş ilerleyen
dilatory adj. yavaş hareket eden
dilatory adj. üşengeç

Meanings of "dilatory" with other terms in English Turkish Dictionary : 9 result(s)

English Turkish
Law
dilatory defence n. davayı uzatmak veya geciktirmek amacıyla kötü niyetle yapılan usuli itiraz
dilatory motion n. davayı geciktirme eylemi
dilatory motion n. davayı uzatma talebi
dilatory defense n. geciktirici savunma
dilatory pleas n. geciktirici defiler
dilatory plea n. geciktirici defi
dilatory plea n. ertelemeyi gerektiren itiraz
dilatory plea n. tehiri gereken defi
dilatory plea n. dava konusuyla alakasız durum